• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Konya -8 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

Yeni Anayasa

Ufuk Karadavut

Yeni Anayasa için muhalefeti zorlamak

Seçim süreci atlatıldı. Ortalık nispeten sakinledi. Önümüzdeki dönemin yaz olmasından ötürü bu sakinliğin biraz daha süreceği anlaşılıyor. Milletvekillerinin yemin törenleri bittikten sonra her şey yoluna girecek ve meclis çalışmaya başlayacak. Gerçi “yemin krizi” diye bir şey tutturdular. Varsa yoksa kriz. Bunun adı bence kriz değil. Bunun adı açıkçası aşırı derecede şımartılmış, pohpohlanmış ve ne yaparsa yapsın yanına kar bırakılan bir partinin şımarıklığının görüldüğü bir olaylar zinciridir. CHP’nin tutumunu ise anlamak mümkün değil. Ne yapmak istediklerini ne kendileri anlıyor ne de anlatabiliyorlar. MHP her zaman ki gibi devletçi yapısı ile olgun davranıyor. Yemin konusunun zaman içinde aşılacağını sanıyorum. Ama inşallah bu mücadeleden de diğer örneklerde olduğu gibi BDP’liler galip çıkmaz ve yeni bir şımartma olmadan olay sonlandırılır.

Burada asıl dikkat edilmesi gereken konu bence gözden kaçırılıyor. Türkiye’de hukuk sisteminin ciddi olarak yara aldığı ve güvenini kaybettiği gerçeği artık toplumun bütün katmanlarınca tartışılıyor ve maalesef kabul görüyor. “Yandaş yargı” veya “Güdümlü yargı” kelimeleri son zamanlarda çok kullanılmaya başlandı. Bunun ciddi olarak sorgulanması gerekiyor. Ama iktidar partisinin elindeki bütün kozları kullanarak muhalefet partilerini yeni anayasa için zorladığı görülüyor. Seçilen milletvekillerinin meclise girememelerinin altında biraz da bu sebebin yattığını düşünüyorum. Çünkü iktidar partisi dışındaki muhalefet partilerinin tümünde benzer sorunlar var. Tümünün en az bir milletvekili tutuklu durumda. İktidar partisi de bunu kullanarak “gelin yeni anayasa yapalım ve onları kurtaralım” demektedir. Aslında bazı hukukçulara göre mevcut anayasaya göre bu velilerin kurtulmaları mümkün ama bunu yapmak istemiyorlar ve işi yokuşa sürüyorlar. Bu işlerin muhalefetin masaya oturtulmasına kadar devam edeceği anlaşılıyor. Hatta yeni “kriz”lerin çıkması kimseyi şaşırtmamalı. Çünkü bu işi yapanlar ne yaptıklarını çok iyi biliyorlar. Başarılı sonuç alacaklarını da bekliyorlar.

Peki, anayasa yapmak için bu kadar baskıya gerek var mı? Elbette var. Çünkü anayasa yapmak isteyenler eminim ki maddeleri bir yerlerden hazır olarak alacaklardır. Çünkü onlar çoktan hazırlanmıştır. Hazır olan maddeler üzerinden fazla tartışmaya gerek görmeden kabul edilmesi için ellerinden geleni yapacaklardır. Oysa anayasa öyle her akla geldiğinde değiştirilecek bir konu değildir. Anayasa devletin varlığın temelidir. Sıradan bir kanun maddesi değildir. Bu sıfata da sokulmaması gerekmektedir. Anayasa bir toplumun belirli bir zaman içerisinde ulaştığı kültürel sosyal birikimlerinin, düşüncelerinin, yaşayışlarının ve inançlarının bir göstergesidir. Böyle bir anayasa uzun ömürlü olacaktır. Uzun ömürlü olmalıdır. Uzun ömürlü olmayan anayasaların gerçekten anayasa olup olmadıkları tartılır bir durumdur. Anayasa her ülkeye ve her topluma özeldir ve özel olarak kalmalıdır. Aslında son 30 yılda anayasanın en az üçte bir değişmiştir.

Mesela, daha doğru dürüst bir tarihi geçmişi olmayan Amerika Bileşik Devletlerinin Anayasası yapılalı 200 yıldan fazla olmasına rağmen hala daha varlığını sürdürüyor. Zaman zaman eklemeler çıkarmalar ve tadilatlar olsa da temel çatı hiçbir zaman değişmemiş ve değiştirilmemiştir. Mesela İngiltere’de bir anayasa yoktur. Ama temeli geçmişe dayanan ve asla tartışılmayan gelenekler topluluğu vardır. Bu gelenekler asla değiştirilmemiş ve değiştirilmesi için gayret sarfedilmemiştir. Ama bizde bunların tam tersi tartışılıyor. Yeni anaya yapalım ve başta “Cumhuriyet” ve “Türk” kelimeleri olmak üzere hemen her şey değişsin deniyor. Birileri bunları değiştirmek isteyenler buna karşı çıkanları ya da çıkmak isteyenleri de suçlamak ve karalamak için her şey yedekte tutuluyor. Nasip olurda görebilirsek, şu an sıkıştırılan muhalefet yarın daha farklı baskılara maruz bırakılacak ve anayasa konusunda ikna edilecektir. Yapılacak anayasanın sorunları çözmek yerine daha büyük sorunlara neden olacağı şimdiden anlaşılıyor. İnşallah memleketimiz için hayırlı olur… 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim