• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Konya 5 °C
  • Kanada'da Kur'an-ı Kerim'e çirkin saldırı!
  • Araç sahiplerine müjde! İndirim geldi
  • İsmailağa Cemaati referandum kararını açıkladı
  • Kanada'da Kur'an-ı Kerim'e çirkin saldırı!
  • Araç sahiplerine müjde! İndirim geldi
  • İsmailağa Cemaati referandum kararını açıkladı

Vali Yakup Canbolat halkçı mı?

Sami Gediz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz gün 81 İlin Valisini Beştepe’de topladı. Cumhurbaşkanımızın Valilere tavsiyelerini orada olsam ayakta alkışlardım. Tam bir Halk adamı, gönül adamı profili çizdi Vali profiline.

Valiler yeri geldiğinde yardım kamyonunun direksiyonuna geçip, yardım bile dağıtmalıdır derken, çok ince bir mesaj verdiğini bütün Valilerimiz anlamıştır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Valilere birçok konuda tavsiyelerde bulundu. FETÖ, PKK, sınır güvenliği gibi konularda hassasiyetlerini dile getirdi. Bu süreçte açığa alma yarışına girmeyin diyerek, konunun hassasiyetine dikkat çeken Erdoğan, eğer bir tane terör örgütü üyesi memur kalırsa da bunun vebalinin valilere kalacağını ifade etti. Çok büyük bir sorumluluk. Valiler bu konuda daha hassas davranarak, sonuca ulaşmalıdır.

Cumhurbaşkanının FETÖ konusunda, “Hepsinin kökünü kazıyana kadar yolumuza devam edeceğiz. Tek fert kalıncaya kadar bu mücadeleyi sürdüreceğim.” Sözleri de canına kast eden, ülkeyi ateş çemberine çeviren bu yapının temizleninceye kadar taviz verilmeden operasyonlara devam edileceği mesajını verdi. Ayrıca Valilere, sizi bir Bakan yada Milletvekili FETÖ konusunda arayıp imtiyaz isterse, bunu bana bildirin diyerek Bakan ve Milletvekillerine de mesajını gönderdi.

Valiliğin bir icraat makamı olduğunu da ifade eden Erdoğan, Valilerin şehirlerde çok büyük sorumlulukları olduğunu söyledi. Valiler, Devletin, hükümetin o şehirdeki tutan eli, yürüyen ayağı, hisseden kalbi konumundadır. Şayet valilerimiz bu görevlerini yerine getiremezse, tıpkı bir insanın engelli insan durumuna düşmesi gibi devlet çarkı da teklemeye başlar.

Valinin görevinin 24 saat olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanımız, zaman zaman valiler konusunda şikâyetler aldığını da dile getirdi. Erdoğan, “Diyorlar ki 'Valimiz yukarıdan bakıyor, alçak gönüllü değil, ulaşamıyoruz' diyor. Bu şikâyetlere yakışan valimiz olduğunu zannetmiyorum ama bir sıkıntı bir yerde var ve bu şikâyet bana kadar gelebiliyor. Tevazuda toprak gibi olmalıyız. Hepiniz adeta bu konuda birer mevlevi gibi davranın. Mütevazi olun. Bu konuda taviz vermeyin. Bu millete efendi olmaya gelmedik, hizmetkâr olmaya geldik. Biz hizmetkâr olmanın tadına ulaşalım. Bu millet de yarın emri hak baki olduğu zaman, 'Bizim öyle bir valimiz var ki, tam bir gönül, tevazu ehliydi.' Bunu çok daha fazla duymamız lazım. Buna muhtacız. Asla ve kat'a 'Çok gururlu, çok kibirli' denilmesini istemiyoruz."

Aslında Cumhurbaşkanımız bu mesajlarıyla daha çok halkçı bir Vali istiyor. Kapısı devamlı vatandaşa açık olan, gönül ve mütevazi ehli bir Vali istiyor. Bu vasıfları Konya’nın tümünün sevgisini kazanmış, halende görüştüğümüz Valimiz Muammer Erol tam olarak yansıtıyordu. Kendisini her platformda devlet memuru olarak tanıtan, mütevazi kişiliğiyle, makamlar büyüdükçe insanlar küçülmelidir mantığı ile hareket eden birisiydi. Konya’nın bu noktada hem beklentisi yükseldi, hemde bu şekilde bir yönetime alıştı. Önceki Vali ile yeni Valiyi kıyaslama gibi bir durumum olamaz ama bazı şeyleri de bu şekilde yazmak istiyorum.

Yeni Valimiz Yakup Canbolat, devlet adamlığı ve çalışması konusunda takdir ediliyor fakat çok devletçi ve ağır bürokrat olmaya da gerek olmadığını düşünüyorum. Cumhurbaşkanımız bile bu şekilde tavsiyelerde bulunuyorsa, Valimiz Yakup Canbolat, randevulara geri dönüş yapmalı, halka Valiliğin kapılarını sonuna kadar açmalıdır. Bu vatandaşın Valilikten bir beklentisi de yok. Bu şehir ayrıca bir huzur şehridir. Koruma falan olmadan gönül rahatlığıyla sokaklarda, parklarda yada çarşıda yürüyüş yapabilir, halkla iç içe olabilirsiniz. Vali beyin Konya’ya artık alıştığını düşünüyorum. Bayram tatilinin ardından daha halkçı bir Vali beklediğimizi de tekrarlamak istiyorum.

15 Temmuz ve sonrasında Vali beyin duruşu ve çalışmalarına bu şehir minnettardır. Fakat unutulmamalıdır ki, o gece halkın gücüyle, sokaklara dökülmesiyle bu girişim bertaraf edilmiştir. Daha öncede dediğim gibi Milletvekilleri, Belediye Başkanları, Valiler, diğer siyasiler ve bürokratlar bu halka çok şey borçludur. Artık şöyle bir silkinip, halkçı profiline herkesin girmesinin vakti gelmiştir. Kavga değil barış ortamı oluşturduğumuz şu dönemi devam ettirmek için bunlar şarttır.

Zaman çok hızlı geçiyor, ülke bir çok badireden geçti, iyi yada kötü günleri hep birlikte yaşayarak atlatıyoruz. Sırada Kurban Bayramı var. Şimdiden tüm İslam âleminin kurban bayramını kutluyorum, kestiğiniz kurbanları Allah kabul etsin. Kurban kesemeyenlere de elimizden geldiğince yardım edelim. Bayramdan sonra görüşmek üzere, Allah’a emanet olun.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim