• BIST 93.297
  • Altın 210,203
  • Dolar 5,3165
  • Euro 6,0196
  • Konya 0 °C
  • Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Cubeyr: “Kaşıkçı cinayeti hataydı”
  • Darbeci erlerden "polisleri vurduk" itirafı
  • Enflasyonla mücadele kampanyasına destek sürüyor! İşte Tüm Liste
  • Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Cubeyr: “Kaşıkçı cinayeti hataydı”
  • Darbeci erlerden "polisleri vurduk" itirafı
  • Enflasyonla mücadele kampanyasına destek sürüyor! İşte Tüm Liste

UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE DOSYASI "Uyuşturucuyla mücadeleye mahallelerden başlamalıyız"

UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE DOSYASI  "Uyuşturucuyla mücadeleye mahallelerden başlamalıyız"
İHH Yönetim Kurulu Üyesi Atalay:- "Türkiye'nin acil şekilde uyuşturucu sorunu haritası ve ajandasına ihtiyacı var. Sigara ve alkol konusunda başarılı bir mücadele ortaya konuluyor. Burada gösterilen çabayı uyuşturucu konusunda da göstermemiz gerekiyor. U

İSTANBUL (AA) - MÜCAHİT TÜRETKEN - İHH Yönetim Kurulu Üyesi Osman Atalay, Türkiye'nin acil şekilde uyuşturucuyla mücadele için harita ve ajandaya ihtiyacı bulunduğunu belirterek, "Uyuşturucu ile mücadele anlayışımızı değiştirmek zorundayız. Bu mücadeleyi sadece polise, jandarmaya ve devletin omuzlarına yüklersek hepimiz altında kalırız. Bu mücadeleye mahallelerimizden ve okullarımızdan başlamalıyız." dedi.

İHH İnsani Yardım Vakfı, "Mahallene ve Okuluna Sahip Çık! Uyuşturucuya Hayır!" sloganıyla 35 şehirde uyuşturucu ile mücadele konferansları başlattı.

Konu ile ilgili AA muhabirine açıklama yapan Atalay, bu etkinliklerle Türkiye'de son 4 yılda hızla yayılan uyuşturucu ve madde bağımlılığı sorununa dikkati çekmeyi, sivil toplum ve kamu kurumları arasındaki iş birliğini artırmayı, toplumda duyarlılık bilincini geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Türkiye'de 2010 yılından itibaren uyuşturucu sorununun dikkat çekici şekilde gündeme geldiğine işaret eden Atalay, şöyle konuştu:

"Vakfımız yurt içi ve yurt dışında yaptığı insani yardımlarla biliniyor. Ancak uyuşturucu ile mücadele kayıtsız kalamayacağımız bir mesele. Çocukları uyuşturucu bağımlısı olan bazı arkadaşlarımız ve bu yönde gelen taleplerden sonra böyle bir kampanya başlatma kararı aldık. Bağımlı olduktan sonra bir kişinin tedavi edilerek sağlığının yerine getirilmesi çok zor. Bağımlılık bir hastalık, bunu kabul edelim. Avrupa'da bağımlılarla ilgili yapılan birçok çalışmayı incelediğimizde, yüzde 90'ı tedavi olduktan sonra tekrar eski haline dönüyor. Yani bağımlılık çok ciddi hastalık. Önemli olan bağımlı olmadan önce önleyici neler yaparız. Biz de bu amaçla 'Mahallene ve Okuluna Sahip Çık! Uyuşturucuya Hayır!' sloganıyla bir kampanya başlattık. Kampanya kapsamında 35 şehirde konferans veriyoruz. Gittiğimiz şehirlerde il sağlık ve milli eğitim müdürlükleri ile birlikte çalışıp beraber çözüm arıyoruz."

Türkiye'nin 47 ilinde uyuşturucu madde kullanımının görüldüğünü dile getiren Atalay, "Uyuşturucu nedeniyle 26 şehrimizde ölüm vakası gerçekleşiyor. İstanbul'da 39 ilçenin 22'sinde uyuşturucu kullanımı ve buna balı nedenlerle ölümler oluyor. Cezaevlerindeki mahkumların yüzde 21'i uyuşturucu madde suçlarından yatıyor. 48 bin kişinin bu suçla cezaevinde olması önemli bir soruna işaret ediyor. Cezasını yatıp çıkan sabıkalılar ciddi bir rehabilite görmeden yeniden toplum içerisine dahil oluyor." ifadelerini kullandı.

Sentetik uyuşturuculara dikkati çeken Atalay, son yıllarda gündemde olan en tehlikeli uyuşturuculardan biri olarak bilinen bonzainin üretiminin, temininin ve fiyatının daha uygun olması nedeniyle büyük tehlike arz ettiğini vurguladı.

Emniyet kaynakları verilerine göre, bonzainin yakalandığı illerin başında İstanbul, Bursa, İzmir ve Antalya'nın geldiğini söyleyen Atalay, şunları kaydetti:

"Gençlerimizi zehirleyen bu çok tehlikeli uyuşturucunun merdiven altında üretiliyor olması da ayrı bir problem. Uyuşturucudan hayatını kaybedenlerin yüzde 90'ı, 35 yaş altı gençlerden oluşuyor. Bağımlıların yüzde 82'si 20-35 yaş aralığında yer alıyor. Son üç yılda alkol ve uyuşturucu kullanımı sebebiyle hakkında yasal işlem yapılanların yüzde 20'si ise çocuk dediğimiz yaşta. Asıl yoğunlaşmamız gereken alan burası. Bakırköy AMATEM'e 2014 yılı temmuz ayında tedavi için başvuru sayısı 6 bin civarında olarak açıklanmıştı. Tehlikenin boyutunu anlamak için çarpıcı bir bilgidir bu."


- "Uyuşturucu ile mücadelenin tek merkezden yürütülmesi gerekiyor"

Gerçek verilere sahip olunamadığı için uyuşturucu sorununu tahlil edecek, masaya yatırabilecek bir araştırma raporunun bulunmamasının önemli bir sorun olduğuna işaret eden Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Uyuşturucu bağımlısı, satıcısı, tedavi gören ve hayatını kaybedenlerle ilgili elimizde veri bulunmuyor. Ölüm vakalarında aileler adli tıp raporlarında 'uyuşturucu madde sebebiyle öldü' şeklinde not düşürmediği için gerçek sayıları bilemiyoruz. Türkiye'nin acil şekilde bu konuyla alakalı harita ve ajandaya ihtiyacı var. Sigara ve alkol konusunda başarılı bir mücadele ortaya konuluyor. Burada gösterilen çabayı uyuşturucu konusunda da göstermemiz gerekiyor. Uyuşturucu ile mücadelenin tek merkezden yürütülmesi gerekiyor. Bunun için bir kuruma ihtiyacımız var ve Yeşilay'ın bu mücadelenin merkezi seçilerek yeniden yapılandırılması gerek. Madde bağımlılığı mücadelesinde Türkiye'nin acilen bir model oluşturulması gerekiyor."

Atalay, uyuşturucu ile mücadelede devlet sivil toplum işbirliğinin güçlendirilmesinin önemine değinerek sorunu salt güvenlik güçlerine ya da sağlık kurumlarına havale ederek çözmeyi düşünmenin büyük hata olacağını belirtti.

İHH'nın uyuşturucu ile mücadele için başlattığı kampanya hakkında bilgiler veren Atalay, şunları aktardı:

"Uyuşturucu ile mücadele anlayışımızı değiştirmek zorundayız. Bu mücadeleyi sadece polise, jandarmaya ve devletin omuzlarına yüklersek hepimiz altında kalırız. Bu mücadeleye mahallelerimizden ve okullarımızdan başlamalıyız. Sokak ve mahallelerden dağıtımı yapılan uyuşturucu illeti ile mücadeleyi aynı şekilde mahallelerimize sahip çıkarak yapabiliriz. Uyuşturucu imalatı merdiven altında ve mahallelerimizde üretilip yine mahallelerimizde satılıyor. 50 bini aşkın muhtarımız, 86 bin camimiz, 62 bin okulumuz, 1389 belediyemiz var. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın personel sayısı 117 bin. Emniyet Genel Müdürlüğü'nde ise 273 bini aşkın personel görev yapıyor. Bunların tümü mahallelere bir şekilde hizmet veriyor. Yani uyuşturucu ile mücadele için çok büyük bir kamu potansiyelimiz var. Mahallenin içinde büyüyen gençlerimiz okul, cami, belediye, emniyet, berber, bakkal ve kahvelerin kültürel kimliğinden bir şekilde etkilenirler. Mahalle halkı ve toplumun tüm kesimleriyle içli dışlı olan bu potansiyel gücü bilinçlendirmeli ve duyarlı hale getirmeliyiz."








AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim