• BIST 82.796
  • Altın 147,560
  • Dolar 3,7818
  • Euro 4,0344
  • Konya -1 °C
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'

Türk milliyetçiliği bölücülük mü?

Ufuk Karadavut

Geçtiğimiz günlerde ‘Soros’un üniversitesi’ olarak bilinen İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde bir toplantı yapıldı. Bu toplantıya katılan bazı milliyetsizler konuşmalar yaptılar. Konuşmalarında adeta milliyetçiliği yerden yere vurdular. Ama üzerinde durulan milliyetçilikten çok Türk Milliyetçiliği’nin nasıl bölücülük yaptığıydı. Anlatılanların temel noktası ne hikmetse Türk Milliyetçiliğinin zararları ile ilgiliydi. Yeryüzünde başka millet ve başka milliyetçilik yapanlar yokmuş gibi Türk Milliyetçiliğinin ülkeyi bölmeye doğru götürdüğünü bahsediyordu. PKK, Radikal İslam, Aşırı Sol, Hizbullah gibi tehlikeler göz ardı edilerek tehlikenin Türk Milliyetçilerinden kaynaklandığını bahsetmek iyi niyetli olarak düşünmek mümkün değildir. Bunları söyleyenler aslında bölücülüğü kendileri yapıyor. Bunun farkında değiller herhalde. Ancak ben farkında olmadıklarını düşünmüyorum. Bilinçli olarak yaptıklarına inanıyorum. Daha önce yapılanlar ve yapılmak istenenler göre önünde bulundurulduğunda bizim iyi niyetli düşünmemizi gerektirecek bir durum yok.

Türk milliyetçiliğinden neden bu kadar korkarlar?. Daha genel olması nedeniyle Milliyetçilik nedir ki, bazı insanlar bu kadar korkuyorlar. Bu kişilere sorarsanız her şey milliyetçilikten iyidir. Vatanın, bayrağın, devletin bir önemi yoktur. Önemli olan yaşamaktır. Bazıları ise inançlarını özgürce yaşamalarının yeterli olduğunu düşünür. Halbuki özgür olmayanın ibadeti de olmaz. Bunu anlatmaya çalışsanız da  anlatamazsınız.

Geçenlerde görüştüğümüz bir arkadaşımız bu ülkede yaşamak istemediğini ifade ederek bağırıp çağırıyordu. Bu ülkede din ve vicdan özgürlüğünün olmadığını söylüyordu. Kendisine gittiğin yerde bunları bulacak mısın? diye sorduğumda ise aldığım cevap çok ilginç ti;’toprağın ve bayrağın bir önemi yok. Benim için yapacaklarımın önemi var’ dedi. Buradan anlaşılan görüşü ne olursa olsun belli bir grup bu ülkede yaşamaktan memnun değil. Bunlar ne düşünüyor ve ne istiyorlar bilmek mümkün değil. Bilinen bir şey var bu da, genel olarak bu ülke ve ülkenin kurucularından nefret etmeleridir. Atalarımızın yapmış oldukları kahramanlıkları, adaleti, inancı beğenmeyerek kendilerine göre doğru odlularına inandıkları ne olduğu belli olmayan ama Türk olmadıkları belli olan bazı kişi ve grupların peşline takılıyorlar. Bunu da her fırsatta ifade etmekten çekinmiyorlar.

Bakın bu konuda Seyyid Ahmet Arvasi neler söylüyor ‘Milliyet bir duygu olarak bütün milletlerde vardır. İnsanlar milliyetperver olmayı bir fazilet bilirler’. Bu duygunun tabi bir neticesi olarak her insanda milletini korumak mutlu kılmak ve yüceltmek arzu ve ümidi bir gayret olarak tezahür edecektir. İster istemez millet sevgisi millete hizmet gayretini de doğuracaktır. Bu irade kendini fikir ve aksiyon planında ifade etmeye çalışacaktır. İşte milliyetçilik budur. Milliyetçilik tabi ve beşeri bir arzudur. Bu özelliklerinden dolayı da normaldir. Nitekim yüce peygamberimiz ‘kavminin efendisi kavmine hizmet edendir’ buyurmuştur.

Anormal olan ise insanın bu arzu  bu ümit ve gayretini kaybederek soyuna tarihine kültürüne dinine ahlakına ve töresine ecdat hatıralarına düşmanlık beslemesidir. Bu sebepten dolayı kendini Türk hisseden herkes Türk milletinin dününü bugününü ve yarını ile birlikte kendine yakın bilerek onu sevmesi geliştirmesi koruması ve yüceltmeye çalışması gerekir. Aksi halde marazi bir davranış içerisindedir. Gerçekten tedavi edilmeye muhtaçtır. Tabi eğer kendini gerçekten Türk biliyorsa… art niyetli ve maskeli biri değilse… sığındığı veya himaye gördüğü Türk milletine ihanet etmiyorsa. Aksi halde ihanetin telafisi yoktur cezası vardır.  

Bu duygu en son Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu 1923 yılında tezahür etmiştir. O zamanki milli irade milliyetçi bir düşünce ile Mustafa Kemal’in önderliğinde ülkeyi içinde bulunduğu badirelerden atlatmıştır. Daha sonraları özellikle İnönü döneminde bu duygu öldürülmek ve Türkiye’nin dışına itilmek istense de tam başarılı olunamamıştır. Kökü kurutulmaya çalışılan düşünce daha güçlenerek günümüze kadar gelmiştir. Bazı bozulmalar, iyi niyetli olmayan davranışlar ve karakter yoksunu bazı kişilerin hareket için girerek bozmaya çalışmalarını saymazsak, bu hareket Türkiye’nin temel düşüncesi olması gerekirken, zaman içinde devletin bütün kademelerinden uzaklaştırılmıştır. Ancak korkmak yerine sevmek toplumsal barış açısından daha iyi olacaktır. Aksi taktirde toplumsal barıştan bahsetmemiz mümkün olmayacağı gibi ileriki dönmede daha kötü şartlar oluşabilecektir. Toplumsal barış her kese ve her kesime lazım…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim