• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Konya 4 °C
  • 15 Temmuz Çengelköy ve Kuleli iddianamesi kabul edildi
  • Teröristbaşı Gülen'in örgüt mensuplarına verdiği talimat yazısı ortaya çıktı
  • İYİ Parti'den 2019 için CHP ve HDP'ye ittifak çağrısı!
  • 15 Temmuz Çengelköy ve Kuleli iddianamesi kabul edildi
  • Teröristbaşı Gülen'in örgüt mensuplarına verdiği talimat yazısı ortaya çıktı
  • İYİ Parti'den 2019 için CHP ve HDP'ye ittifak çağrısı!

Temizliğin Önemi

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

İslâmiyet, başlı başına temizlik dinidir. Hz. Peygamber’e ilk inen Alak Suresi’nin ilk beş âyeti, cehâletten arınıp ilimle donanmayı; Müdessir Sûresi’nin, ilk beş âyeti de maddî temizlikten söz eder.

İslam, manevî temizlik olan inanç meselelerine ne kadar büyük önem vermişse, başta, vücudumuz, elbiselerimiz, evimiz, sokağımız olmak üzere, maddî anlamda çevremize varıncaya kadar üzerinde yaşadığımız gezegenin temizliğine de o kadar büyük önem vermiştir. Kur’an’da tabiat, beşiğe benzetilir: “Biz yeryüzünü bir beşik kılmadık mı?” (Nebe” 6). O halde küresel ölçekte yaşadığımız beşiğin havasını, suyunu ve toprağını kirletmemek ve temiz tutmak gerekmektedir.

Öte yandan Hz. Peygamber (a.s)’ın hadislerinde temizlik üzerinde çok durmuştur. Hadislerde temizlik, imandan bir parça, hatta imanın yarısı olarak nitelendirilmiştir.  Bu bağlamda  İslam dini, temizlik üzerine kurulmuştur. Bundan dolayı Hz. Peygamber (as): “Gücünüz yettiğince temiz olmaya çalışınız. Çünkü Allah, İslam’ı temizlik üzerine kurmuştur. Cennete de ancak temiz olanlar girer” buyurmuşlardır. Yine O:“Temizlik imanın yarısıdır.” “Allah temizdir, temiz olanları sever,” buyurmak suretiyle temizlik ve iman konusunda bir ilişki kurmuştur. Temizliğin, iman seviyesinde ele alınıp değerlendirilmesi gerçekten büyük bir olay ve erdemdir. Dahası, İslam dininin, temizliği imanın şartlarından biri kılması, ibadetin olmazsa olmazı demektir. Dinimizde ibadetlerin kabul edilmesinin ilk şartı, maddî ve manevî temizlik olduğu gibi, imanın olgunluğunun şartı da temizliktir. Bundan dolayı Kur’a’'da geçen şu ayette: “Allah (günahlardan dolayı) tövbe edenleri sever, temizlenenleri sever”(Bakara 222) her iki temizlik çeşidine dikkatlerimiz çekilmektedir. Özellikle bu âyetin birinci kısmında günahlardan arınmak anlamına gelen tövbe, manevi temizlik  diğeri de, maddî temizliktir. Görüldüğü gibi, temizlik ve Müslümanlık et ve tırnak gibidir; asla birbirinden ayrılmaz. Maddî ve manevî hayatında temizliğe dikkat etmeyenler, tam mümin olamazlar. Sadece temiz olmak yetmez, kirletmemek de gerekir.

Dinimizde temizlik ikiye ayrılmaktadır.

  1. Manevi temizlik: Önce ruhumuzun, manevî dünyamızın, ahlaki anlamda temiz olması gerekir. İç dünyası temiz olmayanın, dış dünyasının temiz olması, sahte ve sanal bir temizlikten öte geçemez. Bir kabın içinde ne varsa, dışına o sızar. İçi, güzel duygu ve düşüncelerle bezenen kimsenin, dışı da, yani davranışları, temiz, ahenkli, sevimli ve ölçülü olur. İçi, kıskançlık, kin, öfke, kibir, dedikodu, gıybet gibi  sevimsiz huylarla ve zararlı fikirlerle dolu olan bir kimsenin, öncelikle, gönlünü bu kötülüklerden temizlemesi, arındırması gerekir. İslam’a göre kurtuluşun yolu, nefsini manevi hastalıklardan arındırmaktan geçmektedir. Zira, çevre kirliliği kadar, manevî kirlilik de zararlıdır. Manevî kirlilik, bir kimsenin kafasında ve gönlünde başlar.
  2. Maddi Temizlik; Maddî veya dış temizlik, bir kimsenin saçından tırnağına, elbisesinden bedenine, evinden sokağına, seyahat ettiği vasıtalardan eğitim gördüğü kurumlara, her türlü sağlık kuruluşlarına ve kamu binalarına varıncaya kadar bütün alanları içerisine alır. İnsan ve toplum sağlığının temelini dış temizlik oluşturur. İbadetlerimizin temelini, manevî temizlik oluşturduğu kadar, maddî temizlik de oluşturur. Meselâ, namazın şartlarından ikisi, tamamen maddî temizlikle alakalıdır. Namazla ilgili dinî literatürde, bir kimsenin namaz kılacağı yerde, elbisesinde veya bedeninde namaza manevi anlamda mani olacak şekilde, maddî pisliklerden arındırmaya ‘necâsetten temizlenme’; namaz kılabilmek için abdestsiz olan kimsenin abdest alması veya manevî açıdan temiz olmayan kimsenin boy abdesti alması ‘hadesten tahâret/temizlenme” olarak isimlendirilmiştir.Hz. Peygamber bir hadislerinde maddî temizliğe ilişkin olarak şöyle buyurmuşlardır: “Elbiselerinizi yıkayınız. Saçlarınızın fazlalıklarını kesiniz. Dişlerinizi temizleyiniz. Süsleniniz ve temizleniniz.”

Netice olarak, kadın-erkek her Müslüman, temizliğin her çeşidine riâyet etmede özen göstermelidir. Özellikle cami gibi, konferans mahalli, toplu taşıma araçları, eğitim ve sağlık kuruluşları gibi toplu halde bulunulan yerlerde başkalarını rahatsız edecek derecede bedenimizden veya elbiselerimizden kaynaklanacak olan hoşa gitmeyecek düzeydeki kokulardan uzak durmalıyız. İslam’da temizlik, madde ve manasıyla bir bütündür.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim