• BIST 93.003
  • Altın 188,945
  • Dolar 4,8206
  • Euro 5,5954
  • Konya 17 °C
  • Bakan soylu açıkladı: Yıl sonuna kadar 25 bin polis adayı alınacak
  • Adaya barış getiren unutulmaz harekatın 44. yıl dönümü
  • Kılıçdaroğlu bunu yaparsa kimse önünde duramaz
  • Bakan soylu açıkladı: Yıl sonuna kadar 25 bin polis adayı alınacak
  • Adaya barış getiren unutulmaz harekatın 44. yıl dönümü
  • Kılıçdaroğlu bunu yaparsa kimse önünde duramaz

Tercih derdi taşıyanlar için

Haşim Akın

Bilindiği gibi liseler için tercih dönemi başladı. Üniversite okuyacak öğrencilerimiz, henüz sınav yorgunluğunu atmakla meşgul. İşimiz nedeniyle görüştüğümüz birçok dostumuz, tercihlerle ilgili kafa karışıklığından şikâyetçi.

                Öncelikli temel takıntı; her veli çocuğunu okutmak istiyor. Bu çok normal bir durum... Lakin bilgili, kültürlü ve yetişmiş bir insan olsun diye değil… Amaç daha farklı yani… Her anne - baba, çocuğu için çok güzel şeyler hayal eder. Ama bizim hayalimizi süsleyen şeylerin gerçek hayattaki iz düşümleri çok başka. Birçoğunda hayalle gerçek örtüşmüyor. Sonra ne mi olacak? Ya çocuk suçlanacak, ya da eğitim sistemi… Anne - baba mı? Onlar, “saçını süpürge yapmış ve çocukları için çok fazlaca çalışmıştır.” Bu nedenle anne babanın suçu da yoktur.

Bu güzelim hayallerde; çok para, kolay iş ve saygın bir kariyer baş aktör olarak bulunur. Bu durum, çocuk için gibi görülse de aslında daha çok kendisi içindir. Hiç kimse çocuklarının dürüst, güvenilir, ahlaklı, karakteri düzgün, gittiği yerde dünyevi varlıklarından değil de kişiliğinden dolayı sözü dinlenen bir insan olması üzerine hayal kurmaz. Zira her ebeveyn için kendi çocuğu, doktor, avukat veya bol para kazanacak iyi bir mühendis olmalı… Kurulan hayallerin sıkıntısı burada…

Bu ülkenin tamirciye, elektrikçiye, sucuya ihtiyacı yok mu? Bu soruya koro halinde cevap verebiliriz:  “Evet! bu ülkenin çok farklı meslek kesimlerinden insanlara ihtiyacı var.” Var olmasına var da bu mesleklere kim yönelecek? Cevap gene basit: “Onun çocuğu yönelmeli… Çünkü bizim çocuk, bunun için yaratılmamış. Hem o meslekler bizim için… Biraz şey yani…” ülkemizin en yüksek puanla girilen ODTÜ isimli üniversitesinden mezun olan öğrencilerin taşıdığı pankartı görmeyen yoktur. Aslına bakarsanız, onların çoğunun anne- babası bu konuda onlarla aynı fikirde değildir. Sadece parayı ve saygınlığı putlaştıran bir neslin ahfadı böyle çıkıyor işte…  Yani bizim ulvi düşüncelerimizle, hayallerimizin gerçekleşeceğine inandığımız yerler arasında böyle sıkıntılar çıkabiliyor.

Bu çocukların bazıları doktor olmalı, bazıları da fırında bize ekmek üretmeli. Köyde hayvan yetiştirenler olmasa mühendisler de aç kalırdı. Kazandığınız parayı kemirerek karın doyuramazsınız.  Gelin bu güzelim meslekleri hep başkalarının çocuklarına itelemeyelim. Belki de bizim çocuğumuzda bunu başaracak ve bundan zevk alacak bir fıtrat vardır. Tercihler konusunda fikrimi soran dostlarıma hep aynı şeyi söylüyorum. Gelin çocuklarımız bizim istediğimiz mesleklere ve şartlara zorlanmasın.  Bu çocukların değişik mesleki karakterleri vardır. Bilgi ve becerileri vardır. Kimse matematiği veya tarihi çok iyi bilmediği için geri zekâlı muamelesi görmesin. Bazı derslerden sizin istediğiniz puanı alamamış olması onların beceriksiz olduğu anlamına gelmez. Bu çocukların maharetlerinin başka bir alana yönlenmesi, ne onlar için ne de bizim için yüz karası değildir.

Rızık deyince mutlaka devlet memurluğunu anlama hastalığı çocuklarımızın hayatını bitirmesin.  Saçını süpürge yapıp onlarca test kitabı alan, gerektiğinde birden çok özel kurs ve takviye derslere para harcayınca çok iyi bir veli olmayız. Elbette hiçbir anne baba; çocuklarına okuma ve meslek sahibi olma konularında baskı yaptığını kabul etmeyecektir.  Bu yaşlarda çocuğu olan tüm anne –babalara göre; baskı dönemi bitmiştir ve çocuklara asla baskı yapılmıyor. Hele onlar, kesiklikle baskı yapmazlar. Ama çocuğa kendi notundan önce arkadaşının ne aldığını sorarlar. Bunu bir baskı olarak da görmezler.

Tabi burada sadece ebeveynin baskısı yok. Bir de konu komşunun uzun övünme seanslarında göklere çıkarılan veya adı anılmayarak rencide edilen çocuklar vardır. Gelin de böyle bir dönemde çocuk olun, genç olun… Sadece övünme seanslarında anne babanın yüzünü ağartmak için tercih yapılmaz. Bu gençlerin içindeki cevheri keşfetmek için onlara fırsat verilmeli… Haydi, biraz rahatlayalım lütfen… Sağlık ve istikamet, her şeyden önemlidir. Yeter ki çocuğunuz dürüst olsun. İmanı ve takvası yerinde olsun.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim