• BIST 83.067
  • Altın 147,029
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 0 °C
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular

TGB’li gençler ve çuval vakası

Ufuk Karadavut

2003 yılında Kuzey Irak’ın Süleymaniye şehrinde faaliyet gösteren Özel Türk Birliği’nde görevli askerlerimiz “dost ve müttefikimiz(!)” olan Amerikan askerleri tarafından aldatılarak başlarına çuval geçirilmişti. Başlarına çuval geçirilen askerlerin arkasında kimse durmadığı için huzursuzluklar yaşanmıştı. Konu üzerine yapılan eleştirilere zamanın Dışişleri Bakanı olan Şimdiki Cumhurbaşkanımız; olayı yerel bir işgüzarlık olarak tanımlamış ve büyük devletler özür dilemez demişti. Başbakan Erdoğan ise ABD’ye nota verecek misiniz diye soran gazetecilere “Konu müzik notası değil, bunların bir ağırlığı vardır aklınıza esinde nota verilmez” diyerek konuyu kapatmıştı. Dönemin Genel Kurmay Başkanı olan Hilmi Özkök ise “Bu ABD için çok normal, göz bağlama yerine tamamen pratik bir çözüm” diyerek acizliğini göstermişti.

Aradan yıllar geçti. Konu unutuldu gitti. Ama Türk askerinin intikamı bir türlü alınmadı. Üstü örtüldü. Gerçi hakkını yememek lazım. Kurtlar Vadisi Irak filminde kahramanımız Polat Alemdar ve emsalsiz ekibi Türk askerlerinin intikamını almıştı. Bizde manevi olarak rahatladık. Gerçekte olmasa da filmde olsun intikamımız alınmıştı. Gel zaman git zaman derken geçtiğimiz yılın ekim ayında Bodrum’a gelen Amerikan askeri gemisinden şehre inen Amerikan askerinden birisini Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi 8 kişi başına çuval geçirerek yıllar önceki olayın gerçek intikamını almak istediklerini öğrendik. Aslında intikam bir nevi alınmıştı ama gençler sahipsiz oldukları için ceza almaları gerekiyordu. Yapılanları yerel bir işgüzarlık olarak tanımlayamadığımız için gençlerimizi mahkemeye sevk ettik. Bodrum 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen Çuval davasında eyleme karıştıkları iddiasıyla Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi 8 kişi, 16 yıl 4 aya kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Büyük ihtimalle de ceza alacaklar. Durumu tam bilmiyoruz ama devlet olarak Amerikalı yetkililerden özür de dilemiş olabiliriz. Olaylar soğuduktan sonra bunu daha net öğrenebiliriz.

Ama burada şu noktayı belirtmeden geçmemek gerekiyor; Amerikan askerinin başına çuval geçirme olayı, Türk gençlerinin başta Amerikan emperyalizmi olmak üzere bütün emperyalist düşünceye sahip devletlere karşı gösterdiği doğal bir tepki olarak algılanmalıdır. Çünkü yapılan iş semboliktir ancak çok derin anlamaları bünyesinde barındırmaktadır. Olayı bu açıdan değerlendirmek daha sağlıklı sonuçlar vereceğine inanıyorum. Aksi takdirde yapılacak olan değerlendirmeler bizleri daha büyük hatalara götürebilir.

İkinci Dilden Sonra İkinci Para

Terör örgütünün yapılanması artık örgüt olmanın ötesine çoktan geçmiş durumdadır. Özellikle Amerika’nın ve ülkemizin yardım ve sınırsız destekleri ile kuzey Irak’ta kurulan kürt devleti yakın zamanda kuzeydeki bölgeyi de almak isteyecektir. Zaman zaman bunu dillendirmektedirler. Hemen her konuda çalışmalar yapanlar işi artık son sınırına kadar getirdiler. Eğer doğruysa ülkemizde kürdistan parası basılacakmış. “Kürdistan Özerk Parası” olarak nitelenen paranın önyüzüne 1925’te idam edilen Şeyh Said, arka yüzüne de 1992’de faili meçhul bir cinayette öldürülen Musa Anter’in fotoğrafının konulacağı belirtiliyor. Bazı iddialara göre, KCK’nin, Kandil’de ilk para numunesini bastığını ve paranın propaganda amaçlı kullanıldığı belirtmektedirler. Para basma kararının 25 Mayıs 2007 günü Kongra-Gel tarafından onaylanarak “yürürlüğe” konulan KCK anayasasına dayandırdığı belirtiliyor.

Önümüzdeki kısa zaman diliminde ülkemizde basılan bu paralardan da görme imkanına eminim kavuşacağız. Yakın zamanda eğitim başta olmak üzere devlet dairelerinde ve bütün kamu kuruluşlarında kürtçe konuşulması, yayınlar yapılması kabul edildi. Hatta üniversitelerde de kürtçe eğitim verilmeye başlandı. Bunu, ikinci aşama olarak Türk lirası kullanımı yerine kürdistan özerk parası kullanımı izleyebilir. Bu ise fiilen sıkıntılı olan durumun resmileşmesi anlamına gelir. Ama kimsenin sesi çıkmıyor. Herkes beklemede. Ne beklenir bilmiyoruz. Neyin beklendiğini nasip olursa hep birlikte göreceğiz...

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim