• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Konya -8 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

Yalanla Sömürmek

Ufuk Karadavut

Artık sömürge ve sömügecilik sistemli olarak kendini yenilemeye ve geliştirmeye başladı. Farklı yöntemleri kullanarak kişileri etkileyebiliyor. Hemde öyle bir etkileme ki derinden ve geriye dönüşü oldukça zor. Sömürgeciler deyince hemen aklınıza orta çağda yaşanan olaylar aklınıza gelmesin. Sömürge ve sömürgecilik insanlık tarihinin hemen her döneminde bir şekilde karşımıza çıkmıştır. Belki içerik değiştirmiştir ya da şekil değiştirmiştir. Ama amaç hep aynı olmuştur. Birilerinin sırtından geçinmek. Birileri ne yaparsa yapsın, ister ölsün ister kalsın onlar için önemli değildir. Önemli olan onların çarklarının dönmesi ve kasalarının boşalmamacasına dolmasıdır.

Dünya tarihi ile ilgili olarak çalışan araştırmacılar son 500 yıllık tarihin özellikle Amerika ve Avrupalı ülkelerin liderliğinde sömürgeciliğin hakim olduğu yıllar olarak tanımlamaktadırlar. Sömürme işleminde özellikle sanayileşme ile oluşan kaynak ihtiyacının karşılanması önemli bir etken olarak karşımıza çıkmıştır. Ancak daha sonraları amaç sadece kaynak ihtiyacını karşılamanın ötesine geçmiş ve farklı amaçlar içinde kullanılmaya başlanmıştır. Sömürgeci zihniyet biraz kendini aşarak  sağlık alanında organ materyali ve kadın ticareti ile devam etmiştir. Şunu çok rahat bir şekilde söyleyebiliriz ki, günümüzde gerek Avrupa’nın ve gerekse Amerika’nın sahip olduğu kaynakların temelinde işte bunlar yatar. Hatta uzmanlar dünya şavaşlarının kaynağını da yine sömüge konusunda anlaşmazlıklardan kaynaklandığını belirtirler. Bunda doğru olduklarına inanıyorum.

Şimdilerde ise sömürgenin ve sömürmenin daha da kolaylaştırılıması ve toplumların kendi kendilerine sömürülmesine imkan sağlayan yollar geliştirildi. İnsanlar artık adeta bizi sömürün diyorlar. Hatta sömürülmekten hoşlanıyorlar. Kullanılan yöntemler aslında yalan kelimlerin insanlara benimsetilmesiyle ilgili. “Küreselleşme” sömürgelerin ve onların işbirlikçilerinin kullandıkları önemli bir kelimedir. Ne kadar sömürülürseniz o kadar küreselleşirsiniz. Sömürgeye karşı durursanız aynı zamanda küresellşemye de karşınız demektir. Elbette gücü ellerinde tutanlat sizleri hemen alaşağı edeceklerdir.  Mesela Avrupa Birliği maceramızı bir düşünün. Avrupa Birliği bizim kaynaklarımız sonuna kadar kullanmak istiyor. Bunda da başarılı. Her şeyimiz onların kullanımına açtık. Bizi bu konudaki başarılarımız için sürekli olarak tebrik ediyorlar ve teşfik ediyorlar. Ama sıra kendilerine geldiğinde tabiri caizse zırnık koklatmıyorlar. Çünkü adamlar sömürgeci ve sömürmekten başka bildikleri ve düşündükleri yok. Sadece almak. Vermek ise kitaplarında ve kafalarında yok. Hiç olmadı ve hiç te olmayacak.

Avrupa Birliğine girmek aslında bizim için küreselleşmenin önemli bir adımıydı. Ama bize söylenen “avrupanın zenginliklerinden bizde faydalanacağız” tamamen gerçek dışı bir ifadedir. Bunu 1995 yılından beri yapılan görüşmeler bize göstermektedir. O yıllarda yapılan gümrük birliği anlaşması ile Avrupa Birliği bize istediği mal ve hizmetleri satarken bizler elimiz kolumuzu bağladık. Her yıl zarardayız ama ses çıkaramıyoruz. Müslüman ülkelerin kazancı batının zenginlikleri değil ancak onların sayesinde elde edecekleri hüzün ve ağıttan başka bir şeyleri olmayacaktır.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim