• BIST 83.048
  • Altın 147,273
  • Dolar 3,7683
  • Euro 4,0468
  • Konya -8 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

Türkiye’nin Son Durumu Üzerine

Ufuk Karadavut

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı olan arkadaşımız Sayın Fehmi KİRAZ bey bizlere bir yazı göndererek görüşlemizi istemiş. Yazı aynen söyle; “Bilindiği üzere "Habur Süreci- Demokratik Açılım" denen sözde barışın devamı olan süreç Hükümetin direkt İmralı'daki bölücübaşı ile görüşmeye başlaması ile ikinci ve hızlanmış safhasını almaya başlamıştır. Şimdi anlaşılıyor ki 2008 yılında başlayan adına Ergenekon Davası adı verilen tutuklamalar, bu süreci engelleyecek, yavaşlatacak oluşumların tepe noktalarını, sinir uçlarını içeriye kapatma, etkisizleştirme operasyonuymuş. 2010 yılındaki Referandum da sözde eski ülkücüler bile evet derken, bizler ise hayır derken sanki bugünleri görmüş, yargı sisteminin bu referandumla bunlara teslim etmenin ne denli tehlikeli ve riskli bir şey olduğunu öngörmüşüz. Emniyeti ele geçirilmiş, Asker susturulmuş, Ordu tabiri caiz ise diz çöktürülmüş hatta devralınmış, medyası ele geçirilmiş, ele tam geçirilmeyen ise korkutulmuş ve sindirilmiş bir yapıda ise, hiç izlemiyorum diyen benim bile haftada en az üç diziyi gününü heyecanla bekler gibi uyuşturulmuş, gündemi çok profesyonel bir toplum mühendisliğiyle belirlenen bir Türkiye yapısı meydana getirilmiştir.

Köyler boşalmış, şehirlerde işsiz, belediyenin yardımlarına bakan bir kesim meydana getirilmiş, yine köylerde bahçesine iki fide sebze bile dikmeyen, yoğurdunu bile dışarıdan alan, yardım paketleri, kömür, ve cüzi maaş bağlanmış kesimler oluşturulmuş, bunun yanında ucuz kredi imkanlarıyla memuru, işçisi, orta gelirlisi TOKİ v.b. yapılarla ev ve yeni araba sahibi yapılmış ama 5-10 yıl borçlanmış ve bir bakıma ödemelerinden dolayı hem evine giren maaş marjı daralmış hem de borçlarını bitirene kadar istikrarlı bir yönetim-hükümet isteyen bir kesim oluşturulmuş, cemaat ve tarikat benzeri yapılarla biat kültürü ile donatılan sinir uçları alınmış tepkisiz insanlar oluşturulmuştur. 

Şimdi bu olaylar neden yapılmış ve neler planlanmakta, bizleri ve ülkemizi neler beklemekte?  Öncelikli hedef dönüştürülmüş, değiştirilmiş bir Türkiye'dir.  Ama nasıl bir değişmiş Türkiye? Bölünmüş mü? Özerkleşmiş bir bölgesi olup sonraki süreçte tabiatıyla bölünebilecek bir Türkiye mi? Yoksa hayalcilerin dile getirdiği "Yeni Osmanlı" modeli genişleyen bir Türkiye mi? Peki bunların hepsi bir arada olabilir mi? Birbirine girmişlik üzerine süslemelerle, imaj vermelerle bunların hepsi bir süreç dahilinde uzun yıllara matuf gidebilir mi? Evet gidebilir;  Emperyalist güçlerin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ilerlemekte ama bazen süreç kesikliklere uğramakta, zaten bu projeyi uygulayanlar 1-2 yıl içerisinde olmasını beklememektedir. Tunus, Mısır, Libya'da bu proje tuttu ama yeni yönetim ve halk ABD'nin isteklerine birebir uymamakta ve özellikle İsrail'e düşman yönetimler ve halk yönetimi oluşmakta, Suriye'de evdeki hesap çarşıda tutmamış Rusya takozuna takılıp ABD ve AB direkt kendileri müdahale edemeyip Türkiye üzerinden bu işi kotarma peşine düşmüş ama yarım yuvarlak siyasi destekten daha fazlası verilememiş Patriotlar dışında.

Irak'ta ABD çekilmiş, şahin ve saldırgan BUSH ABD'sinin yerini daha yumuşak OBAMA ABD'si almış ama burada "Kuzey Irak Kürdistan"ı mirası bölge ülkelerine bırakılarak ve ellerinin bu bölge üzerinde olacağı imajı verilerek bölgeden çıkmışlardır. Çünkü maliyeti çok fazlaydı ve ABD halkı bunu kaldıramıyordu. Peki bu BOP'tan vaz mı geçildi elbette HAYIR, Bence;  Olay olgunlaşma sürecine bırakıldı, bölgede bazı küçük proje revizyonları yapıldı, Kürtlere siz durun daha henüz ortam olgun değil denildi, sizlere Barzani yönetiminde devletleşen bir örnek yapı bıraktık ve bunun garantörlüğünü ABD, koruyuculuğunu da Türkiye'ye bırakıyoruz çünkü biz bu bölgeden gidiyoruz daha fazla kalamıyoruz dediler, bundan sonra Türkiye'ye bölgede bir hami görevi vereceğiz ama sizlere de Türkiye'nin bazı hakları teslim etmesini isteyeceğiz, PKK'yı muhatap almasını isteyeceğiz ve de sağlayacağız dediler. Sizler bazı demokratik haklarınızı yavaş yavaş alacaksınız, Abdullah Öcalan'ınızı serbest bıraktıracağız, bu arada "Barzani Kürdistan"ı güçlenecek sizler de yavaş yavaş anadilde savunma, anadilde eğitim derken bir nesil sonra mecburi ve doğal bir şekilde ayrılacaksınız ve biz bunu sağlayacağız dediler, bu arada Türkiye'ye de güçlenmiş, bölge hamisi, güya "Yeni Osmanlı" havası vereceğiz. Türkler de kendini böyle kandırıp, avunup duracak dediler. 

Başta belirttiğim birbirine girmiş bu projedeki yapılaşmalar belirli bir süreçte bu imajlarla birlikte hep birlikte gidebilirler. Ne kadar da ütopik duruyorlar değil mi? Ama değil, bunlar kanımca gerçek projeye en yakın senaryolardır. Sonuç olarak orta vadeli bir süreçte Türkiye'ye bölge hamisi, jandarması bir görev verilecek, bu arada "Kürdistan" oluşumunun olgunlaşması ve Türkiye'mizin Güneydoğusunda bazı haklar verilerek bir nesil (15-30 yıl arası) geçene kadar olgunlaştırılan mecburi doğal bir ayrılık getirilecek. Büyük Ortadoğu Projesi de başka safhalarıyla devam edecektir.  Burada bizlere düşen bazı görevler vardır ve ben bir STK başkanı olarak bunu her platformda hep dile getirdim, hep te hazırım. Bizim görevimiz de bu oyunları engellemektir, engellemenin boyutunu ve şiddetini belirlemekte Türk Milliyetçilerine düşmektedir. Ayrıca bu emperyalist projelere kendi milli,  Türk Cumhuriyetleri ve İslam Ülkeleri kapsamındaki projelerimizle de karşı çıkmak ta görevlerimizdendir.  Görevimizi  yapamaz isek tarih bizleri de yargılayacaktır.”

Bu yazıya yorum yapmak istemiyorum. Yorumu siz yapın. Denilecek her şey denmiş ancak yapılması gerekenler neler onlar belirtilmeli. Anladığım kadarı ile birşeyler yapması gerekenlerin susmaları, salıdan salıya konuşmaları eleştriliyor. Anlayana çok şey anlatıyor. Ama anlamayana zaten bir şey yok...

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim