• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -4 °C
  • Şamil Tayyar'dan, Fatih Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Şamil Tayyar'dan, Fatih Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri

Yavaş Yavaş Ölüyoruz

Ufuk Karadavut

Çevremizde bildiğimiz ve önemsemediğimiz yada bilmediğimiz o kadar kimyasal var ki inanın bunlar bizleri yavaş yavaş öldürüyor. Bunlar arasında ev içi zehirler, dış etkenler ve çevre, gıda katkı maddeleri, elektromanyetik alanlar, ağır metaller başta gelmektedir. Her grubun da insan ve özellikle çocuk sağlığına etkisi bulunmaktadır. Son yıllarda artan kanser vakaları; özellikle çocuklarda alerji ve astım ile solunum yolu hastalıklarının artışı; kronik yorgunluk, depresyon, unutkanlık gibi bellek sorunlarının temelinde hep gözardı edilen çevresel etmenler vardır. Ama üzülerek söyleyelim ki, bu konuda yeterince önem veren insanlar değiliz. Geçtiğimiz günlerde Tarım ve Köyişleri Bakanımız Sayın Mehdi EKER bir açıklamasında ekmek zammını eleştirirken şöyle bir cümle kullandı. ‘Ekmeğim içindeki un miktarı %20’yi geçmezken ekmeğe zam yapmak için buğdaya %100 zam yapılması gerek...’. Sayın Bakanın konuşmasındaki bu cümle kimsenin dikkatini çekmedi yada önemsenmedi. Aslında bana göre en önemli nokta burasıyı.

Evde kullanılan kimyasal maddeler, temizleyiciler, spreyler, mobilya ve döşemelerde kullanılan boya ve yapıştırıcılar, böcek ve sinek ilaçları evleri dış ortamdan tam 10 KAT daha kirli bir havaya sahip yapıyor. Bu hava özellikle yere yakın yerlerde daha yoğun çünkü çöküyor ve çocuklar özellikle yerlerde oynuyorlar. Evde yaptırdığınız bir badanadan, eşya değişiminden, döşeme ve pencere vb. değişiminden sonra ya eve bir ay girilmemeli ya da bir ay pencereler hiç kapatılmamalı. Bu ürünlerde kullanılan boyalar ve yapıştırıcılar özellikle çocuklar için solunum yolu hastalıklarını tetikleyici etki yapıyor ve bazı boyalarda kullanılan kurşun uzun vadede kanserojen etki yapıyor. Ayırca böcek ilaçları da bir diğer tehlike oluşturuyor. Fişe takılan sinek ilaçları da aynı etkiye sahip, ama özellikle sprey halindeki kullanıldığında yere ve eşyalara sinen kimyasallar özellikle çocuklar için çok tehlikeli olduğu uzmanlar tarafından ifade ediliyor. Deodorantlar, parfümler, oda kokuları... Odaları mutlaka havalandırmak gerekiyor, havalandırmadan sadece güzel koku sağlamak için kullanılan spreyler gereksiz ve tehlikeli. Eve mutlaka taze hava girişi sağlanmalı, dışarıdaki hava herşeye rağmen evdekinden on kat daha temiz çünkü. Bir de ev sürekli detarjanlarla temizlenmemeli, doğal temizleyiciler tercih edilmeli.            Büyük tehlikelerden biri de gıda katkı maddeleridir. Özellikle Çocuklarımızı boyalı şekerlerden, sakızlardan, özellikle toz halindeki meyve sularından uzak tutmak gerekiyor. Bunlarda kullanılan boyalar (sunset yellow vb.) çoğu ülkede yasaklandığı halde bizde hala serbest. Her katkı maddesi zararlı değildir. Gıdaların etiketlerine bakıp içinde E bulunan her ürünü zararlı saymamak gerek, fakat özellikle E110, E123, E102, E220-228 arası çoğu ülkenin yasakladığı katkılardır. Bunlara dikkat etmeli. Yine tek tek üzerine basarak sayılan bazı gıdalar var: Mesela aspartam. Aspartam özellikle diyet ürünlerinin birçoğunda bulunuyor. Diyet içecekler, bisküiler vb. Özellikle sıcakla temas edince ayrışan kimyasallar (çay-kahvede kullanmak gibi) uzun vadede kronik yorgunluk, unutkanlık tarzı bellek problemleri ve depresyona neden oluyor.

Yemek yaparken kullandığımız teflon tavalar ayır bir sıkıntı. Teflon doğal bir madde değil, üretilen bir madde. Yüksek sıcaklıkta açığa çıkan maddeler zararlı hale geliyor. Amerika’da yapılan bir çalışmada halkın %95’inde teflon içeriğindeki maddeye rastlanmış. Teflon üretiminin 2015 yılında tamamen durdurulmasına karar verilmiş. Yani teflon tava ve tencereleri de yavaş yavaş yok etmekte fayda var.

Elektro manyetik alanlardan kastımız öncelikle cep telefonlarıdır. Cep telefonları özellikle 15 yaşın altındaki çocuklar için çok tehlikeli. Cep telefonunun anteni (gizli bile olsa) beyne çok yakın kullanılıyor ve hayvan çalışmalarında bazı beyin tümörlerini artırdığı tespit edilmiş. 15 yaşın altındaki çocuklara kesinlikle cep telefonu kullandırmamak çok önemli. Ayrıca evinizde mesela mikrodalga fırın asla kullanmayın. Yüksek gerilim hatları yakınında oturanlarda ciddi anlamda tehdit altındadırlar.

Bir diğer tehlike de ağır metallerdir. Özellikle kurşun, siyanür, cıva vb.
Cıva özellikle denizlerde birikiyor ve büyük ve yaşlı balıklarda birikim daha fazla oluyor.
Kurşun daha önce de bahsedildiği gibi bazı boyalarda var. Bir de tabii ki en büyük kaynağı benzin. Trafik yoğunluğunun çok fazla olduğu bir ülkede yoğun da bir hava kirliliği var. Kurşunlu benzin dünyada 1973 yılında yasaklanmış, bizde ise 1.1.2006 tarihinden itibaren yasaklandı. Toplu taşıma araçlarının yaygınlaşması belki trafik açısından faydalı ama dizel yakıt kullanıldığı için hava kirliliğini çok artırıyor. Doğalgaza geçilmesi hava kirliliğine çok etki yapmadı çünkü trafik yoğunluğunun artışı bu farkı kapattı. Dizel araçlarda mutlaka partikül filtresi kullanılmalı ama yüksek maliyetinden dolayı en erken on sene sonra olur diye tahmin ediliyor.
            Kusuruma bakmayın bu konuda daha anlatacak çok konu var. Moralinizi de bozduğumun farkındayım. Ama bunları yazmam gerekli olduğunu düşündüm.


 
 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim