• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -2 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Ülke Yanlış Yönlendiriliyor

Ufuk Karadavut

Bir işin içine ülke dışından bazı ülkelerin dâhil olması ve bu ülkelerin içimizdeki uzantılarının da destek vermesi beni her zaman tedirgin etmiştir. Son zamanlarda yaşadığımız terör olayları zaman içinde biraz daha artacağa benziyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletlerinin ve Almanya’nın bizleri teröre karşı yapmış olduğumuz mücadele de haklı bulması aslında tedirgin edicidir. Arka planında başka art niyetler aramak gerektiğini düşünüyorum. Özellikle bu iki ülkenin bu işlerin kaşınmasında ve ilerletilmesinde doğrudan etkilerinin olduğunu söylemek yanlış olmaz. Elbette diğer ülkelerinde buna katkıları oluyordur. İngiltere, İsrail, Fransa ve İran’ın bu yapılanmanın dışında tutulması mümkün değildir. Sanki hepsi el birliği etmişçesine Türkiye’nin terörle mücadelesini destekliyorlar.

Bu desteğin ardında daha farklı şeyler aramaya başlarken, birden bire Türkiye anlam veremediğimiz bir şekilde NATO’yu toplantıya çağırdı. Toplantıda bu oluşumdan destek istendi. Oysa bukendi iç işimizdi ve NATO’yu kesinlikle ilgilendirmezdi. Ama ne hikmetse NATO’da destek vereceğini söyledi. Bir anlamda kendi ayağımıza sıkmış olduk. İsteyerek ya da istemeyerek bu olayı uluslararası boyuta taşımış olduk. Aslında PKK’nın istediği olmuş oldu. Çünkü PKK ve içimizdeki uzantılarının yıllardan beridir söyledikleri şeylerin başında bu olayın uluslararası bir alanda tartışılması ve buna göre kararın alınmasıydı. Şimdi bu olmaya başladı. Yani yine PKK bir şekilde kazandı ve kazanmasına göz yumuldu. Bu olayın uluslararası alana taşınması demek bütün boyutları ile ülkelerin iç işlerimize doğrudan müdahale etmesi anlamı taşımaktadır.

 

            HDP Neden Sessiz

            Bütün bu olan bitenden sonra dikkat çeken bir olay da çikolatalı PKK olarak tanımladığımız HDP’deki sessizliktir. Gerçekten sanki olayları desteklercesine anormal bir sessizlik hâkim durumdadır. Yoksa gelişmeleri onlar mı kontrol ediyor diye insanın akılına gelmiyor değil. Yoksa birkaç terörist öldüğünde ortalığı kasıp kavuranların şimdilerde neredeyse seslerinin çıkmaması dikkat çekicidir. Bu olayların sonucunda PKK ve yandaşları ikinci kez kazanacaklar. Uluslararası boyuta taşınma ile kazanan PKK aynı zamanda Türkiye ve diğer devletlerin ortaklaşa yürüttükleri çalışmalar ile Suriye’de bir değişim çalışması yapmaya çalışıyorlar.

Toplam uzunluğu 911 km olan Türkiye-Suriye sınırında IŞİD olarak tanımlanan terör örgütünün kapladığı alan 50 km kadar. Geri kalan 860 km’lik alan ise PYD olarak ifade edilen PKK’nın Suriye kolu tarafından kontrol ediliyor. Yani PKK idaresinde bulunuyor. Onlarca ülke bir araya gelerek işte bu 50 km’lik alandakiler ile mücadele etmeye çalışıyor.  Bu alanda yerleşmiş olan IŞİD’çiler buradan temizlendiğinde o bölgeye PKK-PYD güçleri yerleşecek. Yani bir anlamda 911 km’lik sınırın tamamında PKK-PYD söz sahibi olacak. Böylece büyük kürdistanın ikinci ayağı olan kısımda tamamlanmış olacaktır. Kuzey Irak’taki yönetim ile kısa zaman içinde yapılacak olan birleşme olayı biraz daha netleştirecektir. Bundan sonra ise işin üçüncü kısmına yani Türkiye’nin güney doğusunun buralar ile birleşmesi sağlanacaktır. Açılım ile bu konuda çok ciddi aşamaların kat edildiği açıktır. Bundan sonra daha sert ve daha acımasız bir şekilde Kürtçülük baskısının ülkemizin iliklerine kadar hissettirileceği anlaşılmaktadır. Bütün bunları PKK ve yandaşları çok iyi bildiklerinden sessiz bir şekilde olayları seyretmekle yetiniyorlar.

Etkili ve yetkililerinin konuşmaları ise anladığımız kadarı ile önümüzdeki dönemde yapılması planlanan erken seçime yöneliktir. Bu seçimde söylenecek ve kendilerini mağdur gösterecek fazla bir şey kalmadığından terör ile mücadele noktası ön plana çıkarılacaktır. Bunda ne derece başarılı olunacaktır. Bilmek oldukça zordur. Ancak ülkede herkes bir şekilde halkı yönlendirmeye ve onu etkilemeye çalışıyor. En çok etkileyen doğru ya da yanlış istediklerini yaptırma konusunda öne geçmiş oluyor. Ülke her halükarda kaybediyor. Ama olsun önemli olan ülke değil birilerinin ceplerinin dolmasıdır. 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim