• BIST 83.067
  • Altın 146,894
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 1 °C
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular

Yazıcıoğlu’nu anlamak

Fikret Alperen

Türk-İslam sentezinin vücut bulmuş ismi…

Edep ne güzel bir kıyafet; dışı zırh, içi misk-i amber” deyip hayatının her safhasına nakış gibi işleyip, bu uğurda yaşayan bir Yiğit insan…

“Milletine namlusunu doğrultan askere selam durmam” diyen koca yürekli adam…

Reisi Anlamak; onunla birlikte sohbet etmeyen, yol yürümeyen, bir bardak çay içmeyen insan onu anlayamaz, zaten anlayabilseydi şuan Ak Parti değil de BBP olurdu iktidarda…

Bir gün Aksaray’dan Adana’ya giderken uğradı. (Aksaray Türkiye’nin tam ortasında geçiş güzergahı olduğu için nereye giderse gitsin geçerken mutlaka uğrardı.) Somuncubaba (Ervah Kabristanlığında) türbesini ziyaretten sonra çay bahçesine geçtik. Ülke gündemi gibi hayati konularda görüş bildirdi, tesadüf olmamakla birlikte kendisine ard arda 5 defa suikast girişiminde bulunulduğunu ve en ciddisinin de Samsun’dan gelirken Kavak İlçesi yakınlarında yaşadığını anlattı.

İnci gibi dişleri, nur gibi yüzü, pırlantadan daha değerli sözleriyle uzun uzun dinledik. O kadar seri konuşuyordu ki hayretle sözünü kesip;  (aramızdaki abi-kardeşliğin sevgisine sığınarak) “ Abi; basın açıklamalarında ve Televizyon programlarında neden bu kadar seri konuşmuyorsun? Bazen en can alıcı sözlerden sonra final cümlenden önce susup öyle konuşmanı tamamlıyorsun, tam sözlerinle cümleleri şaha kaldırmışken yavaşça sükuta bürünüyorsun, bu durum kopukluğa neden oluyor” dedim ama keşke demez olaydım…

Hiç istifini ve gülüşündeki ahengini bozmadı, yavaşça dizlerime ellerini dokunup; “ Ben siyasetçi olabilirim, konuşmalarım siyasi de olabilir ancak Allah’ın rızası her şeyin üstündedir. Sözlerimle kırdıktan sonra, insanları incittikten sonra, birilerini töhmet altına soktuktan sonra, siyasi entrikalar uğruna yalan söyledikten sonra çok akıcı konuşmanın kime ne faydası var? Kıymetli kardeşim son cümlemi söylemeden önce vebalde miyim sorusunu düşündüğüm için duraksıyorum” dedi. Benim gözlerimin dolduğunu fark edip ; “Üzülme, Müslüman-müslümanın aynasıdır, sen bende seni görmek istedin ama sırtımdaki yumurta küfesini ben taşıyorum” dedi. Rahmetli Reisimin kısık gözlerinin ıslandığını fark ettim, birbirimize sarılıp ağlaştık…

Yine o yıllar…

Rahmetli Reisim yanında saygıdeğer Gülefer hanımefendi ve çocuklarıyla birlikte Aksaray’ı ziyaret etmişti. Gündüz birçok etkinlikten sonra (o zamanlar K68 Tv de) akşam Rahmetli abimle program yapmak için stüdyodayız, bizimle birlikte BBP MV İsmet Gür, BBP İl başkanı Mehmet Özdemir, BBP İlçe Başkanı Ahmet Yar var. Reklamlardan sonra program başlayacak ancak ben son derece üzgünüm, moralim bozuk. Rahmetlinin gözünden kaçmamış olacak ki, neden böyle durduğumu sordu. Ben yine onun engin ağabeyliğine sığınarak ; “ Geldiğinden bu yana sarılıp öpmediğin insan kalmadı ama benimle ne sarıldın ne tokalaştın, ben seni öyle çok seviyorum ki beni artık sevmemenden korkuyorum” dedim …

Hey Koca Yürekli Reisim, yine yerinden kalktı sarıldı ve gözlerimden öptü…

Ellerinden öptüğüm Reisim, ne kimse senin gibi beni sevdi, ne de ben senin yerine bir başkasını koyup sevdim…

Yazıcıoğlu’nun Helikopteri düşmüş ve kendisine ulaşılamıyormuş diye telefon geldi… O an gerçek miydi, hayal miydi ve ben o an nefes alıyor muydum? Muamma… Dışarı çıktım bir sigara içmek istedim (sigarayı bırakalı 3 yıl olmuştu) ama bir-iki nefesten sonra sanki içime de nefes gitmediğini fark ettim… ne nefes alıyor ne de verebiliyordum… Rüyada yüksekten defalarca düşersin de bir türlü düşemezsin ya, ağlarsın gözünden yaş çıkmaz, bağırırsın ses çıkmaz…

Bizim evde 15 gün çoluk-çocuk ağlamadan yemek yediğimiz sofra olmadı…

Sen Üşüdün, biz Donduk Reisim…

Sen düştün, biz öldük Reisim…

Keş Dağı’nın adını sana olan sevda sarhoşluğundan aldığını anladık…

Rabbim bir kulunu severse cümle Aleme sevdirir sözünü senin Cenazende anladık…

Özledik, çok özledik, öyle çok özledik ki seni, çocuklarımızın, torunlarımızın  adında yaşatmak istedik…

Abim, sevenlerin şiir yazdı senin için; “İslamı Mekkeli bir yetimden (s.a.v.), Vefayı Sivaslı Yiğitten öğrendik” dediler…

Reisim, Sevenlerin ağıtlar yaktı; “Üşüyoruz, dağlar çok soğuk” dediler…

Bazı seni sevdiğini iddia edenler, seni anlamamış olacak ki; İhtirasları uğruna çizginden çıkıp feto’ya kuyruk oldular, yetinmeyip bazı küfür odaklarıyla ortak hareket ettiler, işte bu yüzden sevgili Reisim şuan ben onlardan değilim, ben hala sendeyim ve seninleyim

Allah sana rahmet etsin, makamını Cennet etsin abimmmm

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim