• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -6 °C
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri

Yeni Bir Paralel Yapımız Oldu

Ufuk Karadavut

Evet, yanlış okumadınız. Yeni bir paralel yapımız daha oldu. Yeni paralel yapının adı da “İmralı”. Burada oturan yaratık hükümetle yaptıkları anlaşmalar ile birlikte yeni bir yapı oluşturarak adeta ülkeyi yönetmeye başladı. Daha dün “ne istediler de vermedik” diyenlerin yapısı dağıtılmaya çalışılıyor görüntüsü verilirken, şimdide “istedikleri her şeyi alan” yeni bir yapı oluştu. Kendi vergi dairelerini ve mahkemelerini kuran, kendi okullarını açan ve kendi yönetimlerini oluşturarak bazı bölgelerde özerklik ilan edenler artık buna da doymuyorlar. Memur atamalarını da kendileri yapmaya başlamışlar.  Gözleri o kadar hırs ve kin ile dolu ki Türkiye Cumhuriyetinin her tarafını verseniz o bile yeterli olmayacaktır. Paralel devlet oluşumu bu yeni paralel yapı ile hızla devam ediyor.

            Mesela bakın bir hafta öncesine kadar bütün yetkililerimiz televizyonlara “iç güvenlik paketi kesinlikle geçecek, kimse bunun çıkmasına engel olamaz” diyorlardı. Hemen her kanalda “yandaş” olarak nitelendirilen gazeteciler bu yasanın “nimetlerini” açıklamaya ve ne kadar “gerekli” olduğunu ifade etmek için adeta yırtınıyorlar. Bu yasa “bu hali ile mutlaka geçmelidir” diye bağırıyorlardı. Gerçekten de yasayı çekmeye kimsenin gücü yetmezdi. Ama bir kişinin sözü her şeyi değiştirdi. Yeni paralel yapının lideri olan “İmralı” emir verdi ve iç güvenlik yasası AKP’nin önergesi ile geri çekildi. Başka ne diyelim. Asıl söylemesi gerekenler o gün televizyonlara çıkarak yasayı kayıtsız şartsız savunanalardır. Ama bunu yapmak için yüreklerinin olduğunu da sannetmiyorum.

            Bununla da bitmiyor. Daha geçen hafta “İzleme komisyonu diye bir şey yok. Tamamen yalan ve onursuzca atılan iftiradır” diye açıklama yapanlar dün çıkıp “İzleme komisyonundaki isimler belli oldu” diyorlar. Yok dediklerinde Yeni Türkiye’nin yeni paralel yapısı tabiri caizse “höt” deyince her şey değişiyor. Bu kişileri de hükümet belirlemiyor. Yeni Paralelin lideri olan “İmralı” belirliyor. Peki, kimleri belirlediğini hiç merak ettiniz mi? Ben merak ettim ve araştırdım. Karşıma gerçekten ilginç isimler çıktı. Çanakkale savaşlarının 100. yıl dönümünde sekretarya olarak belirlenen kişiler İmralı adasında gönderildi. Çalışmaya başladır. Birinci isim Ömer Hayrı Konar. Bu kişi zamanında PKK’nın Suriye ve Ortadoğu sorumlusuymuş. İkinci isim Mehmet Said Yıldırım. Bu kişi Ömür boyu hapse mahkûm olmuş ve 1993 yılından beri PKK için çalışan biri. Nasrullah Kuran ise PKK’nın ceza evlerinden sorumlu olan kişi. Çetin Arkaş, Ömür boyu hapse mahkûm olan ve PKK içinde “yönlendirici“ olarak adlandırılan birisi ve son olarak ta Veysi Aktaş. Bu kişi de Ömür boyu hapse mahkûm olmuş ve PKK için aktif olarak çalışan birisi. Bu kişilerin tesadüfen seçildiklerini sanmak saflık olacaktır. Çünkü yeni Paralel yapının fikir babaları örgütü gayet iyi yönetiyor. Devletin içine rahatlıkla sızabiliyorlar. Hatta “Bülent Arınc’a suikast” davası sırasında askerin “Kozmik Odası” na girildiğinde alınan belgelerin PKK’ya verildiği iddiaları halen daha cevapsız kaldı. Dün o iddialara gülüyorduk. Ama yaşadıklarımıza ve yeni paralelcilerin güçlerine bakılınca yalanlamak oldukça zor gözüküyor.

                Yeni paralel yapının asker ve polisin hareket alanını da daralttığı anlaşılıyor. Bölgedeki bazı illerde asker ve polislerin sokağa çıkmaları yasaklanmış durumda. Bunun temel nedeninin de “Ağır Tahrik Unsuru” olması gösteriliyor. Yani PKK ve KCK yöneticileri diyor ki “Burası bizim memleketimiz ve burada İşgalci (Türk askeri için)  güçleri burada görmek istemiyoruz”. Bunu da istedikleri gibi uyguluyorlar. Mesela son olay bize bunu daha iyi anlatıyor. Aynel Arab (PKK dili ile Kobani) olayları olduğunda bölgede asker ve polis çalışamadı. Şimdide Şırnak’tan yola çıkan grup İmralı canisinin resimleri eşliğinde slogan atarak Diyarbakır’a kadar yürümek istediler. Yürüdüler de. Kimse onlara ne “dur” dedi, ne de “ne yapıyorsunuz” dedi. Ancak daha dün Tokat’ın zile ilçesinde PKK ve yandaşlarına bakmaktan korkan askerimiz cesurca Tokatlı köylüleri dövmekten çekinmedi. Biber gazını atmaktan çekinmedi. Bazen düşünüyorum asker teröristlere ses çıkaramazken neden Türklere bu kadar acımasız davranıyor diye. Ama cevabını bulamıyorum. Bulduklarımı da yakıştırmadığımdan söyleyemiyorum. Yeni Türkiye’nin yeni paraleli hayırlı olsun!!!

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
sencer
20 Mart 2015 Cuma 13:07
13:07
Ufuk Bey biraz sabırlı olmak gerekiyor. 30 yıl çatışmada gıkı çıkmayanlar nedense barışa giden yolda çok sabırsız ve tahrik edici davranıyorlar. Biraz sabır...
95.10.25.195
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim