• BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • Konya -4 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

Türkiye Kimin

Ufuk Karadavut

 

Artık öyle bir noktaya geldik ki bu soruyu soranlarımız çoğaldı. Ama soranlarımız hep aynı kişiler ve aynı görüşlere sahip kişiler. Son gelişmelerden sonra bazı televizyon kanallarını işgal eden DTP li ve PKK’lı kişiler bol keseden atıp tutmaya devam ediyorlar. Bu ülkenin kimin olduğu konusunda konuşup duruyorlar. Meydan onların. Sanki bu ülke savaş yaptı ve savaşı kaybetti. Bizler mağluplar olarak susup her denileni yapmak zorundaymışız gibi davranılırken, onlar ise galip gelmişler gibi her dediklerinin yapılacağını garantilemişler gibi rahatça atıp tutuyorlar. Bu rahatlığı nereden buluyorlar bu desteği nereden alıyorlar anlamak ve bilmek bizim hakkımız.

Eğer Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türkiye Cumhuriyeti devleti terör ile yapılan mücadeleyi kaybetti ise bunu bilmemiz gerekir. Eğer bir savaş varsa ortada kazananlar ve kaybedenler olacaktır. Kazananların istekleri olurken, kaybedenlerin ise verecekleri olacaktır. İşte tam bu noktada kazanmış gibi görünenlerin isteklerini günlerdir duyuyoruz. Peki, kaybedenlerin neleri verdiklerini her şey bittikten sonra mı öğreneceğiz. 

            İsteklerin en başında Türkiye Cumhuriyeti anayasasında geçen ‘Türk’ isminin değiştirilmesi yer alıyor. Deniliyor ki bu ülkeyi Türkler yalnız başına kurmadı. Kurulurken bizde vardık bunun için Anayasadan ‘Türk’ kelimesinin çıkarılmasını istiyoruz diyorlar. Bu konuşmayı dinleyince Türkiye Cumhuriyeti devletinin yıllardan beridir içinde bulunduğu sıkıntıların genel olarak doğudan kaynaklandığı gerçeğinin neden göz ardı edildiğini düşündüm. Düşünürken de www.haberiniz.com sitesinde Sayın Feridun YILDIZ beyin yazısının ne kadar yerinde ve gerçekçi olduğunu düşündüm ve bir daha okudum. Hemen herkesin bu yazıyı defalarca okuyup bazı şeyleri yeniden değerlendirmesi gerekiyor. Yazıyı buraya aynen aktarmayacağım. Ama orada verilen bilgilerden bana göre en can alıcı noktayı sizinle paylaşmak istiyorum.

Sayın YILDIZ şunu soruyor; “DTP’lilere sormak istiyorum. Aşağıda listesini sunduğumuz otuz sekiz isyanı kimler çıkartmıştı ve bu isyanları başlatırken amaçları bu ülkeyi birlikte kurtarmak, bu devleti birlikte kurmak mıydı?

Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı (1806- Musul), Babanzade Ahmet Paşa isyanı (1812 – Musul), Zaza isyanı (1820), Yezidi isyanı (1830- Hakkari), Şerefhan isyanı (1831- Bitlis), Bedirhan isyanı (1835- Botan), Garzan isyanı (1839- Diyarbakır), Ubeydullah İsyanı (1881- Hakkari), Bedirhan Osman Paşa ve kardeşi Hüseyin Paşa isyanı (1872-Mardin-Cizre), Bedirhan Emin Ali isyanı (1889- Erzincan), Bedirhaniler ve Halil Rema isyanı (1912-Mardin), Şeyh Selim Şehabettin ve Ali isyanı (1912- Bitlis), Koşgari isyanı (1920- Koşgiri), Nasturi isyanı (1924- Hakkâri), Jilyan isyanı (1926- Siirt), Şeyh Sait isyanı (1925- Bingöl-Muş-Diyarbakır), Seit Taha ve Seit Abdullah isyanı (1925-Şemdinli), Reşkotan ve Reman isyanı (1925- Diyarbakır), Eruhlu Yakup Ağa ve oğulları (1926-Pervani), Güyan isyanı (1926-Siirt), Haco isyanı (1926- Nusaybin), I. Ağrı isyanı (1926), Koçuşağı isyanı (1926- Silvan), Hakkâri-Beytüşşebab isyanı (1926), Mutki isyanı (1927- Bitlis), II. Ağrı isyanı, Biçar harekâtı (1927- Silvan), Zilanlı Resul Ağa isyanı (1929- Eruh), Zeylan isyanı (1930- Van), Tutaklı Ali Can isyanı (1930- Tutak-Bulanık-Hınıs), Oramar isyanı (1930- Van), III. Ağrı harekâtı (1930), Buban aşireti isyanı (1934- Bitlis), Abdurrahman isyanı (1935-Siirt), Abdulkuddüs isyanı (1935-Siirt), Sason isyanı (1935-Siirt), Dersim isyanı (1937-Tunceli), PKK terörü (1984- Devam ediyor)”.

Şimdi geri gelelim baş tarafa ve bu ülkenin kimin olduğunu ve kimlerin canla başla mücadele ettiklerine. Bu ülke zayıfladığı her dönemde mutlaka birilerinin oyununa gelmiştir. Tarih gösteriyor ki en çok oyuna gelende bölücü Kürtçüler olmuştur. Masum halkı kandırarak veya yanlış yönlendirerek kışkırtmışlardır. Bu kadar isyanın sahipleri ülkenin kuruluşunda katkıları mı olmuştur yoksa genişlemesini mi engellemişlerdir. Bu ülkeyi seven ve bu ülke için canını vermekten çekinmeyen doğulu kardeşlerimiz rahat olsunlar onlara sözümüz yok asla da olmaz. Çünkü bu yazının sahibi de doğuludur. O nedenle rahatça yazıyorum. Bu ülke bu ülkeyi sevenlerindir. Bölücülük yapanların değildir. Bu ülkenin kimin olduğu da Türkiye Cumhuriyeti anayasasında açık bir şekilde belirtilmiştir. TC. Anayasası Madde 66.– Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.

 

Kutlama: Bugün Ramazanın ilk günü milletimize hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Kalın Türk
21 Ağustos 2009 Cuma 10:28
İngiliz Dolması mı? Ecdadın anlayışı mı?
Kaş yapacağım derken göz çıkarma buna derler. 1000 yıldır gavurla mücadele eden mücedelesinde gavura üstünlük kuran müslümanlara Türk denir. Türklük bir etnisiteye dayanmaz. Bir 'DAVA'ya dayanır. İlayı kelimetullah davası. Türklüğün etnik unsurları vardır, bunlar: Oğuz(türkmen,yörük),Kürt, Çerkez, arnavut,laz, Zaza vd…. Balkanlarda müslüman olana ‘Türk oldu’ derler. Türk milliyeti İslamiyet olan tek millettir. Hristiyan Arap olur, ancak Hristiyan Türk olmaz. İngilizlerin yaptığı Türk tanımına değil de Türklerin yaptığı Türk tanımına bakmanız lazım. Onun için doğru tanım şudur: Kafirle çatışmayı göze alan müslümana Türk denir… Bu vatan kimin: Bu vatan İstiklal Harbinin en zor zamanlarında (1921’de Bursa işgal altında iken) dile gelmiş olan İstiklal Marşına muhatap olanlarındır. Onlar da ŞEHİT OĞULLARI’dır. Vatandaşlık bağı ile bağlı olup vatandaşlığın nemasını yeyip ihanet içinde olanlara nasıl Türk diyeceğiz. Anayasadaki hukuki bir statüdür, tanımdır. O tanımla yola çıkarsan bugün vatandaşlık bağıyla bağlı olanlar arasında İstiklal Harbinin mağlupları da vardır. Tanım topal olmamalı ve milletimizin topyekun hayat bulabilecği bir istikbali işaret etmelidir. O tanım da İstiklal Marşımızda yapılmıştır: "Hakka Tapan Millet". İngilizlerin ve doktriner yahudilerin öğrettiği orta asyadan gelmiş bilmem 16 devlet kurmuş falan derseniz gavurun ekmeğine yağ sürersiniz ve bugünkü içine düşülen absürtlükle karşılaşırsınız. Türkiye de Türklük de imha olur. Doğrusu şudur: Türk Türkiyeyi yapmıştır. Türkiye Türkü yapmıştır. Türk müsün Kürt müsün sorusu çok yanlıştır. Arizonalı mısın Amerikan mısın diye bir soru olur mu? Doğru soru şudur: Türk müsün Gavur musun çabuk söyle! Ağzında geveleme!
85.105.205.138
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim