• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Konya 25 °C
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek

"Yatırımların Finansmanında İslami Sermayenin Kullanılması" konferansı

"Yatırımların Finansmanında İslami Sermayenin Kullanılması" konferansı
SPK Başkan Yardımcısı Ekşit:- "İslami finans, altyapı finansman ihtiyacını karşılamak için kullanılabilir. Sukuk burada yıldızı parlayan bir ürün olarak çok önemli"- "Gelecekte gerekli adımlar atılırsa İslami finans sistemden daha fazla pay alabilir"

İSTANBUL (AA) - Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkan Yardımcısı Ayşegül Ekşit, "İslami finans, alt yapı finansman ihtiyacını karşılamak için kullanılabilir. Sukuk burada yıldızı parlayan bir ürün olarak çok önemli" dedi.

Anadolu Ajansı'nın (AA) "global iletişim ortağı" olduğu, Dünya Bankası, Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul iş birliğiyle G20 çatısı altında düzenlenen "Yatırımların Finansmanında İslami Sermayenin Kullanılması konferansının son günü, "Uzun dönem İslami finansman için uygun bir ortam nasıl oluşturulabilir" paneliyle devam ediyor.

Ekşit, burada yaptığı konuşmada, büyüyen bir sektör olarak İslami finansın çok önemli bir rol oynayabileceğine işaret ederek, bu konuda geleneksel piyasalardan, gerçek anlamda finansal merkezlere doğru bir kayış olduğunu söyledi.

İslami finansın çok önemli,  İslami finans varlıklarının ise  piyasanın yüzde 15'inden fazla olduğu 10 ülke bulunduğunu belirten Ekşit, dolayısıyla gelecekte gerekli adımlar atılırsa İslami finansın sistemden daha fazla pay alabileceğini dile getirdi.

Ekşit, finansal kapsayıcılık ve finansal istikrar meselelerinin de  önemli olduğunu vurgulayarak, İslami finansın bu çerçevede katkı sağlayabileceğine işaret etti.

Rakamlara bakıldığında İslami finans sektörünün şu anda 1,8 trilyon dolara ulaştığını aktaran Ekşit, şöyle devam etti:

"Finansal krizden bu yana yüzde 17'lik bir büyüme olmuş. Sukuk ve İslami fonlar yavaş yavaş büyüyor. Dünya Ekonomik Forumu'nun tahminlerine göre, 2030 yılına kadar her yıl için en az 5 trilyon dolarlık altyapı ihtiyacı var. İslami finans da bu altyapı finansman ihtiyacını karşılamak için kullanılabilir. Sukuk burada yıldızı parlayan bir ürün konumunda.

Bazı zorlukların üstesinden gelmek gerek. Sukuk piyasasına bakarsak, bunların kısa vadeli olması, likit olmaması, prensiplerde bütünlük olmaması, ölçek ekonomisinin küçük olması ve şeffaflıkla ilgili ihtiyaçlar gibi sorunlar söz konusu. Uluslararası bazı uygulamalarda temel kabul edilen prensipler var ama uygulamalar genelde zayıf ve ulusal makamlar genelde daha konvansiyonel modellere odaklı çalışmaya devam ediyor. Ölçek ekonomisinin küçük olması, likidite eksikliği de önemli bir mesele."

 

- "Bütün paydaşların bu süreçte bir arada çalışması çok önemli"

 

Ayşegül Ekşit, çözümlerle ilgili olarak ise bir takım adımlar atılırsa, İslami finans piyasasının daha sağlıklı büyümesinin sağlanabileceğini aktardı.

Piyasaların likit, derin ve iyi düzenlenmiş olursa o zaman piyasaya dayalı çözümlerin çok daha işler olacağını belirten Ekşit, İslami finans için de aynı şeyin geçerli olduğunu, hukuki ve düzenleyici çerçevenin geliştirilmesinin gerekli bulduğunu söyledi.

Ekşit, şeffaflık ve aleniyet yükümlülüklerinin yerine getirilmesi, gerekli kayıtların düzgün tutulması ve sistemik risklerin ortadan kalkmasının, piyasalara güven duyulması açısından son derece önemli olduğunu ifade etti.

Likidite açısından İslami finansın likidite sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu hatırlatan Ekşit, sukuk piyasalarının borç ve likidite durumunun büyük miktarlarda ihraç edilen ülke sukuklarıyla aşılabileceğini dile getirdi.

Ekşit, ulusal makamlar eğer böyle bir yola giderse, yatırımların sukuk yoluyla finanse edilebilmesi açısından adımların atılabileceğini söyledi.

Kurumsal yatırımcıların uzun vade için  vazgeçilmez olduğunu belirten Akşit, muhakkak bu kişilere de odaklanılması gerektiğini ifade etti.

Vergi sistemi açısından herkes için eşit şartların oluşturulmasının önemine işaret eden Akşit, "Çifte vergilendirme olmaması için bu önemli. Uzun vadeli bazı krediler söz konusu olduğunda bir takım vergi teşvikleri söz konusu olabilir. Bütün bu faktörlere baktığımızda bunun tek bir kurum tarafından yapılamayacağını görüyoruz. Bütün paydaşların bu süreçte bir arada çalışması öncelikli. İslami finans pek çok ülke için yeni bir uygulama" değerlendirmesini yaptı.

 

- "Daha işin başındayız yeni çözümler bularak gelişimi sağlamalıyız"

 

Ayşegül Ekşit, uzun vadeli yatırımda siyasi, idari risk gibi unsurların söz konusu olduğunu ifade ederek, dolayısıyla bunları değerlendirmek ve insan sermayesini de etkin şekilde kullanmak gerektiğini anlattı.

Türkiye'de İslami finans piyasası hakkında da bilgi veren Ekşit, bunun gelişmekte olan bir segment olduğunu ve piyasayı BDDK, TCMB, Hazine ve SPK gibi 4 kurumun düzenlediğini anlattı.

Ekşit, SPK'nın menkul kıymetler piyasasının düzenleyici kurumu olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Katılım bankacılığına bakıldığında, 1983'ten itibaren bir etkinlik var ve faaliyetlerini özel finans kurumları adı altında yürütüyorlardı. 2005 yılından sonra banka statüsüne kavuştular. Şu anda toplam varlıkları, bankaların toplam varlıklarının yaklaşık yüzde 5'ine tekabül ediyor. Özel sukuk için düzenleyici çerçeveye bakıldığında ilk düzenlemeler, SPK tarafından 2010'da kabul edildi. İcara tipi sukuk düzenlendi. 1 yıl sonra da vergiyle ilgili düzenlemeler sağlandı icara tipi sukuk için. Daha işin başındayız, dolayısıyla yeni çözümler bularak gelişimi sağlamalıyız. " 

 

- "Kamu finansmanı tarafında büyük boşluk var"

 

Deloitte Bahreyn İslami Finans Grubu Müdürü Dr. Hatim El-Tahir de devletin ve hükümetin desteğinin önemine işaret ederek, politika yapıcıların, liderlerin sektörde bu işe inanması gerektiğini söyledi.

El-Tahir, yasal düzenlemelerin iyileştirilmesi, sürekli vergi düzenlemeleri ve tapu kadastro gibi konularda da değişikliğe gidilmesini önerdi.

Enstrümanlara odaklanmak ve sektörlerdeki ihtiyaçların neler olduğunu incelemenin de öncelikle ele alınması gerektiğini aktaran El-Tahir, "Piyasanın eğitilmesi ve farkındalık da şart. Genel olarak, kurumlar ve işletmeler, klasik bankacılık üzerinden giden sistemlere alışık. Bu anlamda bankacıları da eğitmek lazım. Çünkü onlar hala konvansiyonel bankacılık sistemini kullanıyor" diye konuştu.

El-Tahir, kamu finansmanı tarafında büyük bir boşluk olduğuna dikkati çekerek, kurumsal sukuk yoluyla işletmelerin bu boşluğu doldurabileceğine işaret etti.

Kuveyt Finance House Yatırım Departmanı Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Emad Yousef Al-Monayea ise İslami bankacılığın gelişmeye devam edeceğini, daha çok sukuk yapısının motive edilmesiyle daha çok sukuk ihraç edilebileceğini söyledi.

AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim