• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Konya 0 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Terör ile yaşamak

Ufuk Karadavut

‘Terör ile yaşamak’ diye yeni bir tabir ortaya atıldı. İlk kim kullandı bu cümleyi bilmiyorum ama son günlerde oldukça moda oldu. Hani ‘deprem bu ülkenin gerçeği ve depremle yaşamayı öğrenmeliyiz’ diyen bir deprem dedemiz vardı. Bizi depremle yaşamaya alıştırmaya çalışır ve buna göre tedbirler almamız konusunda sürekli olarak uyarırdı. Deprem olduğunda neler yapılmalı, deprem olmadan önce neler hazırlanmalı ve nelere dikkat edilmeli konularında bilgiler verildi. Sonuçta, bu ülkede deprem olduğunda hemen her kes bu ülkede deprem olduğunu, bunun bir gerçek olduğunu ve deprem ile yaşamak gerektiğini söyledi. Helen de hafif bir sarsıntı da bunu söylemeye devam ediyorlar.

Bunun benzeri şimdi terör için kullanılıyor. Neymiş ‘terör bu ülkenin bir gerçeği’ ve ‘terörle yaşamaya alışmamız gerekmiş’.  Kimse kusura bakmasın ama bu beceriksizliğin ve acziyetin bir ifadesidir. Deprem doğal bir olaydır. Bunu anlayabiliyor ve kabul edebiliyoruz. Ama terör gibi eylemler dizisini depremle aynı kefeye koymak iyi niyetle açıklamaz. Terörle alışın demek ‘biz bu işi bitiremiyoruz ya da bitirmiyoruz, herkes tedbirini buna göre alsın’ demektir. Yani insanları yalnızlığa ve sahipsizliğe terk etmek demektir.  Bu tür bir politika ülkeyi sahipsizleştirir. İnsanları karamsarlığa sokacağı gibi gelecek endişesi ve bu endişenin vermiş olduğu yanlış hareketlere neden olur. Eğer ülke genelinde böyle bir politika uygulanmaya başlandıysa bir an önce bundan vazgeçilmelidir.

Demokrasi Anlayışındaki Farklılık

Demokrasinin bilinen bir anlamı var. Ama ne hikmetse herkesin demokrasi anlayışı değişiyor. Özellikle de PKK’nin siyasi kanadı DTP’lilerin ki daha farklı. Geçtiğimiz günlerde DTP bir kitapçık çıkardı. Adı ‘Demokratik Özerklik Projesi’. Kitapçıkta demokrasinin tanımı yapılırken Kürt halkının özgürleşmesi ve demokratik özerklik adı altında eyalet sistemi öneriliyor. DTP lilerden zaten başka şey beklenilmez. Ama bunlar işin tadını biraz fazla kaçırdılar. Fikir özgürlüğü, demokrasi ve insan hakları adı altında yapmadıklarını ve söylemediklerini bırakmıyorlar. Hatırlarsanız geçtiğimiz hafta doğudaki bir belediye başkanı ‘dağılın’ uyarısı yapan polise ’Burada sizin gücünüz yetmez. Burada biz dayatırız’ diyerek rest çekmiş olması devletin güvenlik güçlerine karşı açık bir tehdit oluşturmuştur. Orası bu ülkenin bir parçası değilde ayrı bir devletmişçesine davranmaları ilginçtir. Daha ilginç ve üzücü taraf ise bu tür olayların sanki hiç yaşanmamış gibi görmezden gelinmesidir.

Yine ve Yeni Harita

ABD yine bir harita yayınladı. Bu haritanın aslında diğerlerinden pek bir farkı yok. ABD Kongresi’ne bağlı çalışan, “Kongre Araştırmalar Merkezi” uzmanı Kenneth Katzman tarafından hazırlanarak 25 Eylül tarihinde Kongre’ye sunulan ve halen kongrenin internet sitesinde yer alan 6 sayfalık “Saddam Sonrası Kürtler” adlı raporda yeni bir harita yayınlandı. Türkiye’nin doğusunun da ‘hayali devlete’ katıldığı haritada sözde Kürdistan bölgesi, İran, Irak, Suriye, Ermenistan ve Azerbaycan toprakları üzerinde gösteriliyor. Doğu Anadolu tamamen Türkiye dışına çıkarılmış gösteriliyor. Daha önce bu tür haritalar çok yayınlandı. Eminim ilerde de yayınlanmaya devam edilecek. ABD bilindiği gibi Lozan Antlaşmasını tanımamaktadır. Bunun anlamı; Türkiye Cumhuriyetinin bugünkü sınırlarını ABD tanımıyor. Sınırlarımızı tanımayan bir ülkenin bu tür haritaları sürekli olarak yayınlaması ve kafaları karıştırması gayet doğaldır. Elbette bu tür haritalar terör örgütlerinin ve terör eğilimlilerinin morallerini yükseltmekte ve vatanseverlerin morallerini bozmaktadır. Türk milleti çok badireler atlattı.  Allahın izni ile bu badireler ve sıkıntılardan da kurtulacağız. Ama kurtulmayı istemek gereklidir. Kuru laflar ile ‘kurtulmak istiyoruz’ sözlerinin bir anlam ifade etmeyeceğini bilmemiz gerekli.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim