• BIST 97.717
  • Altın 144,131
  • Dolar 3,5713
  • Euro 3,9962
  • Konya 15 °C
  • İskandinav ülkelerinde oruç süresi 22 saati bulacak
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...
  • İskandinav ülkelerinde oruç süresi 22 saati bulacak
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...

Vali Osman Aydın'a açık mektup

Zeki Oğuz

Vali Osman Aydın ile İl Çevre ve Orman Müdürü Nuri Kunt’a açık mektup

 

Valiliğe ve İl Çevre Orman Müdürlüğüne 5 Ekimde aşağıdaki yazıyı göndermiştim. Bugüne kadar her iki kurumdan bir yanıt alamadım. Önemli bulduğum konuyu okurlarımla paylaşmak istedim.

Konyalı bir yazar-araştırmacı olarak yıllardır Toros yaylalarını, köy-belde ve ilçelerini gezerim. Bu gezilerim sonucu edindiğim birikimi çeşitli kitaplarımda topladım.

 

Bu gezilerimde şehrimizin doğa ve tarih güzellikleri yanında insanlarını tanıdım. Bu insanlar çok büyük yoksunluklar altında yaşamalarına rağmen bir dilim ekmeklerini bile paylaşmayı severler. Toprak sorunları, su sorunları vardır, büyük bir bölümü maalesef açlık sınırının altında yaşarlar. Buna rağmen devlete, emniyet güçlerine olağanüstü bağlıdırlar.

Bütün bunlara karşılık yapılarında dağların verdiği bir mertlik vardır. Haklarına tecavüz edildiğini hissettikleri anda her şeyi göze alabilirler. Hapismiş, ölümmüş akıllarına bile gelmez.

 

Toroslarda sık  gittiğim yerlerden biri de Bozkır Dereiçi Beldesi. Bu beldenin Buzyeri yaylasına gittiğimde insanları büyük bir sıkıntı içinde buldum. Anlattıklarına göre geçtiğimiz yıl eylül ayında Hadim Korualan beldesi, Dereiçi Beldesine haber vermeden onların yukarda andığım yayladaki suyu kullanageldikleri suyu vermemek için hemen harekete geçmiş. Hadim adliyesine başvurup durdurma kararı almışlar. İlkin durdurma kararı çıkmış ama nedense sonra bu karar kaldırılmış. Yaylada konuştuğum insanlarda adliyeye karşı büyük bir güvensizlik gördüm. “Bir Bozkır’a bağlı olduğumuz için hakkımız aranmıyor” diyorlardı. Yaylada anlattıklarına göre Dereiçi beldesinin minibüsü kurşunlanmış, kurşunlayanlar belli olduğu halde bir işlem yapılmamış. Yayladaki sürülerden mal götürülerek büyük miktarlarda cezalar kesilmiş.

 

Korualan belediyesi bir süre durduğu su götürme çalışmalarını yeniden başlatmış. Haliyle çok büyük bir tepki içinde Dereiçi insanları.

Bu yöre en güzel ormanlık alanlarımıza sahip bir yöre. Başıbozuk bir kanal açma çalışması ormanlık alanların tahribi anlamına gelir. Çevre ve Orman Müdürlüğümüzün bu konuda duyarlı olacağına inanıyorum.

Her iki tarafa da duyarlı bir yaklaşımla bu sorunun bir çözüme kavuşturulacağına inanıyorum. Konu savsaklandığı takdirde hiç istenmeyen sonuçlar doğurabilir.

 

Araştırmacı bir yazar olarak konuya duyarlı olacağınıza inanıyorum. Gereğini saygı ile arz ederim efendim.

 

Not: Meram Belediye Başkanımız Refik Tuzcuoğlu’nun babası Mehmet Tuzcuoğlu’nun vefatından derin üzüntü duydum. Merhuma Allah’tan rahmet, Tuzcuoğlu ailesine başsağlığı ve sabırlar temenni ederim…

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Arda Yavuztürk
04 Kasım 2007 Pazar 17:28
en güzel ormanlık alanlarımız!!!?
Yazarın bahsettiği yörenin en güzel ormanlık alanlarımıza bakmak isteyenler için resimler şu adreste.Sayın yazar siz de bakında nasıl dolduruşa geldiğinizi görün. http://www.korualankasabasi.com/HABER%2011.htm
88.231.243.201
Korualanlı
04 Kasım 2007 Pazar 13:46
Basın Yoluyla
1 Kasım perşembe günkü yazınızı okudum. Torosların mahrumiyet bölgesinde yaşayan iki belde arasındaki su anlaşmazlığıyla ilgili konuyu dile getirerek yargının baktığı bir konunun çözümünü, basın yoluyla kurumları etkileyerek çözüm üretme arayışı içinde olduğunuz anlaşılıyor! Ayrıca Dereiçi Beldesinin değerli insanlarını kışkırtmaya yelteniyorsunuz.

Yazınızda kendinizi, Konyalı bir yazar - araştırmacı ( doğrusu araştırmacı - yazar olacak ya) olarak tanıtmışsınız. Fakat sözünü ettiğiniz Buzyeri yaylasını gezip gördüğünüzden kuşku duymaktayım. Çünkü yazınızda geçen \" Bu yöre en güzel ormanlık alanlarımıza sahip bir yöre.\" sözünüzle oraları tanımadığınızı kanıtlıyorsunuz. Bu durum, sizi araştırmaya dayalı, gerçeği bulmaya yönelik yazılar yazan biri olarak düşünmemize engel olmaktadır. Aksine yazınızın ısmarlama olduğu yönünde kuşku uyandırmaktadır. Korualan sitesinde su kanalı için güzelim ormanların tahrip edildiğini gösteren fotoğraflar sanırım içinizi cız ettirmiştir.

O dağların, o yaylaların 40 – 50 yıl öncelerini bilen, pınarlarından sular içen, derelerinde çimen biri olarak yazınızda doğruyu bulamadım. Orman işine gelince insanların samimi olması lazım. Korualan tarafına yaylaya giden Bozkır\'a bağlı yaylacı köy ve beldeler Korualan ormanlarına zarar verdiler. Zarar verdiler derken eski yıllardan bahsediyorum. Şimdilerde zaten yayla taraflarında orman kalmadı.

İnsanların hak ve hukuku tanıması ve doğruda kalması dileğiyle.
88.226.50.140
Arda Yavuztürk
03 Kasım 2007 Cumartesi 22:04
Zeki Bey'e yakışmıyor...
Zeki Bey'i kitaplarından fotoğraflarından tanıyoruz.Sanatkarane bir ruh sahibi olarak biliriz.Ancak şu yazıyı okuyunca insan ne diyeceğini şaşırıyor.Çok sevdiğini söylediği Toroslardaki iki kasabayı birbirine karşı kışkırtarak nereye varacağını sanıyor anlayabilmiş değiliz.Şu cümleye bakın;'Haklarına tecavüz edildiğini hissettikleri anda her şeyi göze alabilirler. Hapismiş, ölümmüş akıllarına bile gelmez.'Ne anlama geliyor şu cümle? Yazar kimi tehdit ediyor böyle.Devletin idarecilerini kime karşı kışkırtıyor kendince.Vali Beye açık mektupmuş.Sayın yazar kimin gazına gelip yazdıysanız bu yazıyı...
Ama size katılıyorum Torosların insanı söylediğiniz gibidir...
88.231.243.201
Süleyman YILMAZ
03 Kasım 2007 Cumartesi 21:31
Sorumsuzluk
Araştırmacı gazetecilik nasıl bir şeydir?Oturduğun yerden insanları birbirine düşürmek değildir herhalde?Belgesiz konuşmak hiç değildir?Devletin resmi makamlarını yanlış yönlendirmek...Sanırım bu da değildir.Sayın Oğuz, araştırmacı gazeteciliği bize açıklayabilir misiniz?Türkiye sizin gibi sorumsuz yazarlardan çok çekti.Bilmediğiniz konularda yazmazsanız Konyalılara iyilik yapmış olacaksınız. Bu gazeteyi sıradanlaştırmaya hakkınız yok.
88.230.202.78
Dereiçi
02 Kasım 2007 Cuma 13:23
Gerçekler.
Velid durumu izah etmiş ama ben ilave edeyim.Dereiçi Belediye Başkanı halkını kandırdığı gibi sizleride kandırmış.Şöyleki.Konu ile ilgili Dereiçi Belediyesinin mahkemeye sunduğu evrakların sahte olduğu resmi yazılar ile belgelendi.Konu ile ilgili istediğiniz takdirde korualan Belediyesinden bilgi alabilirsiniz.Dereiçi Belediyesinin eylemlerinden hiç bahsetmemişsiniz.5 km su hattını iki kere hangi yasaya dayanarak kırmışlar.Bu konuda açık mektup yazdığınız sayın valimizden çok geridesiniz.Süreci aynı gazetede görevli diğer arkadaınızdan öğrenmek yerine ısmarlama yazı yazıyorsunuz.Bir sürü yer gezdim diyorsun.Gezdiğin yerlerin merkezi Korualana uğrayıp bilgi almak işine gelmedi galiba.Korualan iftiralara yasal yollardan cevap veriyor.Bu iştende alnının akıyla çıkacaktır.Dereiçi Başkanı halkını kandırmaya devam etsin.
88.254.5.58
velid
02 Kasım 2007 Cuma 00:15
Buzyeri Korualan Mülküdür.
Zeki Oğuz'un yazısını Konyanın hava kirliliğini ele almıştır hevesiyle açıp okudum.O da ne?
Toros dağlarını gezmişde Buzyeri ne varmış falan filan yazıda okudunuz.
Bu yazıyı nasıl ..... kaleme aldı...............yok............
1.Buzyeri sadece otlakiye olarak yıllık 20 gün süre ile Dereiçi ne aittir.Yani yayla olarak ancak 20 gün kullanma hakları vardır.
2.Buzyeri Korualan sınırları dahilindedir.Korualan belediyesinden izin ve ruhsat alınmadan oraya bir çivi bile çakılamaz.Mevcut evler ruhsatsız olup yasa gereği yıkılmalıdır.
3.Dereiçi belediyesi öncülüğünde dereiçi halkı Korualanlıların milyarlarca liraya mal olan su isale hattını iki defa tahrip ederek suç işlemişlerdir.Zararın tazmini için açılan dava sürmektedir.
4.Mahkeme yapılan isale hattıyla alınan su kaynağını korualanın kullanabileceğine dair izin vermiştir.
5.Konya valisi ve diğer yetkililer konuyu 1 yıldır takip ettiklerinden bu zeki gazeteciden çok daha iyi bilmektedirler.
6.Deriçinin sondajla kasabalarına temin ett
ikleri su yetip te artmaktadır.Belediye sitelerinde bunu övünerek ifade ederler.
7.Buzyeri Korualana 6 km Dereiçine 40 km mesafededir.
8.Buzyeri 20 günlük dereiçi yaylacılığı dışında Korualan mülküdür.Kaynaklar konusuna mahsus yasalar vardır.Sular nereye gerekliyse devlet tarafından oraya verilir...
9.Korualan ın içme suyu ihtiyacı bu kaynağın alınmasını zorunlu kılmaktadır.
10.Konya valiliği bu konuda Devletten para almadan ihtiyacını halk işbirliğiyle gerçekleştiren Korualan'a teşekkür borçludur.Korualan ülkeye kalkınma modeli olarak örnek gösterilmelidir.
11.Konya valiliği Dereiçi belediyesini uyararak yasalara sygılı olmalarını hatırlatlmalı,kanunsuz eylemlerini engellemelidir.
12.Dereiçi yaylacılığını huzur içinde sürdirmek istiyorsa komşularıyla barış içinde yaşamak gerektiğinin farkında olmalıdır.

İşte böyle sayın Zeki Oğuz,gazeteci yazı yazarken olayın başını sonunu iyice öğrenmelidir.
88.252.248.106
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim