• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -2 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Türkiye’de Yüksek Din Öğretimi

Ramazan Altıntaş

 

21-22 Eylül 2012 tarihlerinde Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Türkiye

İmam Hatipliler Vakfı(TİMAV) tarafından organize edilen “Türkiye’de Yüksek Din Öğretimi, Sorunlar ve Gelecek Çalıştayı” yapıldı. Yaklaşık kırk üç üniversiteden İlahiyat Fakültesi dekanları ve öğretim üyeleri düzeyinde katılımlarla yapılan bu çalışmada

çok önemli kararlar alındı. Alınan bu kararlar başta YÖK olmak üzere, paydaşlara ve kamuoyuna duyuruldu. Bu kararlardan bazıları şöyledir:

İslam’ın temel kaynakları olan Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimizin sünneti ve bu kaynaklara dayalı geliştirilen İslam geleneğini özümsemiş, yaşadığı çağın ihtiyaçlarını dikkate alarak bilgi üreten, öz değerlerimize bağlı ilahiyatçılar yetiştirmek için temel ilahiyat eğitimine önem verilmelidir.
Toplumsal talepler ve din hizmetlerindeki dönüşümün önümüze çıkardığı dini danışmanlık, manevi sosyal hizmetler gibi yeni alanlarda lisans ve lisansüstü programların

temel İlahiyat eğitimine ilave olarak Yüksek Din Öğretimi içerisinde yapılandırılmasının bir ihtiyaç olduğu vurgulanmıştır.
Bu çerçevede fakültelerin akademik yeterliliklerine göre iki temel model önerilmiştir. Yapılan açıklamada,

bu modellerden birisinin adı, bütünleşik modeldir. Bir diğeri de fakülte bünyesinde çoklu lisans programları modeli adını taşımaktadır.

Alınan kararlar arasında İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitimi bölümleri aracılığıyla İlahiyat lisans programı öğrencilerinin çift ana dal yapma imkanının yaygınlaştırılması da önerilmektedir. Böylece iki bölüm arasındaki ayrım sona erecektir.

Son yıllarda ilahiyat fakültelerimize yurt dışından çok sayıda öğrenci gelmektedir. Bunların başında akraba topluluklar büyük yekûn tutmaktadır. Artık Türkiye din eğitimi alanında da Balkanlar, Kafkas ve Ortadoğu ülkelerine model oluşturacak bir düzeye yükselmiştir.

İşte bu kararda bu konuya da değinilmektedir. Yurt dışından gelen öğrencilerin, geldiği ülkelerle ilgili deneyimi bulunan öğretim elemanlarının yoğun olarak bulunduğu İlahiyat Fakültelerine yerleştirilmesinin yararlı olacağı ifade edilmiştir.

Türkiye’de yüksek din öğretimi yapan İlahiyat, İslami İlimler, İlahiyat Bilimleri, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakülteleri, görüldüğü gibi çeşitli adlarla kurulmuştur.

İşte çalıştayın sonuç bildirgesinde bu isim farklılıklarına dikkatler çekilmekte, hepsi İlahiyat Fakültesi olarak değiştirilmesi önerilmektedir. Bir başka önemli sonuç da lisans çalışmaları için “Din Bilimleri Enstitüleri”nin kurulması isteğidir. Gerçekten de buna ihtiyaç vardır.

Görüldüğü gibi bu çalıştayda pek çok konu gündeme gelmiş ve İlahiyat alanının sorunları tartışılmıştır. Sadece tartışma ile kalmamış, çözüme yönelik kararlar da alınmıştır. Umarım, Türkiye’de Yüksek Din Öğretimi’nin sorunları tartışılırken bu çalıştayın sonuç bildirgesinde

yer alan önerilerden de istifade edilir. Hayırlı olması dileğiyle.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim