• BIST 89.931
  • Altın 145,423
  • Dolar 3,5968
  • Euro 3,9078
  • Konya 17 °C
  • Ertem Şener'den Hakan Şükür'e Çok Sert Tepki: Buraya Hainler Bağlanamaz
  • Meteoroloji uyardı: Bu illerde yağış bekleniyor
  • Hakan Şükür ve Arif Erdem FETÖ'den değil aidattan ihraç edildi!
  • Ertem Şener'den Hakan Şükür'e Çok Sert Tepki: Buraya Hainler Bağlanamaz
  • Meteoroloji uyardı: Bu illerde yağış bekleniyor
  • Hakan Şükür ve Arif Erdem FETÖ'den değil aidattan ihraç edildi!

Turkuaz formalılar için Paris moda haftası bitti

Kasım Göçer

Türk milli takımının hocası ve oyuncuları  Paris Moda Haftası'na katılma hakkını elde ettiklerini düşünürken birden bire kendilerini Avrupa Futbol Şampiyonası'nda bulunca yaşadıkları şokun etkisiyle istedikleri oyunu sahaya koyamadılar.  Formasında bayrağının rengi dışında farklı renkler taşıyan tek milli takım olan Türkiye milli takımı İspanya karşısında turnuvanın en farklı mağlubiyetini aldı.

Altmışından sonra dar paça pantolon ve çorapsız ayakkabı ile gezen kibir abidesi adamla 2000 yılında UEFA kupasını kazanan o hırslı adamın aynı kişi olduğuna inanmak gerçekten çok güç.

2000 yılındaki Galatasaray'ın virtüözü Hagi kariyerinin zirvesine çıkmışsa bunu  arkasında yorulmak bilmeyen ve makine gibi işleyen  Okan, Suat ve Emre gibi oyunculara borçluydu. İki Hagi olsaydı Galatasaray o başarılara imza atamazdı. Çünkü iyi bir takımın bir virtüözü vardır. Lucescu Beşiktaş'tayken çoğu maçta Sergen ve Tümer 'i yanyana oynatmazken vardı bir bildiği. Üstelik ortasahada Guinti , Tayfur gibi önemli iki önliberosu olduğu halde bu riske girmiyordu.

Milli takımın hocası sinyor Terim ortasahayı  teknik kapasitesi yüksek ancak savunma özelliği olmayan Hakan Çalhanoğlu, Oğuzhan, Selçuk gibi oyunculardan oluşturmakta ısrar etti. Takımın tek savunmaya dönük orta saha oyuncusunu ise stoper oynatmakta inatlaştı. Yaptığı yanlıştı. Yaptığı Galatasaray'ı UEFA kupası şampiyonu yaparken uyguladığı oyun sistemini tümüyle inkar etmekti. Terim ortasahayı generallerden kurunca savaşacak asker kalmadı.

Şimdi Terimsever medya diyor ki gücümüz bu. Demek istiyorlar ki zayıf bir takımımız var. Bizim milli takımımızdaki oyuncular İzlandalı oyuncular kadar kaliteli değil mi. Fransa'ya maç sonuna kadar direnen, İsviçre'ye on kişi ile direnen Arnavutluk kadar da mı güçlü değiliz. Ya da Kuzey İrlanda ile bizim milli takım aynı kefeye çıkarılır mı. Madem gücümüz bu kadar neden orta sahayı koşan savaşan adamlardan oluşturup hızlı adamlarımızla kontra aramıyoruz. Elimizde yeteri kadar stoper seçeneği yok. Bunu kabul ediyoruz. Ancak Atınç, Ersan, Ali Turan gibi seçenekler varken ortasahamızın belkemiği Mehmet Topal nasıl stoper oynatılır. Mevkisinin sıradan bir adamı bile çakma bir stoperden daha başarılı olur. Belki mevkisinde Avrupa'daki sayılı oyunculardan birisi olan Mehmet Topal'ı savunmada oynatan imparatorumuz sırf bir inat uğruna, orta sahanın direncini kendi elleriyle kırdı. Çünkü futbolu bir tek o biliyor.

Formsuz Arda'yı seyircinin önüne atan da Fatih Terim'dir. Tek başına orta sahanın yükünü taşıyamayacağı belli olan Ozan Tufan'ı ateşe atan da Fatih Terim'dir. Orta sahanın bu sezonun en çok top kapan oyuncusu Ali Çamdalı ve Mehmet Topal ile kurulduğunu düşünün. Bu kadar pozisyon verirmiydik. Bu kadar çaresiz kalırmıydık. Tabiri caizse iki hamalın önünde ne Arda bu kadar kötü görünürdü, ne Hakan Çalhanoğlu bu kadar etkisiz olurdu.

İddia ediyorum milli takıma seçilmeyen oyuncular arasından Aykut Kocaman'ın belirleyeceği bir onbir bu milli takımı rahat yenerdi, bu guruptan da çıkardı. Fatih Terim İtalya macerasından sonra kendini yitirmiştir. Kendisinin gelmiş geçmiş en büyük teknikdirektör olduğuna inandığı için gerçekleri görmüyor. Milli takıma uygulatmak istediği sistem prese dayalı günümüz futbolunda uygulanması imkansız bir fanteziden ibarettir. Bu hayalden bir türlü kurtulamıyor.  2008 yılında  yarı final oynarken  Terim ortasahayı   Emre Belözoğlu  Mehmet Aurelio, Mehmet Topal gibi iki kişilik koşan oyunculardan kuruyordu. Şans da yanımızdaydı ama unutulmamalı ki şans doğruları yapanın yanındadır.  Orta sahada bir Emre bir Aurelio varsa Mehmet Topal bile stoper oynar. Aksi takdirde mutlaka Mehmet Topal'ı ön libero oynatmak zorundasın. Ozan bir Emre değil. Emre kadar sert ve mücadele güçü yüksek en azından ona yakın  bir oyuncu daha bulmalısın. Bu oyuncu Selçuk İnan değil.

Daha guruplarda bu kadro ve bu sistemin tutmayacağı belliydi. Çek Cumhuriyeti ve İzlanda 'dan açık ara fark yedik. Tarihin en kötü Hollanda'sı ve Konya motivasyonu yanında şans da yüzümüze güldüğü için bu turnuvaya katıldık. Kazaklar  Letonya'yı deplasmanda yenmese buralarda olamazdık.  Hiç kendimizi kandırmayalım, Fatih Terim'in tercihleri daha grup maçlarında  iflas etmişti.

Fatih Terim devri bence milli takımda bitti, bitmeli. Yeni gelecek hocanın en zor seçimi şu: Elinde çok sayıda ofansif orta saha oyuncusu var. Hiçbir takımda olmadığı kadar seçeneği var. Ancak bir takımın sadece bir oyunkurucusu olur. Ofansif orta saha oyuncularına yer açmak için Hakan Çalhanoğlu'nu, Oğuzhan'ı, Selçuk'u ön libero ve kanatlara kaydıramazsın. Yaparsan sonuç hüsran olur. İki Hagi ile Galatasaray Uefa şampiyonu olamazdı. Milli takımın yeni hocası bu oyunculardan en çok güvendiğini seçmek zorunda. Günümüz futbolu bunu emrediyor.

Umarım milli takımda Fatih Terim dönemiyle birlikte şu Turkuaz forma, siyah şort dönemi de kapanır. Milli takımın forması kırmızı beyaz olur.  Milli takımımız tarihinde ilk kez Romanya karşısına göğsündeki o kuşak içindeki ay yılldızlı kırmızı beyaz formasıyla çıktı. Efsane macar takımını yenen milli takımımızın forması da göğsündeki kuşak içindeki ayyıldızlı kırmızı beyaz formaydı. Dünya üçüncüsü milli takımımızın forması da o güzelim formaydı. Bu turkuaz forma sinyor Terim gibi. Milli Heyecan Vermiyor.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim