• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -6 °C
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri

Tezkere bir savaş çığlığı mı?

Tufan Yakar

Türkiye Büyük Millet Meclisi yarın tarihi bir oylama yapacak. Meclis’e gönderilen tezkere kabul edilirse –ben kabul edilmesi gerektiğini düşünüyorum- Ortadoğu'da meydana gelecek değişmeyi izleyen değil belirleyen aktörlerden biri olmayı kabul edeceğiz.
Kabul etsek de etmesek de Ortadoğu’da taşlar yerinden oynuyor. Yanıbaşımızda ateşini çok yakından hissettiğimiz, maddi ve manevi külfetine katlandığımız bir yangın var. Ekonomimiz daha güçlü olsa, süper güç olsak, mevcut yaşananları engelleyebileceğimiz bir süreç olabilirdi belki. Ama farklı ilerlemesini engellememiz sözkonusu değildi. Gücümüz ve etkimiz de bir yere kadardı.
Bugüne kadar yaşananlardan dolayı hükümeti eleştirenler olacaktır. Ben de çoğu kez dış politikaya dair eleştirilerimi paylaşmışımdır. Ancak Türkiye’nin bölgesi için sorumluluğunu ve önemini de gözardı etmemek gerek.
Hava harekâtı tek başına yeterli değil
“27 Temmuz 1943'te İngiliz Kraliyet Havagücü RAF ve Amerikan Sekizinci Ordu Hava Kuvvetleri, gece yarısını bir saat geçe Almanya'nın Hamburg kentini bombalamaya başladı.
Uçaklar bir gün içerisinde şehrin üzerine 10 bin ton patlayıcı ve yangın çıkarıcı bomba attı.
İlk bombaların düşmesinden 20 dakika sonra büyük yangın fırtınaları patlak verdi. İki kilometre yüksekliğe tırmanan alevler havadaki oksijeni o kadar büyük bir süratle yuttu ki, kasırga gücünde hava dalgaları meydana geldi. Alevler saatte 150 kilometre süratle hareket eden dalgalar halinde cadde ve sokaklardan geçti.
Fırtına üç saat sürdü.
Damlar havaya uçtu. Ağaçlar ve insanlar birer yaprak gibi havada yandılar. Tramvayların camları eridi. Yanmakta olan yeraltı sığınaklarından kaçmaya çalışanlar, korkunç hareketler yaparak, kaynamakta olan asfaltın katranına gömüldü.
Bombardıman uçaklarının pilotları, şehri tekrar bombalamak için geri döndüklerinde, kokpitlerinde, altlarında yanan şehrin sıcaklığını hissettiklerini kaydettiler.
Ertesi gün alevler 8 kilometre yüksekliğe ulaşmıştı. Sokaklarda cesetler, üzerlerinde hafif mavimtırak bir alevle yanmaya devam ediyordu.
Müttefik uçakları 131 Alman kent ve kasabasını, bazılarını dümdüz edinceye kadar tekrar tekrar bombaladı. Kaç kişinin ölmüş olduğunu hiç kimse bilmiyor.
Tarihte meydana gelmiş olan büyük bombardımanların öyküsünü bulmak kolay değil. Bombaları atanlar da, onlara hedef olanlar da yazmak yerine unutmayı tercih ediyor. Çünkü bombardıman insanın insana yapabileceği, insanın tahammül edebileceği en korkunç şeylerden biri…
İkinci Dünya Savaşı'nın son aylarında müttefik kuvvetleri Almanya'nın büyük şehirlerini -Dresden, Hamburg, Berlin, Köln- uçaklardan yapılan bombardımanla yerle bir etti. Toplam 130 şehir ve kasaba, bazen tekrar tekrar bombalanarak, imha edildi.
Bu, dünyanın en büyük tahribat öykülerinden biriydi ama hakkında yazılmış neredeyse hiçbir şey yok.”
Bu sözler W. G. Sebald adlı Alman yazarın, Hamburg'un bombalanışının öyküsünü anlattığı “Yıkımın Doğal Tarihine Dair” kitabından alınan ifadeler...
Yalnızca hava harekâtı mevcut sorunu çözmüyor. ABD'nin, Kuzey Irak'taki IŞİD mevzilerini hedef alan hava saldırılarının başlamasının üzerinden yaklaşık 2 ay geçti. Militanların bu yeni duruma uyum sağladığına dair emareler bulunuyor. Uzmanlara göre IŞİD'in sivil halk arasına girip saklanma riski bulunuyor. Yani karadan desteklenmeyen bir operasyonun başarısı şansı yok denecek kadar az… Ki bugüne kadar şahit olduğumuz savaşlar bize bunun o kadar kolay olmadığını gösterdi.
Tezkere savaş çığırtkanlığı mı?
Washington-Ankara arasında pek çok kez ortam gerildi. Kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmelerde Ankara, istediği sonucu elde etmeden uluslar arası koalisyona tam destek noktasında yeşil ışık yakmadı. Bugün itibarıyla Hükümet istediğini almış görünüyor. 
Ben tezkereyi bir savaş çığlığı olarak görmüyorum.
Bu noktada MHP’nin tavrını da olumlu buluyorum. MHP, Hükümet’in Irak ve Suriye'ye asker göndermek için Meclis'ten yetki almasını içeren tezkereye "evet" diyecek. Tezkerede bazı hususları mahsurlu bulan MHP, “Türkiye'nin milli güvenliği” için bu mahsurlara rağmen tezkereye evet oyu verecek.
Aşılacak uzun yollar, hep bir adımla başlar. Tezkere, bölge politikalarını belirlemek isteyen ülkemiz için umarım hayırlı olur.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim