• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Konya 17 °C
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'
  • FETÖ, Görmeze başkalarının eliyle operasyon çekiyor!
  • FETÖ'den yeni tehdit: 2 buçuk ay sabredin!
  • Bakan açıkladı: 'Ramazan ayının ilk haftası...'

"Uluslararası Şehir ve Medeniyet" sempozyumu

"Uluslararası Şehir ve Medeniyet" sempozyumu
TOKİ Başkanı Turan: - "TOKİ 1984'te kurulmuş. 2002'ye kadar 18 yılda 43 bin konut üretmiş bir idareden, aynı yasayla son 14 yılda 740 bin konut üreten bir idareye geçti. Sadece 2016 yılında rekor kırarak 64 bin konut ürettik"- "İnsanı merkeze alan, farklı

MALATYA (AA) - Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Mehmet Ergün Turan, TOKİ'nin 1984'te kurulduğunu hatırlatarak, "2002'ye kadar 18 yılda 43 bin konut üretmiş bir idareden aynı yasayla son 14 yılda 740 bin konut üreten bir idareye geçti. Sadece 2016 yılında rekor kırarak 64 bin konut ürettik." dedi.

Turan, Yeşilyurt Belediyesi ve İnönü Üniversitesi işbirliğiyle Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Uluslararası Şehir ve Medeniyet Sempozyumu"na katıldı.

Kadim ve köklü bir geçmişe sahip olan Malatya'da bu toplantının yapılmasının ayrı bir önemi olduğunu belirten Turan, Malatya'nın tarih boyunca çeşitli kültür ve medeniyetlere ev sahipliği yapmış, hem maddi hem manevi kültürel açıdan zengin bir şehir olduğunu söyledi.

Medeniyet ve şehir kavramlarının kültürde önemli bir yer tuttuğunu aktaran Turan, "İnsan yaşamının ve ruhunun geliştiği, büyüdüğü ve beslendiği ortamlar, doğal olarak medeniyetin temellerini oluşturur. Kültürümüzde insanla medeniyetin, medeniyetle şehrin bir araya getirilmesi boşuna değildir çünkü medeniyet insanın hem maddi hem de manevi boyutunda olgunlaşmasını sağlayan bir iklimi oluşturur." diye konuştu.

Turan, bütün şehirleriyle mutluluğu elde etmek için birbirlerine yardım eden bir milletin erdemli ve mükemmel bir millet olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

"İnsanlarının maddi ve manevi ihtiyaçlarının karşılandığı, çevresel ve estetik değerlere dayalı mekanların üretildiği, insanın mutlu ve huzurlu olduğu yaşam alanlarının üretilmesi sanırım hepimizin ortak gayesidir. Gelişen ve değişen şehirlere, ekonomik gelişmişliğe ve yaşam tarzına bağlı olarak daha nitelikli ve konforlu yaşam alanlarının oluşturulması için büyük çabalar sarf ediliyor. Üniversitelerde bilim adamları, belediyeler, mühendis-mimarlar, bizim gibi bu iş için görevlendirilmiş kamu kuruluşları, hep iyisini ve daha güzelini yapma peşindedirler. İnsanı merkeze alan, farklı kültürleri kaynaştırabilen, farklı ekonomik katmanların oluştuğu, kent dokusunun korunduğu, çevrenin gözetildiği, her yaşa her gruba alternatifler sunabilen doğru planların projelerin peşindeyiz. Yüksek katlı modern binalar ve dev kuleler bugün büyük şehirlerin gerçeği olmakla birlikte, özlenen bir kentsel ortamı göstermiyor. Kadim kültürümüzde yüksek binanın ölçütü, ağaçların boyu kabul edilirken bugün geldiğimiz noktada yüksek katlı dev binalar özellikle büyükşehirler için cazip hale gelmiştir."

Kentlerin sadece kalabalıkların barındığı yerler olmaması gerektiğine işaret eden Turan, "İnsan fıtratına uygun kentsel mekanların üretildiği, insanın manevi boyutunun da düşünüldüğü ve dikkate alındığı şehirler olmalıdır. Konut, insanların barınma ve yaşam alanı olarak kullandığı, bireylerin yaşamsal ihtiyaçlarını giderdikleri, sosyal ilişkilere girdikleri temel bir yaşam boyutudur. Onun için konutun, ailenin yaşam kalitesi açısından asgari niteliklere ve yeterliliklere sahip olması gerekmektedir." diye konuştu.

- Bir yılda 64 bin konut

Konutun, eğitim, güvenlik, sağlık, çalışma hayatı, sosyal yaşam, sosyal ilişkiler gibi diğer yaşam boyutlarını da doğrudan etkilediğine dikkati çeken Turan, şunları kaydetti:

"TOKİ olarak son 13 yıl içinde 744 bin konut rakamına ulaştık. TOKİ, son 13 yılda, dünyada örneği olmayan, Anadolu'da garip gureba, konuta erişmesi mümkün olmayan yüz binlerce aile için barınma alanı sağlamıştır. İnşallah bundan sonra söylediğimiz medeniyet tasarrufuna uygun şehirler inşası konusunda daha ciddi çabalar ortaya koyuyoruz. TOKİ 1984'te kurulmuş. 2002'ye kadar 18 yılda 43 bin konut üretmiş bir idare, aynı yasayla son 14 yılda 740 bin konut üreten bir idareye geçti. Sadece 2016 yılında rekor kırarak 64 bin konut ürettik. Bunların yeterli olduğunu söylemiyorum. TOKİ şu anda ülkemizin yüzlerce şantiyesinde konut inşasına devam ediyor. Bizim şu anda 3 temel konseptimiz var. Son 2,5 yıldır yatay mimariyi esas alan yöresel mimarları gözeten ve mahalle kültürü kavramını gözetmeye çalıştığımız, yani esnafın olduğu, geleneksel kültürümüzdeki gibi binaların altında küçük esnafın olduğu model projeler olacak. Şehirler insanların, çocukların ve genç nesillerin gelecek tasavvurunu belirler. Çocuklarımıza ve gelecek nesillere yaşanabilir, sağlıklı kentler ve konutlar bırakmak için daha büyük çaba sarf etmeliyiz."

- "Silahlar Türkiye’ye çevrildiğinde dünyadan ses gelmemesi enteresan"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık da şehirleri inşa ederken medeniyeti devamını sağlama konusuna hassasiyet gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Şehirlerin önemine dikkati çeken Çalık, "Şehirleri inşa ederken kendi kimliğine, güzelliğine ve tarihine uygun inşayı yapmakla hepimiz mükellefiz." dedi.

Türkiye’de geçmişten bugüne medeniyeti yansıtan çok önemli şehirlerin bulunduğunu aktaran Çalık, tarihi eserlere sahip çıkma adına AK Parti iktidarları olarak 15 yıldır vakıflarla çok önemli çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.

"Tarihine sahip çıkmak, geleceğine sahip çıkmaktır" dediklerini anlatan Çalık, "Kurucu Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını yapmış kişi olarak, şehir ve medeniyetteki kimliksizleştirmeye dikkat çekiyor. 'Şehirleri inşa ederken kimlikleri korumalısınız ve medeniyeti insanlarınıza, geleceğimize miras olarak bırakmalısınız' diyor." şeklinde konuştu.

Çalık, her alanda gelişme sağlarken Türkiye üzerinde oyunlar oynandığını belirterek şöyle devam etti:

"Türkiye’de terör örgütleri, nöbet değiştirerek caniliğe, terör saldırılarına devam ediyorlar. Bir taraftan PKK, PYD, DAEŞ saldırılarını yaparken bir taraftan da 40 yıldır kılcal damarlarımıza kadar inen, bir kanser şeklinde yayılan Fetullahçı Terör Örgütü'nün yaptığı darbe girişimi hepimizin millet olarak, ümmet olarak ayağa kalkmamıza vesile oldu. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarımız tankların önüne çıktı. BM’nin kapısının önünde bir silah var ve silahın ucu düğümlenmiş vaziyette. Savaşa, silaha, son vermek için bu silahın ucunu düğümlemişler ama bütün silahların Türkiye’ye çevrildiği bir dönemde dünyadan hiçbir sesin gelmemesi çok enteresandır. Bütün terör örgütlerinin silahları Türkiye'nin üzerine çevrilmiş vaziyette. Tüm dünya şunu gördü, silahlar ülkemize çevrilmiş olsa da bu ülkeye bir kez daha hiçbir cunta, hiçbir kurum, kuruluş, ülke darbe yapmaya kalkamaz. Hepimiz o gece abdestlerimizi alıp, namazlarını kılıp sokaklara çıktık. Bilsinler ki bundan sonra eğer Türkiye Cumhuriyeti'nin üzerinde oyunlar oynanmak istenirse ve bir kez daha darbe yapılmak istenirse bu millet sadece abdestini alıp çıkmakla kalmaz, bütün milletimiz silahlanarak o darbenin karşısında dimdik durur. Bir kez daha ülkemiz üzerinde oyunlar oynanamayacak inşallah."

- Diğer konuşmacılar

AK Parti İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç da coğrafyaların insan karakterleri üzerinde etkisi bulunduğunu bildirdi.

Ege, Marmara, Doğu ve Güneydoğu'ya bakıldığında farklı bir karakterler görüleceğine işaret eden Dalkılıç, "O halde insan coğrafyadan etkilenir. Eğer coğrafyadan etkilenirse şehirden de etkilenir. Şehirden etkilendiği gibi evden, aileden etkilenir. O halde insan ve şehri birbirinden ayırmak mümkün değil." dedi.

AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin de kentlere kalıcı eserler bırakanlara teşekkür etti. FETÖ'nün darbe girişimine dikkati çeken Şahin, halkın buna karşı dimdik durduğunu söyledi.

Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, sempozyuma Tükiye’nin yanı sıra İran ve Hindistan’dan da bilim adamlarının katıldığını aktardı.

İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdulkadir Baharçiçek, son derece kritik dönem ve süreçten geçen Türkiye’nin düşünülenden daha da güçlü bir ülke olduğunu, bunun temel kaynağının ise sahip olunan değer ve medeniyet olduğunu vurguladı.

Konuşmaların ardından, 2 gün sürecek sempozyumun oturumlarına başlandı.

AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim