• BIST 82.166
  • Altın 147,844
  • Dolar 3,8195
  • Euro 4,0719
  • Konya -2 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

Ümmeci

Zeki Oğuz

Kahvenin önünden gelir geçersin/lavantalı kokuları sürer tütersin. (Bir Tatköy türküsü)

Tepemizdekiler, demokrasi, diye yırtınıyorlar ya hepsi palavra. Koltuklarına sahip oldukları kadar demokrattır onlar. Hangi partiye bakarsanız bakın lidere rağmen, bir fikir öne sürecek babayiğit çıkar mı partilerde? Hemen kapının önünde bulur kendisini.

Geçmişte köylerde yaşıyordu gerçek demokrasi. Anlatacağım ama Dimo Dede ile ilgili küçük bir anıdan söz etmem gerek. Onu yakından tanıyanlardan dinlemiştim. Onu ben de tanımıştım çocukluğumda. Sert mizaçlı biriydi. Akrabamız olurdu. Boyacı talaşında bizim evin arka sokağında iki katlı bir evi vardı ve hep öğrenciler kalırdı o evde.

1950’lerde muhtarmış Dimo Dede. Bir gün köyün işleri için Konya Valisinin huzuruna çıkar. Her ne olduysa vali Dimo Dedeyi azarlamaya kalkar. Dede valinin yakasına yapışır ve bağırır. Sen atanmışsın, ben seçilmişim, edebinle otur oturduğun yerde, diye. Bu örnek hep yer etmiştir içimde, bir köylünün demokrasiyi benimsemesi açısından.

O çocukluk yıllarımın köyünde sürekli işleyen bir demokrasi vardı. Köyü ve köylüyü ilgilendiren işlerde danışma, istişare vardı. Kararlar ortak alınır ve uygulanırdı. Bu kararların alınma mekânları muhtar odası, köy odalarıydı. Muhtar vilayet ile olan işlerde bir aracıydı. Köyün önde gelenlerine danışmadan iş yapamazdı. Yapsa bile uygulama şansı olmazdı.

Yolcu, sığır çobanı, bağ bekçisi, dağ bekçisi, ramazan davulcusu köyün yoksullarının yaptığı işlerdi. Yolcu kışın iyice bozulan yayla ve tarlalara giden yollara bakardı. Bahardan güz aylarına kadar sürerdi işi.Hak ettiği ücreti nakit olarak aldığı gibi harman sırasında buğday olarak da alabilirdi. Bazen yollar öylesine bozulurdu ki köylü toplanarak ümmeci yapar, birlikte onarırlardı bozulan yolları.

Ümmeci en çok ekin işleme sırasında ve çift sürme zamanı uygulanırdı. Mevsimin geçme, geç kalma endişesiyle, işi biran önce bitirebilmek için yapılırdı ümmeci. Yapılan çağrıya hiç kimse kayıtsız kalmaz, çok önemli bir engelleri yoksa mutlaka katılırlardı.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim