• BIST 107.401
  • Altın 173,640
  • Dolar 4,1031
  • Euro 4,9999
  • Konya 16 °C
  • KDK taşeron işçiye kadro yolunu açtı
  • "Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimi" nasıl olacak?
  • 'e-Devlet'te 'milletvekili aday adaylığı' yoğunluğu
  • KDK taşeron işçiye kadro yolunu açtı
  • "Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimi" nasıl olacak?
  • 'e-Devlet'te 'milletvekili aday adaylığı' yoğunluğu

Yaşadığı sürgün yıllarını unutamıyor

Yaşadığı sürgün yıllarını unutamıyor
Ukrayna'dan Türkiye'ye getirilerek Erzincan'a yerleştirilen ve Ahıska Türklerinin sürgün edilişine tanık olan Ahıska Türkü 81 yaşındaki Şevket Osman, 73 sene önceki sürgün yıllarını unutamıyor.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliği döneminde 1944 yılında öz vatanlarından sürgüne gönderilen Ahıska Türkleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı, Başbakanlık koordinasyonuyla Ukrayna'dan getirildikleri Türkiye'de geride bıraktıkları acı dolu sürgün günlerinin izlerini silmeye çalışıyor.

Ukrayna'dan getirilerek Erzincan'ın Üzümlü ilçesine yerleştirilen Ahıska Türklerinden 81 yaşındaki Şevket Osman da bir yandan sürgün günlerinin acısını unutmaya çalışıyor, diğer taraftan öz vatanına kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor.

Sürgünün tanığı olan 6 çocuk babası Şevket Osman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 73 yıl önce tren vagonlarıyla sürgün edildikleri Özbekistan'da açlık nedeniyle her gün bir yakınını kaybettiğini söyledi.

yasadigi-surgun-yillarini-unutamiyor-1.jpg

Osman, o yıllarda yaşadıklarını şöyle anlattı:

"1944 yılı 14 Kasım sabahı saat 04.00'da askerler aile büyüklerimizi 'toplantı var' diyerek bir yerde toplayıp sürgünü başlattılar. Yarım saat sonra büyüklerimiz ağlaya ağlaya eve geldiler ve 'bizi başka ülkeye götürecek'' dediler. Toplanmak için bize bir saat süre verdiler. Biz de bu sürede hazırlanabildiğimiz kadar hazırlandık. Askerler bize tüfeklerle vurarak kamyonlara bindirip köyden şehre getirip tren vagonlarına bindirdiler. Üç gün vagonlarda kitli durduktan sonra tren hareket etti. O anda bütün büyüklerimiz 'bizi yurdumuzdan götürüyorlar'' diye ağladı. Vagonlar kitliydi ve sadece bazı zamanlar askerler bize kovalarla yemek veriyorlardı. Bu şekilde 20 aile 18 gün boyunca vagonda yol gidip Özbekistan'a ulaştık. Bizi orada ailelere bölerek yerli halkın evlerine yerleştirdiler. Aynı zamanda bize bir yerden bir yere gitme yasağı getirip her akşam evlere gelerek isim listelerinden yoklama yaptılar."

Sürgünde Ahıskalıların hayatta kalmak için çok büyük bir mücadele verdiğini anlatan Osman, bu süreçte çok sayıda Ahıskalının hayatını kaybettiğini dile getirdi.

"Her gün açlıktan birimiz ölüyordu"

Sürgün yıllarında birçok çocuğun da açlıktan öldüğünü aktaran Osman, şunları kaydetti:

"Bazen bizden habersiz zararlı ot yiyen çocuklarımız da hayatını kaybediyordu. Her gün açlıktan bir kardeşimiz ölüyordu. Şaşırıyorduk her gün bir kardeşimizi toprağa vermeye. Annem bizden ot ister, biz de otu getirip anneme verirdik. Annem bir kazan otu kaynatıp üzerine biraz un serper ve çorba yapardı. Bu yemeği yiyerek aç kalmamaya çalışıyorduk, bu şekilde 10 yıl yaşadık. 1953 yılında Stalin öldü ve yerine Malenkov gelerek bize çok yardım etti. Hapisteki Ahıska Türkleri serbest kalırken bir yerden bir yere gitme yasağı ve yoklamayı da kaldırdı. Bu yıldan sonra devlet güçlenmeye başlayıp bizlere de haklar vermeye başladılar." 

"Erdoğan bize ev, yurt, toprak ne istersek verdi"

Vatansızlık ile geçen yılların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sayesinde öz vatanlarına kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Osman, "Cumhurbaşkanımız Erdoğan bizi savaşın içinden çıkartıp buraya öz vatanımıza getirdi. Allah ondan razı olsun. Bu iyiliği bize babamız yapmaz. Bize ev, yurt, toprak ne istesek verdi, ahirimiz hayır oldu." dedi.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim