• BIST 81.901
  • Altın 146,149
  • Dolar 3,7772
  • Euro 4,0057
  • Konya 3 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Yabancıların yeni bir zaferi

Ufuk Karadavut

Hemen her alanda yaşanan yabancılaşma Türkiye’deki firmaların yabancılara satışındaki hızlanmayla devam ediyor. Türkiye’ de çok sayıda yabancı firma iş yapıyor. Yabancı firmaların hemen hepsi yeni bir yatırım yaparak ya da yeni iş imkânları yaratarak ülkemize girmiş değiller. Tamamına yakını hali hazırda kar yapan Türk firmalarını satın alarak faaliyetlerine devam ediyorlar. Yabancı sermaye artıyor dediğimiz aslında Türk firmalarının yabancılara sayılarak ülkenin yabancılaştırılmasından başka bir şey değildir. Şimdide gündemde akaryakıt firmaları var. Yeni açıklanan ekonomi verilerine göre Türk akaryakıt sektöründe yabancı şirketlerin payı yüzde 70 olmuş. Yani Türk firmaları bir sektörden daha çekilmiş oluyorlar.

Hatırlarsanız daha öncede Türk Telekom ermeni asıllı Araplara, Telsim İngilizlere, Kuşadası Limanı İsraillilere, İzmir Limanı Hong Konglulara, Araç muayene işi Almanlara, Başak Sigorta Fransızlara, Adabank Kuveytlilere, İETT Garajı Dub aililere, Avea Lübnanlılara, Petkim Ermenilere, Rakı Sanayi Amerikalılara, Finansbank Yunanlılara, Oyakbank Hollandalılara, Denizbank Belçikalılara, Türkiye Finans Kuveytlilere, TEB Fransızlara, Cbank İsraillilere, MNG Bank Lübnanlılara, Alternatif Bank Yunanlılara, Dışbank Hollandalılara, Şekerbank Kazaklara, Yapı Kredi'nin yarısı İtalyanlara, Turkcell'in yarısı Finlilere ve Ruslara, Beymen'in yarısı Amerikalılara, Enerjisa'nın yarısı Avusturyalılara, Garanti Bankasının yarısı Amerikalılara, Eczacıbaşı İlaç Sanayi Çeklere, İzocam Fransızlara, TGRT(Fox) televizyonu Amerikalılara, Demirdöküm Almanlara, Döktaş Fransızlara, Süper FM Kanadalılara satıldığını zaten biliyorduk.

Şimdi de Türkiye’nin Türk akaryakıt sektörünün öncü kuruluşlarından birisi olan Petrol Ofisi’nin  hisseleri yabancılara devredildi. Öncü kuruluş diyoruz çünkü, yılın ilk yarısında Petrol Ofisi'nin genel piyasa payı yüzde 32,8 oranında gerçekleşirken, bu dönemde satılan 965 bin 383 ton benzin türlerinin 221 bin 7 tonunu Petrol Ofisi sattı. Şirketin benzin türlerinde pazar payı yüzde 22,9, motorin türlerinde yüzde 24,8, fuel oil türlerinde 25,2 olarak gerçekleşti. Yani ortalama olarak piyasanın ¼’ü bu firmanın elinde bulunuyor. Bunun yanında Petrol Ofisi havacılık yakıt türlerinde yüzde 95,5 pazar payına sahipken, denizcilik yakıt türlerinde ise 195 bin 777 ton yakıt ile sektörün tüm yakıtını tek başına sağlayarak yüzde 100 pazar payının sahibi konumunda. Türk akaryakıt sektörü, şirketler bazında incelendiğinde Petrol Ofisi'ni, Shell & Turcas yüzde 18'lik pazar payı takip ediyor. Sektördeki diğer bir yabancı oyuncu olan BP ise yılın ilk yarısında Opet'in ardından yüzde 10'luk pazar payı ile 4. sırada yer aldı. Total Oil de yüzde 5,1 pazar payı ile sektörün büyükleri arasında yer alıyor.

Yani diyeceğimiz satışlar devam ediyor. Türk firmaları yavaş yavaş piyasadan çekiliyor. “Ekonomimiz güçleniyor” deniyor. Ama aslında ekonomimiz kalmıyor. Yakın zamanda Türk ekonomisinden bahsetme imkânımız kalmayacak. Nedeni ise bu hızla gidilirse kısa bir süre sonra ülkemizde yerli sanayici kalmayacak. Yerli sanayici olmayınca ülke tamamen yabancıların olmuş olacak. Arazilerimiz harıl harıl yabancılara satılıyor. Kimsenin sesi çıkmıyor. Sanayi tesislerimiz ardı arkasına satılıyor. Yine cılız birkaç sesin dışında ses çıkmıyor. Nereye kadar bu gidecek onu da tam olarak bilmiyoruz. Ama söylenen her şeyin yolunda olduğudur. Her şey yolunda ama kimin için yolunda. Her şey iyi ama kimin için iyi. Her şey güzel ama kimin için güzel. Bu soruları halkımızın sorması ve sorgulaması gerekmektedir. Yakın zamanda ekonomi tamamen yabancılara geçince şimdi susanlar ya da buna göz yumanlar ne diyecekler çok merak ediyorum. Milletimize de bir an önce uyanması için Allaha dua ediyorum. Gerçek göründüğü gibi değil. Yarını düşünmek gerekli. Aksi takdirde çocuklarımız Ermeni’nin, Rum’un, Fransız’ın, Alman’ın yanında çalışan gariban işçi olmanın ötesine geçmeyecektir.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim