Prof. Dr. Ali Akpınar

Prof. Dr. Ali Akpınar

Yediden yetmişe herkesin peygamberi!

Bu yıl da Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinde çok anlamlı tablolar yaşadık. Okul öncesi eğitim gören yavrularımız, bu hafta dolayısıyla çok güzel etkinlikler yaptılar. Peygamberimizin hadislerini okudular, onunla ilgili şiirler, ilahiler okudular. Tıpkı Medine’de Peygamberimizi karşılayan ve onu Medine sokaklarında gördüklerinde, Seni seviyoruz ey Allah’ın Rasülü diye bağrışan Medine çocukları gibi.

Okullarda, huzur evlerinde, cezaevlerinde programlar yapıldı. Pazar yerlerinde, sahilde açık alanlarda programlar yapıldı. Kutlu Nebinin mesajları konuşuldu. Ona salat ü selamlar gönderilerek anıldı, çeşitli yönleriyle anlaşılmaya çalışıldı. Salonları, meydanları dolduran yediden yetmişe herkes, O’na bağlılıklarını bir kez daha yenilediler. Farklı yaşlarda, farklı konumlarda pek çok mümin, O kutlu peygambere layık ümmet ve onun asırlar öncesinden selamladığı kardeşlerinin arasına girebilmek için adeta yarıştılar. En fazla kadınlar iştirak etmekte programlara. Metropolden taşralara, küçük ilçe ve köylere gidildikçe programlara ilgi ve samimiyet daha da artıyor.

Önemli olan bu coşku ve heyecanı, yıl boyu-ömür boyu sürdürebilmektir. Yoksa Kutlu Doğum Haftasında kalırsa Kutlu Elçiyi anma ve anlama programları, o zaman O tam olarak anlaşılmamış demektir.

İşte her seviye ve konumdaki insanımızın o kutlu nebinin bağlısı olduğunu gösteren birkaç tablo:

Bir ilçemizde Kutlu Doğum programları için halktan hiç yardım toplamamış, ama o ilçemizde pek çok program icra edilmiş. Program masrafları ise din gönüllülerinin cebinden çıkmış. Hafta öncesi müftü din görevlileri toplantısında şunları söylemiş: Madem ki bizler o Kutlu Nebinin varisleriyiz, madem ki O’nun yolunda davet elçileriyiz. O halde O Kutlu Elçiyi anma ve anlama programlarının masraflarını kendi cebimizden karşılamalıyız. Haydin bakalım pamuk eller cebe! Müftünün bu samimi çağrısı üzerine bütün din gönüllüleri ellerini ceplerine atmışlar ve her zamankinden daha bereketli bir hasılat toplanmış ve o din gönüllülerinin gönülden verdikleri paralarla masraflar karşılanmış.

Bir sahil şeridinde Kutlu Doğum programı düzenlenir. Program sabahtan akşama kadar sürer. Kur’ân’lar okunur, ilahîler-marşlar söylenir, şiirler seslendirilir, konuşmalar yapılır. Program esnasında yine Kur’ân okunmaktadır. O sırada havanın sıcağından bunalan bir dinleyici, farkında olmadan bacak bacak üstüne atmış dinlemektedir. Yanından biri geçer, elinde şişe vardır adamın. Tam sarhoş değildir ama bir taraftan içtiği belli. Oturan adama yaklaşır ve ayağına vurarak şöyle der: İndirsene ayaklarını be adam, duymuyor musun Kur’ân okunuyor!

Bizim sarhoşumuzun bile Allah, Peygamber ve Kur’ân sevgisi bir başkadır. Elinde alkol şişesi haram işlemektedir ancak gönlü Kur’ân’a saygısızlığa razı değildir.

Yıllar öce bir ilçe müftümüz bir Kutlu Doğum haftasında ilçesindeki lokantacılarla anlaşır ve ilçedeki fakir öğrencilere Kutlu Doğum ikramı olarak birer öğün yemek verir. Birkaç hafta sonra ilçenin içkili lokanta çalıştıran meyhanecisi müftüyü ziyaret eder ve şunları söyler:

Ben sana kırgınım müftüm! Çünkü sen Kutlu Doğumda bütün lokantacılara çağırıp onlara Kutlu Nebinin hatırına yemek verdirmişsin. Ancak içkili lokanta işletiyorum diye beni dışarıda bırakmışsın! Evet, Hocam içkili lokanta çalıştırsam da ben de o peygamberin ümmetiydim! Ben de o Nebinin anısına yemek vermeliydim!

Alevîlerin yoğun olduğu bir küçük ilçemizde de bir alevî dedesi müftümüze bir kasa lokum getirir ve şunları söyler: Hocam duydum ki sen düğün salonunda peygamberimizin doğum gününü kutlayacakmışsın! Ben o toplantıya gelemem! Ama şu kasa lokumu al da oradaki kardeşlere dağıt! Biz de O Kutlu nebinin ümmetiyiz ve onun şefaatini umarız!

Bu tablolar karşısında davetçi konumunda olanlara düşen, kutlu doğum programı yapmak bidat mi değimli tartışması yapmak yerine, her kesimden büyük teveccühlere mazhar olan bu haftadaki etkinlikleri nasıl daha iyi değerlendirebilirim ve insanımıza nasıl daha iyi peygamberimizi anlatabiliriz diye düşünüp yeni projeler üretmektir.

Selam olsun o evrensel Elçinin evrensel mesajını tüm insanlığa ulaştırabilmek için, her fırsatı en güzel şekilde değerlendirmeye çalışanlara! 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.