• BIST 99.955
  • Altın 280,853
  • Dolar 5,7340
  • Euro 6,3005
  • Konya 22 °C
  • Kamuda çakara son! İşte çakar kullanabilecek protokol!
  • Bu nasıl buluşma
  • Söylediği 'hadis' olay oldu... "Hz. Muhammed saç ekimini yasakladı!"
  • Kamuda çakara son! İşte çakar kullanabilecek protokol!
  • Bu nasıl buluşma
  • Söylediği 'hadis' olay oldu... "Hz. Muhammed saç ekimini yasakladı!"

Tlaib ve Omar olayı

Mesut Ceran

Trump’ın Yahudi siyasetine hem İsrail hem de diaspora düzeyinde müdahil olması, İsrail iç siyasetini ABD siyasi kültürüne söylem ve taktik bazında hiç olmadığı kadar bağımlılaştırdı.

15 Ağustos günü, İsrail’i, Orta Doğu’yu ve küresel siyaseti takip eden profesyoneller için ilginç günlerin “olağan” olanlarından biriydi. ABD Başkanı Trump, Demokrat Parti’ye mensup Temsilciler Meclisi üyeleri Raşide Tlaib ve İlhan Ömer’in olası İsrail ve Filistin ziyaretlerine dönük olarak İsrail hükümetini bu iki siyasetçiyi ülkelerine sokmamalarını, aksi takdirde bu durumun İsrail hükümeti açısından zayıflık işareti olacağını ifade eden tweetler attı.

İsrail İçişleri Bakanı Arye Deri (ŞAS Partisi) Tlaib ve Ömer’in İsrail’e girişinin 2017 yılında İsrail’e Giriş Yasası’nda yapılan değişikliğe binaen yasaklandığını duyurdu. Tlaib sonrasında Deri’ye bir mektup yazarak yaşlı ninesini insani gerekçelerle görmek istediğini ve herhangi bir siyasi faaliyet içerisinde olmayacağının teminatını verdi ve Deri bunu kabul etti. Tlaib sonrasında bu şartlar altında Filistin’e gitmeyeceğini belirtti.

2017 Mart tarihinde İsrail Parlamentosu Knesset’de onaylanan yasaya göre içişleri bakanı, İsrail’e yönelik boykot hareketi içerisinde olanların ülkeye girişini yasaklama yetkisine sahip. Bu değişikliğe göre, bu tür organizasyonlarda yetkili düzeyinde yer alan kişiler, “Boykot, Tecrit ve Yaptırımlar” (BDS) hareketinde dikkate değer aktivizm içerisinde yer aldılarsa bunun bağımsız ya da kuruma bağlı olması önemli olmayacak şekilde, açıkça boykotu destekleyen siyasi ve yerleşik figürlerse ve hedef organizasyonların adına faaliyet gösteriyorlarsa İsrail’e girişleri yasaklanabilmekte. Hedef organizasyonların listesini Stratejik İşler Bakanlığı belirliyor. Bu yasa değişikliğinin Likud milletvekili Avi Dihter’in girişimleriyle meclisten geçtiğini hatırlatalım. Uluslararası arenaya bakınca organik bir krizin varlığından söz edilebilir. Brezilya ve ABD’de Bonapartist hükümetlerin kurulması, yerleşik sınıfların siyasi temsil ve toplumsal içerikten yoksunlaştıklarını da gösteriyor. Bu sene görülen büyük çaplı toplumsal hareketlenmeler ise klasik işçi sınıfı tipi mücadele tarzlarını aşan niteliklere sahip. Fransa’da Sarı Yelekliler, Hong-Kong’da gençler, Sudan’da yeni düzen yanlıları içerik ve desen olarak birbirinden farklılaşsa da temel hedef olarak, siyasal ve sınıf mücadelesini sosyal medyanın verdiği teknik imkanlarla genişletmek ve etkisini büyütmek olarak öne çıkıyor. Burada temel strateji, sosyal medyadan gelen anlık ve kitlesel destekle siyasi karar mekanizmalarını taleplere cevap verecek şekle evriltmek olarak görülüyor. Bunlara neo-reformist stratejiler ve sosyal demokrasinin eski uygulamalarının işlevsizleştiği de eklenebilir.

Tüm bunlara bakınca, sağ siyasetin karşısında yeni yeni olgunlaşan ana aktörün gençler olduğu, temel girdinin demografik dinamikler olarak sivrildiği sol hareketler yükseliyor. Tlaib ve Ömer’in, Trump tarafından yüksek seviyede önemsenmelerinin sebebi de bu olsa gerek.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim