• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Konya 16 °C
  • İkinci el araçta "kilometre" oyununa son
  • FETÖ şüphelisi örgüt tarafından "tehdit" edilmiş
  • "Adil Öksüz 2009'da örgüt için benden para istedi"
  • İkinci el araçta "kilometre" oyununa son
  • FETÖ şüphelisi örgüt tarafından "tehdit" edilmiş
  • "Adil Öksüz 2009'da örgüt için benden para istedi"

Türkiye ve İran'ın bölgesel konumu tartışıldı

Türkiye ve İran'ın bölgesel konumu tartışıldı
Ortadoğu uzmanı ve araştırmacı Dr. Taibi:"Türkiye, çok stratejik ve 3 kıtanın birleştiği bir noktadadır. Avrasya'nın kalbinde yer alan Türkiye, hem bir kara hem de bir deniz ülkesidir"- Araştırmacı Şahin:"Türkiye ve İran, Ortadoğu'da bir bedenin sağ eli v

ANKARA (AA) - Ortadoğu uzmanı ve araştırmacı Dr. Muhammed Taibi, Türkiye'nin bölgesel bir güç olduğunu belirterek, "Türkiye çok stratejik ve 3 kıtanın birleştiği bir noktadadır. Avrasya'nın kalbinde yer alan Türkiye, hem bir kara hem de bir deniz ülkesidir." dedi.

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) ile Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (YBÜ) iş birliğiyle düzenlenen "Kuzey Afrika, Türkiye ve İran'da Süreklilik ve Değişim" sempozyumunun "İran, Türkiye ve Diğerleri Arasındaki Üçlü İlişkiler" başlıklı oturumunda, Türkiye'nin bölgesel konumu, İran ve diğer bölge ülkeleriyle ilişkileri uzmanlar tarafından değerlendirildi.

Ortadoğu uzmanı ve araştırmacı Dr. Taibi, oturumda "Hayati Alanlarda Bölgesel Güçlerin Devamlılığının Kaynakları: Orta Doğu'da İran ve Türkiye için bir Paradigma" başlıklı sunum yaptı.

"Bölgesel güç" teriminin uluslararası ilişkilerde 1990'lı yıllarda, özellikle iki kutuplu dünya düzeninin, yani Soğuk Savaş'ın bitmesiyle ortaya çıkmış yeni bir kavram olduğunu hatırlatan Taibi, Türkiye ve İran'ın bölgede etkili güçler olduğunu söyledi.

Muhammed Taibi, bölgesel güç olarak görülen ülkelerin, bulundukları bölgede kendi siyasi görüşüne, ekonomisine ve askeri gücüne dayanarak belli bir nüfuz alanı oluşturmaya çalıştığını, bu ülkelerin kullandığı yumuşak güç unsurunun kültür, değerler ve dış politika olduğunu ifade etti.

Bölgesel güç olarak adlandırılan ülkelerin sert güç unsurunun kaynaklarının, ekonomi, jeostratejik konum ve askeri güç olduğuna işaret eden Taibi, Türkiye'nin bölgesel güç kaynaklarının başında tarihi deneyiminin geldiğini, Türkiye'nin tarihi bağlarından güç ve destek aldığını vurguladı.

Türkiye'nin sahip olduğu aşırılıktan uzak İslam anlayışının ve diplomasisinin yumuşak güç unsurları olduğuna dikkati çeken Dr. Taibi, AK Parti'nin 2002 yılında iktidara gelmesiyle başta Ortadoğu olmak üzere tüm bölgelere açılan bir politika izlediğini ve Avrupa Birliği (AB) ile de ilişkilerini sürdürdüğünü kaydetti.

Taibi, Türkiye'nin medya ve sinema gücüyle de bölge halklarını etkilediğinin altını çizerek, Türk dizilerinin Arap dünyasında 10 milyondan fazla izleyiciye sahip olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin stratejik bir konuma sahip olmasının yanı sıra ekonomik ve askeri anlamda önemli bir güç olduğunu ifade eden Muhammed Taibi, "Türkiye çok stratejik ve 3 kıtanın birleştiği bir noktada. Avrasya'nın kalbinde yer alan Türkiye, hem bir kara hem de bir deniz ülkesi." diye konuştu.

Taibi, siyasi ve tarihi tecrübeye sahip İran'ın da bölgesel bir güç olduğunu belirterek, İran'ın dini, medyayı ve diplomasiyi kullanarak bölgesel güç konumunu pekiştirdiğini ifade etti.

İran'ın sert güç unsurunun temel kaynağının jeopolitik konumu olduğunu dile getiren Dr. Taibi, İran'ın büyük bir nüfusa sahip olduğunu ve petrole bağlı ekonomisi nedeniyle sorunlar yaşadığını vurguladı.

Taibi, İran'ın Türkiye'nin ardından ikinci büyük bölgesel güç olarak görüldüğünü ama Türkiye'ninkine kıyasla daha zayıf bir ekonomiye sahip olduğuna dikkati çekerek, "Bölgede uyguladığı Pers milliyetçiliği ve Şiilik kabul görmüyor." ifadesini kullandı.

Araştırmacı Murat Şahin de "21. Yüzyılda Türkiye-İran Ekonomik İlişkilerinin Boyutu" başlıklı sunumunda, Türkiye-İran ilişkilerinin çok eskiye dayandığını anımsatarak, "Türkiye ve İran, Ortadoğu'da bir bedenin sağ ve sol eli olarak vücut buluyor." şeklinde konuştu.

Ortadoğu'nun siyasi anlamda şekillenmesinde iki ülkenin önemli rol oynadığını da belirten Şahin, Türkiye ve İran'ın yaklaşık aynı nüfusa sahip olduğunu, yer altı kaynakları açısından birbirini tamamlayıcı potansiyel taşıdığını, öte yandan aralarındaki ekonomik ilişkilerin yeterli düzeyde olmadığını söyledi.

Siyasi yaklaşımların ekonomik ilişkilere olumsuz etkilerine dikkati çeken Murat Şahin, Türkiye ve İran'ın 2000'li yıllarda yaklaşık 14 ticaret anlaşması yaptığını, bu anlaşmalar çerçevesinde 10 milyar dolara yakın dış ticaret hacmi yakaladığını bildirdi.

Şahin, İran'ın Çin, Hindistan ve Güney Kore ile de ticari ortaklıkları olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin İran ile ticari ilişkilerinin bu pazarlara açılmasına da vesile olacağını söyledi.

AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Serhat
23 Nisan 2017 Pazar 08:55
08:55
Tebrik ediyorum universitemi
78.168.234.165
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim