• BIST 91.801
  • Altın 214,317
  • Dolar 5,3608
  • Euro 6,0653
  • Konya 0 °C
  • Che Guevara ile burjuvaya cesaret!
  • Bylock kullananların sayısı
  • Yeni Gezi tezgahı:Sarı yelekliler
  • Che Guevara ile burjuvaya cesaret!
  • Bylock kullananların sayısı
  • Yeni Gezi tezgahı:Sarı yelekliler

Yasemin bana Küba'yı anlat-1

Seyit Küçükbezirci

 

 

foto-1-097.jpg

YASEMİN’LE KONUŞMAYA BAŞLERKEN GİRİZGAH

Geçen yıl, günlerden,  Ayşe Okudan’la dizi söyleşimiz ‘ Ayşe bana Kudüs’ü anlat bu gazetede peş peşe yayınlanmış ’ Şimdi de Yasemin Bezirci’nin ‘Küba izlenimleri kapsayan ‘Yasemin, bana Küba’yı anlat’ dizi söyleyişine bu gün başladık. Bir adam varmış; canı bir şeye çektiğinde onun parasını sağ cebinden çıkarır ağzına sürer’ Yemiş gibi oldum’ der, sol cebine koyarmış; böyle böyle koskoca bir servek sahibi olmuş. Ben de, gözlemesine, anlamasına, analizine, sentezine güvendiğim insanların; mesela Ayşe Okudan’ın, Yasemin Bezirci’nin Kudüs ve Küba anlatırını dinleyip yazarken;‘ –Görmüş gibi oldum, gitmiş gibi oldum derim.

 ‘- Olur, mu öyle şey? Kendiniz etseydiniz, kendiniz görseydiniz’ deyişinizi duyar gibi oluyorum. Mesela; ırgatların, çobanların , ‘Ne iş olsa yaparım abi’ diyenlerin, ayaklarının basmadığı yer kalmayan Avrupa ülkelerini de görmedim.  Az önce iki sebebi var, bu gitmeyişlerimin demiş. Birincisini söyledim ; ‘görmüş gibi oldum’ ilken; İkincisi; Ben , ‘Konya Sevdası’  doğru söylemek gerekirse ‘Konya Kara Sevdam’ yüzünden Konya’yı bırakıp tatile bile gitmedim. Hayretle soruyorsunuz; hatta inanmayarak soruyorsunuz. ‘Niçin’ diye… ‘ Konya’yı çalarlar ’ diye gitmedim. Laf uzayacak… Hadi, sizi, benim sorularım, Yasemin’in cevaplarıyla baş başa bırakıyım.                                          

                                      Seyit Küçükbezirci

 

KONYA’DAN HAVANA’YA GİTME ŞANSIMIZ OLSAYDI: 10.584 KİLOMETRE

S1-) Gitmeden önce, yolda, inince Yasemin Hanım olarak neler hissettiniz?

C1-) Küba’yı yıllardır kulaktan dolma bilgilerle bilirdim. Heyecanımı yitirmemek namına Küba’ya gitmeden herhangi bir araştırma yapmak istemedim. Okuduklarım bende ön yargı oluşturabilir ve böylelikle orada alacağım objektif bilgileri ve keyfi engelleyebilirdi. Uzun saatler süren yolculuk boyunca gittikçe heyecanımı artıyordu. İnsanoğlu olarak alışılmışlığın dışına çıkmayı reddeden bir yapımız vardır. Şimdiye kadar yaşadığımız hayat sürecimiz aksi bir vakayla karşılaşınca bizi korkutur. Küba yaşadığımız koşulların dışında bir yapıya sahip olduğu için açıkçası beni de korkutuyordu. Havana Havalimanı’na indiğimde gülümseyerek çalışan Kübalı insanları görünce derin bir nefes aldım. Küba’nın havası gibi insanları da sıcak ve cana yakınlar. Orada ki insanların cana yakınlığı ilk olarak rahatlamamı sağladı. Havalimanında valizimi almam bir buçuk saat sürdü. Orada ki görevliye sorduğum zaman “Şanslı olduğumu bir buçuk saatin çok iyi bir süre olduğunu normalde insanların üç saate yakın valizlerinin beklediğinin söyledi.” Yaşadığımız ülke düzeninde her işi acele olan ve hep bir yerlere yetişme çabası içinde bir hayat yaşıyoruz. Küba’daysanız her şey olabildiğince yavaş ve sanki zaman mefhumunun olmadığını hissedersiniz. Bu yavaşlık insanda ilk başta bir gerginlik yaratsa da orada zaman geçirdikçe hayattan aldığınız keyfin arttığını hissetmemek neredeyse imkansız.

 

İSTANBUL’DAN KÜBA BAŞKENTİ HAVANA’YA ŞİMDİ DİREK UÇABİLİRSİNİZ

            S2-) Küba kaç kilometre?

            C2) Yaşadığımız şehir olan Konya’dan Havana’ya gitme şansımız olsaydı 10485 KM uçmamız gerekirdi. Benim Havana’ya gittiğim tarihlerde ne yazık ki İstanbul’dan direk Havana’ya kalkan uçak bulunmamaktaydı. Bir Türk uçak firmasının şimdilerde İstanbul’dan Havana’ya seferler başlattığı bilgisi aldım. İstanbul- Havana Arası 9976 KM. Ben İstanbul’dan Moskova’ya, Moskova’dan JOSE MARTİNE-HAVANA Havalimanına aktarmalı uçtum. Uzun ve zahmetli bir yolculuk oldu.

           

            KOMİNİST BİR ÜLKEDE OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜRKEN GÖRDÜKLERİNİZ SİZİ ŞAŞIRTABİLİR

S3-) Çok kısa Küba ile ilgili bilgi?

C3-) Küba’nın kendine ait para birimi olan “PESO”, kur olarak Amerikan Dolarıyla eş değerdir. Komünizm olan bir ülkede olduğunuzu düşündüğünüzde bu sizi şaşırtabilir. Müziğin önemini Küba’da geçirdiğiniz süre içerisinde sizi sarar sarmalar. Küba müziği koleksiyonu yapmadan Küba’dan ayrılmak istemezsiniz. Küba’da ki insanlar için bahşişin büyük önemi vardır. Sadece yemek yediğinizde ödediğiniz hesap için değil bir fotoğraf çekinmeyi rica ettiğiniz insandan bile 1 PESO talebini duyarsınız. Küba’daki evlerin kapı ve pencerelerde demirler gördüğünüz bu sizi şaşırtmasın. Hırsızlığa karşı aldıkları bu önlemler sizi korkutmamalı. Ayrıca pencerelerinde tahtadan yapılma panjur sistemleri var. Evlerini, tahta panjurları hafif aralayarak havalandırıyorlar. Bol ağaç ve ormanın olduğu bir yerleşimde hayvanlardan korunmak için bu yolu bulduklarını söylüyorlar. Günümüzde artık devlet ev ve araba dağıtmıyor. Fidel heykelinin olmaması başka bir can alıcı nokta. Bunun sebebinin Fidel’in kendisini putlaştırmadan sisteminin öneminin vurgulamak için olduğunu söylüyorlar. Kalacağınız hoteller Türkiye’de ki gibi değil. Oranın lüks diyebileceğimiz hotelleri bizim ülkemizde neredeyse iki yıldızlı bir otel ayarında bile değil. Ulaşım için taksilerle pazarlık yapmak her zaman kara geçmenizi sağlar. Küba’da pasaportunuzu yanınızda taşımamanızda fayda var. Hele ki pasaportunuz Amerikan pasaportuysa her an pasaportunuzu birileri alabilir. Kübalıların esprilerini anlamak çokta kolay değil. Onların güldüğü şeyleri anlamak için bir müddet bir Kübalı gibi onlarla vakit geçirmeniz gerekebilir. Küba halkının yaşadıkları şeylerden ders çıkarıp, yaşadıkları sorunlara derhal çözüm bulma becerilerin sanırım kendi acıları üstüne bile espri yapabilmelerinden geçiyor. Her ne kadar yaşım yetmese de baktığınız zaman Türkiye’nin Sümer Bank zamanını hatırlayacağınız bu ülkede pek çok şey sınırlı ve az sayıda satılmakta. Fakat ülkenin sağlık sektörüne verdiği ehemmiyete şahit olduğunuzda insanın ne kadar değerli olduğunu, insan hayatının her şeyin üstünde olduğunu fark ediyorsunuz. Bu yüzden eski bir eczaneyi yolda yürürken içine girip gezebileceğiniz ücretsiz bir müze haline getirmişler. Orada her şeyden önce insan geliyor.

 

foto-2-095.jpg

foto-3.png

 

Küba’da sanat var. Boyalı olan binalardan, artık taşlarla kaplı yerlere, canlı heykellere, sokak müziğine… Küba’da sanat doyacaksınız.

 

foto-4-058.jpg

 

Trinidad şehrinde bir evin duvarında bulunan bu kulak sadece sanat adına yapılmış bir yapıt olmayıp aynı zamanda halk arasındaki dedikodu kültürünü simgelemektedir. Trinidad şehrinde birisi bir dedikodu yaymak istediğinde bunu bir kağıda yazar ve bu kulağın bulunduğu yere bırakır, kağıdı bulan kimse bütün şehre dedikoduyu yayar. Büyüklerimizin de dediği gibi aman dikkat! Yerin kulağı var…

foto-5-042.jpg

foto-6-029.jpg

 

Türkiye’de Sümerbank zamanını gören büyüklerimiz bu fotoğrafla beraber o yıllara gideceklerdir. Fotoğrafta gördüğünüz yer için Küba’nın Sümerbank’ı diyebiliriz. Karneyle satılan malzemelerin temin edildiği bu yerde her şey belli bir adette bulunmakta. 

 

foto-7-018.jpg

Küba’da kullanılan para birimi; PESO’dur. Para koleksiyonu yapıyorsanız bu fotoğrafla birlikte koleksiyonunuza bir Peso ekleyebilirsiniz.

foto-8-009.jpg

YASEMİN BEZİRCİ KİMDİR?

Yasemin Bezirci, 1988 yılında Konya'da dünyaya geldim. Üniversiteye kadar olan eğitimimi Konya'da tamamladığım sıralarda bir dönem Konya da bulunan bir yerel gazetede köşe yazarlığı yaptım. Sonrasında İstanbul'a üniversite okumak amacıyla yerleştim.

Bahçeşehir Üniversitesi 'Hukuk Fakültesi'nde eğitimime devam ederken Amerika'da düzenlenen" American Law Week 2-13 Kasım 2011 Türk -Amerikan Karşılaştırmalı Hukuk Semineri ( New York, Boston, Washington D.C)" yanı sıra "Avrupa İnsan Hakları Semineri Katılımı Strazburg, FRANSA" eğitimlerine de katıldım. Hukuk fakültesini bitirdikten sonra memleketim olan Konya'ya geri döndüm. Şu an Bezirci Hukuk Bürosu'nun kurucu sahibiyim ve mesleğime ilk adımlarımı atmaktayım. Şu anda Anadolu Üniversitesi'nde İşletme bölümünde eğitimime devam etmemin yanı sıra ayrıca Selçuk Üniversitesi'nde Özel Hukuk alanında yüksek lisan yapmaktayım. En büyük tutkum okumak- araştırmak olup ayrıca edebiyata ve yabancı dillere karşı olan ilgimde küçümsenmeyecek kadar büyüktür. Kadın hakları, doğa ve hayvan hakları hassas olduğum konular olup gelecekte bu konularla ilgili daha büyük projeler üreterek insanlığa fayda sağlamak niyetindeyim. 15 Mart 2017

 

foto-9-007.jpg

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim