• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Konya -3 °C
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı

Tebrik ediyorum

Ufuk Karadavut

            Tebriği hak ediyorlar. Çünkü gerçekten ellerinden gelen her türlü materyali kullanarak ülke gündemini hızlı bir şekilde değiştirmeyi başarıyorlar. Özellikle hükümetin PKK ve terörist başı ile yaptıkları pazarlıkların ve anlaşmanın neler olduğu anlaşılmaya başlayınca birileri düğmeye basarak gündemin hızla değişmesini sağladılar. Hatırlarsanız geçen haftaki yazımın son cümlelerinde “Halk yapılanlardan ciddi anlamda rahatsız. Bu rahatsızlığı örtmek için acilen gündemi değiştirmek gerekli. Bunun için de etkili eylem ve söylemler lazım. Görelim bakalım nasıl gündem değiştirilecek...” demiş ve yazımızı bitirmiştir. Bunun ardından oldukça hızlı gelişmeler yaşandı.

            Ne hikmetse üç seneden beri Nuh deyip peygamber demeyen İsrail bir gecede karar değiştirerek Türkiye’den özür dilemiş. Gerçi bu tam bir belirsizlik içeriyor. Özürün dilendiğini başbakan açıklıyor. İsrail devlet başkanı başbakanımızı aramış ve özür dilmiş. İsrail hükümetinin yarın çıkıp “ya biz özrü dilemedik çeviride yanlışlık yapılımış o da bizi bağlamaz” derse ne olacak. Yine önceki gün televizyonda bir İsrailli yetkili Türkiye’nin Suriye politikasını övgüyle anlatması ve İsarilin Suriye’ye saldırması tesadüfle açıklanacak bir şey olmasa gerek. Şimdilerde herkes PKK ile yapılan anlaşmayı bir tarafa bırakıp İsarilin özüründen bahsediyor.

            Yine yakın zamanda AKP genel merkezi ile Adalet bakanlığına eş zamanlı olarak bombalı saldırı düzenlendiği ifade ediliyor. Ne derece doğru tam olarak bilmiyorum ama MİT’in bu konuda bilgisinin olmadığını düşünemiyorum. Bununda bir gündem değiştirme operasyonunun bir parçası olarak algılayabiliriz.

            Bir haber göre, Ankara’daki askeri lojmanların önünde tahrip gücü çok yüksek olan bomba düzeneği bulunmuş. Büyük bir olay olarak uzun süre konuşuluyor. Sonuç alınamıyor. Zaten alınması da beklenmiyor. Çünkü bu işleri yapanlar için sadece ses getirmesi yeterli oluyor ve gündem değişiyor.

            Türk Silahlı Kuvvetleri PKK ile mücadeleyi meğerse aylar öncesinden bıraktığını öğreniyoruz. Bu neden şimdi basına servis ediliyor anlamak zor. Zaten PKK ile yapılan görüşmeler yeni değil. Demek ki TSK da bu görüşmelerden haberdar. Her ne kadar bu doğru değildir deselerde bunu açık bir şekilde reddetmiyorlar. Birde Güneydoğu’daki sınır bölglerinde jandarmanın çekşilmekte olduğunu öğreniyoruz. Bu da ayrıca önemli olarak değerlendirilmesi gereken bir konu. Asker çekileceğine göre sınır bölgeleri birilerine bırakılacak demektir. Bunlar kimler olacak zaman içerisinde göreceğiz.

            Batmanda yıllardan beri duran Atatürk heykeli önündeki yazılar sökülmüş. Demek ki yapılan anlaşmalar gereği bunlar yapılıyor. Tüm Türkiye’deki Atatürk heykellerindeki yazıları sökecekler mi onu merakla bekliyoruz. Ayrıca şunu da çok merak ediyorum. Acaba yazılardan sonra neler değişecek ya da sökülecek.

            Birde Akil adamlar oluşturma işi var. Gündemde sürekli olarak tutulmaya çalışılan konulardan birsi. Abdullah öcalan ile hükümet arasındaki anlaşma gereği bir akil adamlar gurubu kurulacak ve bu barış görüşmelerinin başarılı bir şekilde yürüyüp yürümediğini ve hükümetin sözünde durup durmadığını kontrol edecekler. Peki kimlerin olacağı ise yine gündemi dolduruyor. Televizyonlarda her gün bunları tartışıyorlar. Sanki başka konu yokmuş gibi. Akil adamlar listesinde ise en çokisimleri geçenler ;Yaşar Kemal, Ali Bayramoğlu, Cengiz Çandar, Kadir İnanır, Ümit Kardaş, Hasan Cemal, Oral Çalışlar, Tarhan Erdem, Mithat Sancar, Fazıl Hüsnü Erdem, Jülide Kural, Rifat Hisarcıklıoğlu, Vahap Coşkun, Ümit Kardaş, Taha Özhan, Hatem Ete ve Yılmaz Ensaroğlu. Daha başka isimlerde geçiyor ama bunlar bize fikir vermek için yetiyor.

             Ama en ilginçlerinden birisi de Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in İzmir gezisi sırasında yaptığı açıklamaların gündemi derinden etkilemesi.  Görmez yaptığı açıklamada “İzmir’in farklı bir dindarlığı var. Bu dindarlığın irfan geleneğine ihtiyacı var. Kentin manevi hayatını ayağa kaldıracak, tasavvuf geleneğinden gelen bir müftü atadık” şeklindeki açıklamalar gerçekten vahim bir durum. Aslında “Gavur İzmir” kelimelerinin farklı bir söylenişi olarak değerlendirilebilir.

Son olarak ta Avrupa Birliğine yapılan rest var. Avrupa Birliğine resti çekerek ya bizi alın ya da başımızın çaresine bakalım demişiz. İşte gündemi dolduracak yeni bir tartışma daha çıkıyor.

            Daha yazacaklarım var aslında. Çünkü birileri tarafından depolanan bilgiler servis ediliyor. Gündem hızla değişiyor. Tebrik ediyorum. Çok başarılılar...

           

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim