• BIST 89.282
  • Altın 145,807
  • Dolar 3,6298
  • Euro 3,8933
  • Konya 11 °C
  • Bankalar Kart Sahiplerinin İsteklerini 7 Gün İçinde Yerine Getirecek
  • FETÖ'nun Avrupa'daki yeni oyunu: "Fişleniyoruz" şikayeti
  • FETÖ'nün sahtekarlıkları
  • Bankalar Kart Sahiplerinin İsteklerini 7 Gün İçinde Yerine Getirecek
  • FETÖ'nun Avrupa'daki yeni oyunu: "Fişleniyoruz" şikayeti
  • FETÖ'nün sahtekarlıkları

Yakın sorumluluk

Ali Akpınar

Adana’da biri altı yaşında, öteki altı aylık iki çocuğun annesi olan kadın (26), kocasının da işsiz kalması sebebiyle soğukta üşüyen çocuklarını ısıtmak için odun almaya gitti, tüm parasına odun alıp eve gelen kadın, odunlar ıslak olduğundan sobayı yakamadı. Lastik parçalarını tutuşturmaya çalıştı. Olmayınca, çocuklarını uyutup intihar etti… Eve dönen kocası (28) da sinir krizleri geçirdi. (16 Mart 2012 tarihli gazeteler)

Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının sayısı doksan binlere ulaştı. Bu STK’ların bir kısmı dünyanın dört bir yanına, Türk halkının çeşitli yardımlarını ulaştırıyor.

Şimdi bu iki haberi birlikte değerlendirelim. Bir tarafta Adana gibi büyük ve variyetli bir şehirde yoksulluktan bunalıma giren gencecik bir kadın, öksüz kalan iki boynu bükük çocuk ve ömür boyu vicdan azabından kurtulamayacak bağrı yanık bir koca. Öte yandan doksan bin STK ve bunların bir kısmı dünyanın dört bir yanına ulaşıyor ve oradaki yoksulları, yetimleri, kimsesizleri doyurmaya çalışıyor.

Elbette intihar büyük bir günah. Ancak intihar eden kadar, insanı intihara sürükleyenler de bir o kadar sorumlu olsa gerekir.

Bir tarafta Kur’ân’ın maddî ve manevî yardıma yakın çevrenden başla diyen uyarıları. Öbür tarafta yanı başımızda aç ve yoksulluktan intihar eden kadınlar. O kadın çalışma zorunda bırakılmamalıydı. Emzikli çocuğu ile şu soğukta odun almak zorunda kalmamalıydı. Yetkililer, STK’lar bunun farkında olmalıydı. Farkında olamayacaklarsa, o makamları işgal etmemeliydi. Hani yetimleri suda kaynattığı taşlarla avutmaya çalışan kocakarı, iyi de anne, sen halini bildirmezsen, Ömer sizin muhtaç olduğunuzu nasıl bilsin diye soran Hz. Ömer’e öyle diyordu:

Madem bizim durumumuzu bilmeyecekti, o halde ne diye Ömer o makama çıktı oturdu, halkın yükünü üzerine aldı?!

İşte Kur’ân’ın önce yakınından başla diyen o ayetlerinden bir kaçı:

İyi ve iyiler O'nun sevgisiyle, yakınlarına, yetimlere, düşkünlere, yolculara, yoksullara ve köleler uğrunda mal veren, namaz kılan, zekât veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler, zorda, darda ve savaş alanında sabredenlerdir. İşte onlar doğru olanlardır ve sakınanlar ancak onlardır. (2/177)

Sarf edeceğiniz mal, ana baba, yakınlar, yetimler, düşkünler, yolcular içindir. Yaptığınız her iyiliği Allah şüphesiz bilir. (2/215)

Allah'ın, fethedilen memleketler halkının mallarından peygamberine verdikleri; Allah, Peygamber, yakınlar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. (58/7)

Allah'a kulluk edin, O'na bir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altında bulunan kimselere iyilik edin. Allah, kendini beğenip öğünenleri elbette sevmez. (4/36)

Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder; hayasızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasak eder. tutasınız diye size öğüt verir. (16/90)

Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver; elindekiler saçıp savurma. (17/26)

Yakınlığı olana, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver. Allah'ın rızasını dileyenler için bu daha hayırlıdır. İşte onlar saadete erenlerdir. (30/38)

O zorlu geçidin aşılması açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır. (90/14-16)

Önce en yakın hısımlarını uyar. (26/214)

Peki, İlahî Adalet, Dicle Kenarında, kurdun kaptığı kuzunun hesabını Ömer’den soracak da, bizden sormayacak mı? Yetkileri ve paraları ellerinde tutanlardan öncelikle soracak ve hepimizden soracak. Andolsun ki sahip olduğunuz nimetlerden, imkanlardan sorgulanacaksınız! (102/8)

Diri diri toprağa gömülen kız çocuğu, hangi günah sebebiyle öldürüldüğünün hesabı sorulacağı gibi, açlık-yoksulluk sebebiyle can verenlerin hesabı da ona sebep olanlardan sorulacaktır elbet.

Şu dünyanın imkanları tüm dünyadaki canlıları beslemeye yeter, şu Cennet vatanın imkanları da üzerinde yaşayan tüm canlıları doyurmaya, ısıtmaya fazlasıyla yeter. Yeter ki adilane bir dağılım olsun, yeter ki kardeşane bir paylaşım olsun, yeter ki zenginler ve yetkililer sorumluluklarının bilincinde olsun, yeter ki toplumun mekanizmaları çalışsın, yeter ki sorumlular görevlerini yerine getirsin!

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim