• BIST 83.048
  • Altın 147,065
  • Dolar 3,7593
  • Euro 4,0369
  • Konya -5 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

Tehlike Artarak Devam Ediyor

Ufuk Karadavut

Açılım süreci olarak ifade edilen gelişmeler ile başlayan çalışmalar artık son noktasına gelmeye başladı. Özellikle Oslo’da başlayan ve daha sonra gelişerek devam eden görüşmeler ile neredeyse PKK’nın her dediğinin yapıldığını görüyoruz. Bundan sonra da yeni gelişmelerin olacağı anlaşılıyor. Çünkü geçtiğimiz günlerde bazı gizli toplantıların yapıldığı ve yeni kararların alındığı ifade ediliyor. Bu kararlar içerisinde “daha somut adımların atılacağı” ifadeleri var. Daha somut ifadelerden nelerin kastedildiğini ise nasip olursa yaşayarak göreceğiz. Ancak pekiyi şeyleri görmeyeceğimizi de belirtmek gerekiyor. 
Analar ağlamıyor kan akmıyor denilen coğrafya da aslında içten içe anaların ve babaların ağladığını kimse görmüyor. 75 milyon tamamen terörist başının ağzına kilitlenmiş bir vaziyette bekletiliyor. Buna kimsenin hakkı yok. Özellikle o bölgede yaşayan ve PKK ile ilişkili olmayan hatta onlardan nefret eden milyonlarca insan var. Onlarda tamamen PKK ve yandaşlarının insafına bırakılmış ve terkedilmiş durumdalar. "tek bayrak, tek devlet, tek millet" diye konuşanların bunun için hiçbir şey yapmadıklarını görmek insanı üzüyor. Çünkü yaşanan gelişmeler ve ileride yaşanacaklar ileriki dönmede tek devletin kalmayacağını, tek milletin bu toprakları paylaşmayacağını ve de tek bir bayrağın kalmayacağını bizlere gösteriyor. 
Yaklaşık bir yıldır ölüm olayı olmuyor ve şehit verilmiyor denilmektedir. Bu doğrudur. Ama bölgedeki egemenliği tamamen PKK’ya teslim ederseniz elbette olmaz. Askeri çekerseniz, polisi çekerseniz zaten mücadele edecek kimse kalmaz. Bunu yaparak oradaki devlet yanlısı Kürtleri ve bölgede yaşayan soykırıma uğratılan ve buna engel olmak için direnen Türkleri yalnız bırakmış olursunuz. Kimsenin sesi çıkmaz. PKK’nın ve yandaşlarının ekmeğine yağ sürersiniz. Ondan sonra da “şehit vermiyoruz” diyerek övünürsünüz. Bu asla doğru değildir. O bölgede bir korku imparatorluğu kurulmuştur. Vatansever Kürtler ile Soykırıma direnen Türklerin evlerinde korku nöbet beklemektedir. Basına yansımasa da oradan aldığımız bilgilere göre hemen her gün PKK ve yandaşları eylemler yapıyor. Yolları kapatıyorlar. Bingöl Diyarbakır yolu 15 gündür kapalı. Muş Diyarbakır yolu birkaç gündür kapalı. Kimlik kontrollerini “öz savunma gücü” olarak nitelendirdikleri polis teşkilatı ile PKK’lılar yapıyor. Gün geçmiyor ki bir askerimiz yaralanmasın. Öldürmüyorlar ama yaralıyorlar. Kendilerini unutturmuyorlar. 
Daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz gibi teröristler çekilmediler. Oldukları yerde mevkilerini korudular. Çekildilerse de ancak şehir merkezlerine çekilmişleridir. Eylemlerden de asla vazgeçmemişlerdir. Bunların silahlı eylemlerden vaz geçtiğini sanmak ancak aşırı saflıkla izah edilebilir. Şu an kendilerine göre bir plan dâhilinde eylemlerden geri duruyorlar. Her an saldırmak için bekliyorlar. Eğer gerçekten samimi olsalardı yurda silahlı adam sokmazlar, çocukları dağlara kaçırmazlar ve yeni yapılan karakollara saldırmazlardı. Diyarbakır’da yapılacak olan bir karakolun önünde bir ayı aşkın süredir eylem yapıyorlar ve kimsenin sesi çıkmıyor. Devlet olmayınca böyle oluyor. 
Bölgedeki BDP’nin oylarının yüksek çıkmasının temel sebebi de öncelikle oluşturulan korku imparatorluğudur. Orada yaşadığımız yıllarda çok iyi hatırlıyorum seçim döneminde evimizde tam 5 kez BDP’liler geldi. Kaç kişi oy verecek diye not aldılar. Bunun dışında hiçbir parti evimize gelmedi. Yani tam bir psikolojik baskı oluşturdular. Bu baskıya biz uymadık ve istediğimiz partiye oy verdik. Ancak eminim çok insan korkusunda istediğini yapamadı. Sebebi ise devletin oradan elini eteğini çekmesidir. Bana göre devlet Elazığ’ın doğusundaki Gülüşkür köprüsünü geçince bitmiştir.  Bunu görmek gerek. Gündelik menfaatlerinizin bu gerçeği görmenize engel olmaması gerek. Bunun vebali herkesin üzerindedir. Sorumluluğu birilerine atarak bir yerlere varmak imkânı yoktur. Böyle yapmak sorumluluktan kaçmak anlamına gelir. 40 000 şehit veren bu ülke, o bölgeyi PKK’nın insafına bırakmamalıdır. Yoksa öbür dünyada şehitlerimizin elleri iki yakamızda olacaktır. Vesselam… 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim