Tecavüz cinayet ihanet: İDAM!
Tecavüz cinayet ihanet: İDAM!
Türkiye’de yaşanan vahşi cinayet ve tecavüz olayları sonrası gündemin ön sıralarına oturan idam tartışmaları, son günlerde yaşanan tecavüz ve cinayet olaylarıyla yeniden gündemin ilk sırasında yerleşirken, şehir merkezlerinde PKK, DAEŞ gibi terör örgütlerinin bombalı saldırılarla yaptığı katliamlar, Güneydoğu’da PKK’nın hain saldırıları, HDP başta olmak üzere kimi çevrelerce terör örgütüne verilen aleni destek, FETÖ ve MİT tırlarının durdurulması süreciyle başlayan devletin gizli sırlarının ülke düşmanlarına peşkeş çekilmesi süreçleri “vatana ihanet” ve “casusluk” suçunu da idam tartışmalarına dahil etti.

HALKIN ÇOĞUNLUĞU İSTİYOR
ORC Araştırma Şirketi, 2016 Mart ayı siyasi gündem araştırmasında idam tartışmalarını da vatandaşa sordu. 2-6 Mart 2016 tarihleri arasında, 36 ilde toplam 4176 kişi ile yapılan araştırmada, “Vatana İhanet, Terör, Tecavüz gibi suçlarda idam cezasının uygulanmasını destekler misiniz?” sorusuna katılımcıların yüzde 92,6’sı “evet” derken, hayır diyenlerin oranları yüzde 7,4’te kaldı.
SİYASİLER DE DESTEK VERİYOR
Tarsus'ta korkunç şekilde öldürülen 20 yaşındaki Özgecan Aslan Üniversiteli Özgecan'ın katledilmesi sonrası yapılan açıklamalar sadece halkın değil, ülkeyi yöneten siyasilerin de idama desteğini ortaya koymuştu. O dönem; Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi: "Özgecan Aslan gibi insanlığın katledildiği cinayetler için idam cezasını getirmeyi, hassasiyetle tartışmamız ve getirmemiz gerekiyor", Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım: “Enine boyuna, hırsla değil, sakin bir şekilde düşünülerek, tartışılarak, belirli konularla sınırlı olmak üzere tekrar idam cezasının toplumun gündemine getirilmesinde fayda olduğunu düşünüyoruz”, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık: “İdam kararının tekraren mutlaka tartışılması gerektiğini düşünüyorum”, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya: “Kadına karşı şiddete ve vahşete dayalı öldürmelerde idam cezası ile ölümle sonuçlanmayan cinsel şiddette niteliğe göre süreli veya sürekli olarak erkeklik gücünü yok etme cezası seçenekleri yeniden tartışılmalı”, MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, “Benim de kızım var, öyle bir ceza olması lazım ki benim kızıma böyle bir vahşi fiili işlemeye kimse cesaret edemesin”, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop: "Şahsen kasten adam öldüren katillerin cezalandırılması için idam cezasının olmasından yanayım" açıklamalarını yapmıştı.
*/*/
DÜNYA’DA DURUM
İdam cezasını tüm suçlar için 97 ülke kaldırdı. 8 ülke adi suçlar için idam cezasını kaldırırken, 35 ülke idam cezasını kaldırmadığı halde idam cezalarını infaz etmiyor. İdam cezasını uygulamaya devam eden ülkelerin sayısı ise 58.
İDAM CEZASIN OLMAYAN ÜLKELER
İdam cezasını tüm suçlar için kaldıran ülkelerden bazıları şöyle: ''Almanya, Angola, Arjantin, Avustralya, İngiltere, Bosna Hersek, Burundi, Danimarka, Doğu Timor, Ekvador, Ermenistan, Filipinler, Fransa, Gabon, Haiti, Hollanda, İspanya, Kamboçya, Kolombiya, Kosta Rika, Litvanya, Meksika, Mozambik, Norveç, Özbekistan, Paraguay, Portekiz, Ruanda, San Marino, Senegal, Seyşeller, Slovenya, Togo, Türkiye, Türkmenistan, Ukrayna, Vatikan, Venezuela, Yeni Zelanda, Yunanistan.'' Bu ülkelerden en eski tarihte idam cezasını kaldıran ülke Venezuela. Bu ülke idam cezasını 1863 yılında kaldırdı. İdam cezasını en son kaldıran ülke ise Letonya. Bu ülke idam cezasını 2012'de kaldırdı. Bu ülkelerden idam cezasını en yakın tarihte uygulayan ülke ise Özbekistan. Özbekistan'da idam cezası 2005 yılında infaz edildi.
ADİ SUÇLAR İÇİN KALDIRAN ÜLKELER
Bolivya, Brezilya, Şili, El Salvador, Fiji, İsrail, Kazakistan ve Peru, idam cezasını adi suçlar için kaldıran ülkeler.İdam cezası en son Moğolistan'da uygulandı. İdam cezasını kaldırmadığı halde uygulamayan bazı ülkeler ise şöyle: ''Burkina Faso, Cezayir, Fas, Gana, Kamerun, Kore Cumhuriyeti, Moğolistan, Nijer, Rusya, Sri Lanka, Tacikistan, Tonga, Tunus.'' Bu ülkelerden, idamın en son infaz edildiği ülke Moğolistan. Bu ülkede idam cezası 2008'de uygulandı.
İDAM CEZASI UYGULAYAN ÜLKELER
Dünyada idam cezasını uygulamaya devam eden ülkeler arasında ABD, Çin, Japonya, Hindistan gibi gelişmiş ülkeler de dikkat çekiyor. Diğer ülkelerden bazıları ise şöyle:
''Afganistan, ABD, Bahamalar, Bangladeş, Belarus, Birleşik Arap Emirlikleri, Çin, Dominik, Endonezya, Filistin, Gine, Hindistan, Irak, İran, Japonya, Kuveyt, Küba, Libya, Mısır, Pakistan, Somali, Suriye, Suudi Arabistan, Tayvan, Umman, Vietnam, Yemen.''
*/*/*/
TÜRKİYE’DE İDAM CEZASININ KALDIRILMA SÜRECİ
Türkiye’de idam cezası 1984'ten beri fiilen ve 2004'ten beri hukuken kaldırılmış durumda. Ölüm cezası önce 2001'de savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışındaki suçlar için kaldırılırken, 3 Ağustos 2002'de "Savaş ve çok yakın savaş tehdidi hâllerinde işlenmiş suçlar hariç" şartı ile kaldırıldı. 7.5.2004 tarihli 5170 sayılı kanun ile anayasadan ölüm cezaları ile ilgili maddeler, 14.7.2004 tarihli 5218 sayılı kanunla Türk Ceza Kanunu'ndan ölüm cezaları ile ilgili maddeler çıkarıldı ve böylece ölüm cezası Türk Hukuku'ndan tamamen kaldırıldı.
İDAM CEZASININ UYGULANMAMASI SÜRECİ
Türkiye'de idam cezasının uygulanmaması süreci 1984 yılına kadar uzanıyor. En son idam cezası 12 Eylül döneminde 24 Ekim 1984 tarihinde uygulandı.Bu tarihten sonra verilen idam cezaları TBMM’de onaylanmadı. 1991'te çıkarılan af yasasıyla kesinleşmiş idam cezaları 10 yıl ağır hapse çevrildi. 2002 yılında mevzuatta yapılan düzenlemenin ardından da kesinleşmiş idam cezaları ömür boyu hapse dönüştürüldü.
ABDULLAH ÖCALAN MESELESİ
İdam cezası değişik zamanlarda ve değişik güncel gelişmelerin arzından gündeme geliyor. Bunlardan biri, terör örgütü başı Abdullah Öcalan’ın durumu ve bu çerçevede toplumu derinden etkileyen terör olaylarıydı. Bir diğer tartışma da canice işlenen cinayetlerin ardından yaşandı. PKK'nın başı Öcalan, Kenya'da yakalanıp Türkiye’ye getirilmesinin ardından yargılandı ve 29 Haziran 1999'da idama mahkum edildi. Ceza 25 Kasım 1999 tarihinde Yargıtay'ca onandı. Ancak, idam cezasının AB uyum yasaları ile kaldırılmasından dolayı cezası ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi. Siyasi çevrelerde idam cezasının kaldırılması ve Abdullah Öcalan hakkındaki idam cezasının ertelenmesi sürecinin örtüşmesi hep tartışma konusu oldu.
*/*/*/*/
İDAM CAYDIRICILIK SAĞLAR
Yargıtay Ceza Dairesi Emekli Hakimi Engin Şafak, kamuoyunda sıkça dillendirilmeye başlanan idam cezasının geri gelmesi ile ilgili gazetemize net konuştu. Şafak, “Özellikle terör, vatana ihanet ve tecavüz olaylarında idamın geri gelmesi, caydırıcılık anlamında faydalı olacaktır” dedi.
Ülkemiz anayasasında ve Türk ceza kanununda idam cezası 2004 yılında gerek Anayasadan gerek ceza kanunundan çıkarılmıştır diyen Yargıtay Ceza Dairesi Emekli Hakimi Engin Şafak, “Önceki ceza kanununun 765 sayılı maddesinde, nitelikli adam öldürme eylemlerinde idam cezasına hükmedilirdi. Özellikle son aylarda ülkemizde bu tür vahşi, canavarca öldürmelerde, terör eylemlerinde kendisini bomba yerine koyup masum insanları şehit eden, mağdur insanların kanına giren onları şehit eden, masum insanları gasp ederek öldüren, vatanına ihanet eden, tecavüz marifetiyle insanların hayatlarını karartan ve ben öldürmekten zevk alırım diyen anlayışa karşı caydırıcılık anlamında yeniden idam cezasının en yakın zamanda ülkemize gelmesini bir hukukçu olarak tüm kalbi duygularımla istiyorum. Yaşanan terör, vatan hainliği ve tecavüz olaylarından sonra kamuoyunun da idam beklentisinde olduğu açıkca görülmektedir” dedi.
CEZALAR TATMİN EDİCİ DEĞİL
Ceza kanunundaki verilen hapis cezalarının mağdurları ve ailelerini tatmin etmediğini ifade eden Şafak, “Adam öldürme cezalarında ister vahşice, ister canavarca, ister terör, ister tecavüz sonucu öldürmelerde en yüksek ceza ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Ağırlaştırılmış müebbet ceza öldürülenlerin sayısı kadar verilir. Ancak infaz hukukunda öldürülenlerin sayısı ne olursa olsun toplam ceza 36 yılı geçemez. Bu ceza bu tür vahşice canavarca hiçbir insanlık duygusu olmaksızın gerçekleştirilen öldürmelerde asla mahşeri vicdanı tatmin etmemektedir. Bu yönüyle de idam cezasının mevzuatta yer alması toplumumuz adına büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.
AVRUPA BİZİ ENGELLEYECEK KONUMDA DEĞİLDİR
İdamın yeniden gelmesi hususunda Avrupa’nın bizi engelleyecek konumda olmadığını ifade eden Yargıtay Ceza Dairesi Emekli Hakimi Engin Şafak, şunları kaydetti: “Milli egemenlik konusunda ülkemiz bağımsız bir hususiyet taşır. Dolayısı ile Avrupa’da bu mevzu bizi engelleyecek konumda değildir. Bazı ülkelerde nitelikli adam öldürme söz konusu olduğunda idam cezası verilirken kimse bize kendi ölçülerini dayatma anlayışında olmamalıdır. Milli egemenliğimiz bu konuda dış dünyaya bağımlı ve onların bize dayatması ile şekillenecek bir hususiyetten fersah fersah uzaktır. Bu noktada milli egemenlik anlayışı içerisinde bu değerlendirmeyi yapmamız gerektiği kanaatindeyim.”
*/*/*/
İDAM TARTIŞILMALI
Esasen devletin bireylere dönük suçlarda affetme yetkisi olmadığını ifade eden MAZLUMDER Konya Şube Başkanı Derviş Argun, idam cezasının toplumsal düzeyde tartışılması gerektiğini belirtti
MAZLUMDER Konya Şube Başkanı Derviş Argun, idam cezasının toplumsal düzeyde tartışılması gerektiğini söyledi. “Türkiye, kişisel düzeyde iletişimin yaygın olduğu, istenilen her şeye kolayca ulaşabilen ortamlar sunuyor” diyen Argun, T”V ve internet başta olmak üzere bir kısım sosyal ortamlar bireylerin ahlakının ve hatta dininin inşasında en önemli role sahip. Birey bir süre sonra duygu dünyasını, zevkler dünyasını, korku ve ümitlerini bu sosyal ortamlar üzerinden aldığı beslenti ile şekillendiriyor. Zamanla zaten o bireyde mevcut olan ahlaksız altyapı, tecavüzlere, cinayetlere dönüşebiliyor. Bugün küçük çocuklara dönük istismarlar artmışsa, tecavüz ve tecavüzlü cinayetler çoğalmışsa toplum olarak bizler, yöneten olarak da yetkililer başını elleri arasına alıp düşünmelidir” diye konuştu.
ÖLDÜRÜLENİN YAŞAM HAKKI ÜZERİNDEN TARTIŞILMALI
“Bireylere verilecek ceza hem mağduru ve mağdur yakınlarını tatmin edici bir o kadar da caydırıcı olmak zorunda olduğunu ifade eden Argun şöyle devam etti: “Oysa devlet kendilerine karşı suçlarda sert ve acımasız, bireylere dönük suçları affetme noktasında daha cömert davranıyor. Esasen devletin bireylere dönük suçlarda affetme yetkisi yoktur. Bu tamamen mağdur bireyin kabul ve onayıyla yapılabilir. Tartışmalar, öldürülenin yaşam hakkı üzerinden değil, onu öldüren kişinin hakları üzerinden sürdürülüyor. Bu tür suçlarda idam cezası tartışılmalıdır. Vereceğiniz ceza suçlu ile mağdur ilişkisinde mağdur lehine sonuçlar doğurmalı ve mağdur yakınları bu cezadan tatmin olup süreci devletin kestiği ceza sonrasına bırakmamalı. O sebeple tecavüz ve cinayet suçlarının cezası yeniden ele alınmalıdır. Kısas ya da idam, cinayet ya da tecavüz süreç ne olursa olsun, sonuç adil ve bir o kadar da geride kalanlara bu süreçleri yaşatmayan bir hayat bırakmalıdır.” Vatan hainliği konusunun daha göreceli ve siyasi yönünün bulunduğunu ifade Argun, “Bu yüzden vatan hainliği ve ona verilecek ceza olarak idam konusu daha çok hukukçuların tartışması gereken, daha teknik, daha göreceli, daha kendi içerisinde kademeleri olan bir konudur” diye konuştu.
Memleket Haber Servisi
