• BIST 83.675
  • Altın 250,136
  • Dolar 6,1048
  • Euro 6,8129
  • Konya 14 °C
  • İşte yeni sistemin detayları Üniversite sınavında bir değişiklik yapılacak mı?
  • Bakan Akar yeni askerlik sisteminin tüm detaylarını açıkladı
  • Lise sistemine 'uluslararası metodoloji' ile 'yerlilik ve millilik' damgası
  • İşte yeni sistemin detayları Üniversite sınavında bir değişiklik yapılacak mı?
  • Bakan Akar yeni askerlik sisteminin tüm detaylarını açıkladı
  • Lise sistemine 'uluslararası metodoloji' ile 'yerlilik ve millilik' damgası

Uyum Bozukluğu Nedir?

Uyum Bozukluğu Nedir?
Uyum bozukluğu, kişi, köklü bir değişim ya da kayıp gibi bir stres kaynağıyla başa çıkamadığı ya da onu değerlendiremediği zaman ortaya çıkan kısa süreli bir durumdur.

 

Uyum Bozukluğu Nedir?

Uyum bozukluğu, kişi, köklü bir değişim ya da kayıp gibi bir stres kaynağıyla başa çıkamadığı ya da onu değerlendiremediği zaman ortaya çıkan kısa süreli bir durumdur.

Uyum bozukluğu, kişi, köklü bir değişim ya da kayıp gibi bir stres kaynağıyla başa çıkamadığı ya da onu değerlendiremediği zaman ortaya çıkan kısa süreli bir durumdur. Bu rahatsızlıkta hüzün, umutsuzluk, iş ya da sosyal aktivitelere karşı ilgi kaybı gibi depresyona özgü belirtiler ortaya çıktığı için, kimi zaman “ durumsal depresyon” adını da almaktadır. Major depresyonun aksine, uyum bozukluğu, dış kaynaklı bir stres tarafından tetiklenir ve kişi duruma adapte olduktan sonra ortadan kalkar.

Rahatsızlığı tetikleyen stres faktörleri kişiden kişiye değişebilmekle birlikte, genellikle aşağıda sayıldığı gibidir:

Bir ilişkinin ya da evliliğin sona ermesi

İş kaybı ya da iş değişikliği

Sevilen birinin ölümü

Kişinin kendisinde ya da sevdiği birinde ciddi bir hastalık ortaya çıkması

Kişinin bir suçun mağduru olması

Kaza geçirme

Yaşamda büyük bir değişiklik meydana gelmesi (evlenme, çocuk sahibi olma ya da emekliye ayrılma gibi)

Yangın, sel, fırtına gibi bir doğal afet geçirme

 

Uyum bozukluğu olan kişi, yaşadığı stresli olaya bir tepki olarak, duygusal ve /veya davranışsal belirtiler gösterir. Belirtiler, olaydan yaklaşık üç ay sonra başlar ve en fazla altı ay sürer. Altı aydan uzun sürdüğüne çok nadiren rastlanmaktadır. Uyum bozukluğunda, stresöre verilen tepki, tipik olarak gözlenen ya da beklenenden daha fazla olmaktadır. Belirtiler, kişinin işlevselliğinde problemlere sebep olabilir, kişi uyuyamayabilir ya da çalışamayabilir.

Uyum bozukluğu, post travmatik stres bozukluğundan (PTSB) farklı bir durumdur. PTSB, hayati tehlike içeren bir duruma verilen tepkidir ve daha uzun sürer. Uyum bozukluğu ise kısa sürelidir, altı ayı aştığı durumlar çok nadir görülür.

Uyum Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir ?

Uyum bozukluğu çok çeşitli semptomlarla seyredebilir. Bunlar:

Umutsuzluk hissi

Üzüntü

Sık ağlama

Anksiyete (kaygı- gerginlik)

Endişe

Baş veya karın ağrıları

Kalp atışının anormal ya da çok güçlü olması hissi

İnsanlardan ve sosyal aktivitelerden izolasyon, geri çekilme

İşe ya da okula gitmeme

Kavga, kontrolsüz araba kullanma ya da yağma gibi tehlikeli ve yıkıcı davranışlarda bulunma

İştahta değişmeler : İştah kaybı ya da çok fazla yeme

Uyku problemleri

Halsiz ya da yorgun hissetme

Alkol ya da diğer madde ve ilaç kullanımlarında artış

Çocuk ve ergenlerde bu belirtiler daha çok davranışsal boyuttadır. Okuldan kaçma, kavga etme ve dışavurumlar gözlemlenebilir. Yetişkinler ise hüzün ve anksiyete gibi, daha duygusal tepkiler vermektedirler.

Uyum Bozukluğunun Görülme Sıklığı Nedir?

Uyum bozukluğuna çok sık rastlanır ve bu rahatsızlık, cinsiyet, yaş, ırk ya da yaşam biçimlerinde fark gözetmeksizin, her insanı etkileyebilmektedir. Bu rahatsızlık her yaşta ortaya çıkabilmektedir ancak; ergenliğe, orta yaşa ya da yaşlılığa geçiş gibi yaş dönümlerinde görülme oranı artmaktadır.

Uyum Bozukluğum Olup Olmadığını Nasıl Anlarım?

Böyle bir rahatsızlığınız olduğundan şüpheleniyorsanız mutlaka doktorunuzu görmeniz gerekmektedir. Eğer belirtiler o anda mevcutsa doktorunuz, tıbbi geçmişinizi inceleyerek ve fiziksel muayenenizi yaparak işe başlar. Uyum bozukluğunun tespit edilmesi için kullanılan herhangi bir laboratuar testi olmasa da doktor, belirtilerinizin kaynağının fiziksel bir hastalık olup olmadığını belirlemek için, kan testleri ve röntgen filmi gibi bir takım testler de isteyecektir. Doktorunuz ayrıca, post travmatik stres bozukluğu, depresyon ya da anksiyete bozukluğu gibi diğer ruhsal problemlerin olup olmadığını da inceleyecektir.

Doktor, bu rahatsızlığın tanısını, belirtilerinizin yoğunluğu ve şiddetine ve bu belirtilerin günlük hayat fonksiyonlarınız üzerinde oynadığı role dair söylemlerinizden doğru yaptığı çıkarımlara göre koyacaktır. Genellikle, strese karşı verilen tepki normal olarak beklenenden yüksekse ya da günlük işlevselliği etkiliyorsa uyum bozukluğundan şüphelenilir. Eğer bu rahatsızlıktan şüphelenilirse de, doktor kişiyi ruh hastalıklarının tedavisi konusunda uzmanlaşmış profesyoneller olan psikiyatristlere ya da psikologlara yönlendirecektir.

Uyum Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Uyum bozukluğunda en sık kullanılan tedavi yöntemi psikoterapidir. Terapi kişinin, stresörün hayatını nasıl etkilediğini anlamasına yardımcı olur. Yanı sıra kişinin daha güçlü başa çıkma becerileri oluşturmasında etkilidir. Kişinin kendi endişelerini, kendisi gibi stresle başa çıkmaya çalışan insanlarla paylaşabileceği destek grupları da faydalı olabilmektedir. Bazı vakalarda anksiyete semptomlarını kontrol etmek ve uyku problemlerini ortadan kaldırmak için ilaç tedavisine de başvurulmaktadır.

Eğer bu rahatsızlığın belirtilerini bulunduruyorsanız, tıbbi yardım almanız çok önemli bir konudur. Çünkü uyum bozukluğu tedavi edilmezse, major depresyona sebep olabilmektedir. Yanı sıra, stres veya anksiyete ile başa çıkabilmek için alkol ya da maddeye yönelirseniz de madde kötüye kullanımı problemleri yaşayabilirsiniz.

Uyum bozukluğu olan insanların çoğu tamamen iyileşmektedir. Bu rahatsızlık üzerine tedavi gören kişilerin, semptomlar başlamadan önce, yaşam içersinde daha iyi işlev göstermelerini sağlayan becerilere sahip oldukları da bir gerçektir.

Uyum Bozukluğu Önlenilebilir Mi?

Bu rahatsızlığı önlediği bilinen bir yol bulunmamaktadır. Ancak aileden ve sosyal çevreden gelecek güçlü bir destek kişinin karşılaştığı strese yol açan olayı atlatmasında önemli bir rol oynayacaktır. Alınabilecek en iyi önlem ise, tedaviye erken başlanmasıdır. Bu sayede belirtilerin yoğunluğu ve şiddeti azaltılıp, kişinin daha güçlü başa çıkma becerileri kazanması sağlanabilmektedir.

 

Derleyen; Müjdat GÖKÇE

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
llllllllllllllll
15 Mayıs 2017 Pazartesi 16:44
16:44
teşşekürler bilgilendik güzel yazı olmuş
85.104.205.239
muhammet
21 Ağustos 2015 Cuma 12:47
12:47
Bunun psikiyatrı alanında yüzde oranı nedir? SAYGILAR!!
5.46.120.252
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim