• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -1 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Türk tarihinin en anlamsız savaşına doğru

Ufuk Karadavut

Hatay ili bana göre Türkiye’nin en güzel ve en sakin illerinden birincisiydi. Yaşamak ayrı bir heyacan ve zevk verirdi. Kolay değil tam sekiz yılım orada geçti. İlk asistanlık yıllarımı Hatay’da geçirdim. Yayladağ’da sıcak lokum, Kırıkhan da çiğer yemediyseniz, Samandağdan ipek malzeme, Erzinden ve Dörtyoldan narenciye, Hassa’ın Akbez beldesinden üzüm almadıysanız, Reyhanlı ilçesinde Yenişehir parkında oturup çay içmediyseniz ve tuzlu tavuk, Antakya’da tepsi kebap yamediyseniz, Uzun çarşıyı gezmediyseniz, Habibu Neccar Camisini ve Kırıkhanda Beyazıdı Bistami Hazretlerini, Samandağ da yedi uyurları ziyaret etmediyseniz Hatay’ı tanımıyorsunuz demektir. Daha anlatılacak ve söylenecek çok şeyler var Hatay için ama konumuz bu değil. Konumuz Hatay’ın huzurunun artık huzursuzluğa döndüğü ve artık yaşanılası bir şehir olmaktan oldukça uzaklaştığıdır. Hatay’da artık gece tek başınıza sokağa çıkamaz olmuşsunuz. Herkes korkuyor. Sebebine gelince şehirde Hataylı olmayan on binlerce kişi var. Türkiye ile Suriye arasında sınır diye bir şey kalmamış. Sınır olmadığı gibi her hangi bir kontrol de yok. Böyle olunca kimin girdiği kimin çıktığı ise kesinlikle bilinmiyor. Ama bilinen bir gerçek var ki o da çok sayıda eli silahlı terörsitin ve çok sayıda ajanın Hatay da ve bölgede aktif olarak yaşadığıdır.

Ancak bu kadarla da kalmadığı ve kalmayacağı anlaşılıyor. Çünkü Suriye’nin teröristleri terör estirerek Türkiye’yi kendilerinin başaramdığı bir savaşın içine sokmak istiyorlar. Bunun için gerekli olduğunu düşündükleri her türlü tahrik unsurunu kullanarak sinir uçlarımızı uyardıkça uyarıyorlar. Bu kişiler alınan bilgilere göre Suriye’ye giderek eylemler yapıyorlar, saldırıyorlar, çoluk çocuk demeden öldürüyorlar ve sonra Türkiye topraklarına geri dönüyorlar. Aslına bakılırsa bu bile savaş sebebi olabilecek işler ama dur diyecek kimse yok. Türkiye olarak bu kişileri açıkça destekliyoruz. Destekleyeceğimizi de her fırsatta söylüyoruz. Ama bu ne kadar doğru ve eğer bu kişiler için savaşa gireceksek bunun bize ne kazancı olacaktır. Bana göre hiç bir kazancı olmayacağı gibi kayıp miktarını şimdiden kesitrmek mümkün değil. Bir de bugün yaşadığı ülkeye ihanet eden bu kişiler ve grupların yarın bize ihanet etmeyeceğini kim garanti edebilir. Elbetteki garanti edilemez ve bu kişierin her an herkese hainlik edebilecekleri asla unutulmaamladır.

Peki desteklediğimiz kişileri ne kadar tanıyoruz. Bana göre hiç tanımıyoruz. Zaten kimse de bize tanıtma gayreti içerisinde değil. Birileri stratejik derinlik içerisinde konuşuyor bizler ise bu derinlikte onları destekliyoruz. Ama anlatacağım bir kaç örnek bunların kimler olduğunu size daha iyi anlatacaktır.

Olay 1. İnternete sızdırılan videoda, Suriyeli muhalifler öldürdükleri bir askerin göğsünü keserek kalbini çıkarıyor. Bununla da yetinmeyen muhalif asker kestiği kalbi yiyor. Sonradan videodaki kişinin muhalif Faruk Taburu'nun kurucularından Abu Sakkar olduğu açıklandı. Sakkar öldürdüğü askerin kalbini yerken 'Allah'a yemin ederim ki hepinizin kalplerini ve ciğerlerini yiyeceğim Beşar'ın askerleri' ifadelerini kullanıyor.

Olay 2. Esat rejimi askerlerinin muhaliflere karşı kimyasal silah (salin gazı) kullandıkları belirtildi. Ölenlerin fotoğrafları yayınlandı. Ama Birleşmiş Milletler temsilcisi asıl kimyasal silah kullananların muhalifler olduğunu açıklayınca yalanları ortaya çıktı. Şimdide bunların uluslararsı destekçileri baskı yaparak BM temsilcisinin açıklamalarını geri almasını istiyorlar. Yarın BM temsilcisi çıkıp “ben yanlış görmüşüm” derse şaşırmayın.

Olay 3. Muhalif olarak tanınan kişiler geçtiğimiz günlerde Şam Üniversitesine bombalı saldırı düzenlediler. Saldırıda onlarca masum genç öldürüldü. Ama bizim basın bunu söylemedi.

Olay 4. Suudi Arabistan'ın Müftüsü Ezhak El Arifi Özgür Suriye Ordusu'nun cinsel ihtiyaçlarını karşılayan kadınlara dair bir fetva vermiş. Sayın müftü, muhaliflerin iki yıldır cinsel ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını, bu ihtiyaçları karşılayan kadınların cennetle müjdeleneceğini söylemiş. Müftüye bazı tavsiyelerimiz olurdu ama neyse...

Olay 5. Yeni öğrendiğimiz bilgilere göre Suriye’li terörist gruplar ile Özgür Suriye Ordusu mensupları kendilerine silah ve techizat getirmesi karşılığınde esir aldıkları kişilerin organlarını satıyorlarmış. Özellikle Arap ve Avrupa pazarında çok miktarda olduğu belirtiliyor.

Bu kadarı aslında yeterlidir diye düşünüyorum. Çünkü bu insanları bizler destekliyoruz ama neden desteklediğimizi bilmiyoruz. Sorumluluk hepimizde. Birileri destekleyin dedi diye desteklemek ne kadar doğru. Ve eğer bu kişiler için bir savaşa girilecek se bana göre Türk tarihinin en anlamsız savaşına girmiş olacağız.

Not: Dün gece mübarek Regaib Kandili yaşandı. Hem kandiliniz hemde üç ayların hayırlara vesile olmasını diliyorum...

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim