• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Konya 17 °C
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek
  • Kanada'da Kur'an-ı Kerim'e çirkin saldırı!
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek
  • Kanada'da Kur'an-ı Kerim'e çirkin saldırı!

Yarınları bugünden tüketenler

Fahri Kubilay

Gailesiz insanlar, tarihin her döneminde bulunan insanlardır..

Mizaç veya dünyaya yönelişle ilgili olsa gerek, bunlar yarınlardan hiçbir endişe duymadan bugünü yaşayan insanlardır.

Bugünlerinde umutsuz birçok görüntü olsa da, yarınlara umutla baktıklarından pek endişeleri yoktur.

Nitekim “Bugün buldum, bugün yerim, yarına Allah kerim” ifadesi, böylesi rahat insanlara atfedilen bir ifadedir.

Geçmişte yaşayan bu insanları, günümüzdeki birçok insanla mukayese edecek olursak; geniş ve gailesiz gözüken bu insanların, günümüzdekilere nazaran çok daha itidalli, çok daha temkinli oldukları söyleyebiliriz!.

Çünkü onlar, bugün bulduklarım bugün yiyorlardı. Daha açık bir ifadeyle, elde ettiklerini yiyorlardı, elde edemedikleri ise onların değildi.

Oysa günümüzdeki durum hiç de böyle değil!

Tüketime dayalı kapitalist sistemler, insanların bugünkü emekleriyle yetinmemekte, onların yarın ki emeklerini, yarın ki gelirlerini de bugünden tüketmektedirler.

Şimdi oturup kendimizden başlayarak şöyle bir düşünelim her insanın cebinde üç beş tane kredi kartı, birkaç bankadan aldığı kredi ödemeleri en mutedil olanlarımızın çek, senet ve vadeli anlaşmalar sizce, yarınki emeğin bugünden pazarlanması ve bugünden satılması değilse nedir acaba.

Yarınki emeklerinin karşılığını bugünden yiyen insanlar, hiç şüphesiz ki “Bugün bulup, bugün yiyen” insanlar değildir!

Çünkü bunlar, bugünlerini değil, yarınlarını yiyen insanlardır!

 

Ez Onu Ezz.

 

“Ez onu, ez!..”

Tabi ki bu ifadeyi pek anlamadınız!. Çünkü aşağıda anlatacağım kıssayla ilgili bir ifadedir bu.,

Ormanda yaşayan karıncalar, yuvalarını altüst eden ve onları ezip geçen bir filden çok şikayet ediyorlarmış. Aralarındaki bilge karınca “Ona haddini bildirin. Hepiniz bir yerini ısırsa, ısırılmadık yeri kalmaz ve sizden uzaklaşır” demişse de, buna cesaret edememişler.

Günlerden bir gün bakmışlar ki, bir arkadaşları filin kafasına çıkmış ve orada, filin kafasında geziniyor!.

Bu arkadaşlarının cesaretine hayran olmuşlar.

Sevinmişler, umutlanmışlar ve filin üstünde gezen arkadaşlarına, bu umutla seslenmeye, haykırmaya başlamışlar.,

“Ez onu, ez!..”

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim