• BIST 108.869
  • Altın 271,535
  • Dolar 5,7701
  • Euro 6,3816
  • Konya -1 °C
  • Davutoğlu'nun partisiyle ilgili kulis bilgileri! Sürpriz isimler!
  • Ahmet Hakan, Davutoğlu'nun partisinin ismini eleştirdi: Akla margarin gelecek
  • Veysel Eroğlu'ndan Ekrem İmamoğlu'na: Oynamasını bilmeyen gelin yerim dar dermiş
  • Davutoğlu'nun partisiyle ilgili kulis bilgileri! Sürpriz isimler!
  • Ahmet Hakan, Davutoğlu'nun partisinin ismini eleştirdi: Akla margarin gelecek
  • Veysel Eroğlu'ndan Ekrem İmamoğlu'na: Oynamasını bilmeyen gelin yerim dar dermiş

TBMM Genel Kurulu

TBMM Genel Kurulu
TBMM Genel Kurulunda, partisinin "ata tohumu"na ilişkin grup önerisi üzerinde söz alan İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, yerli tohum kullanımının önemine değindi.

AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, "Sokaklara Kenan Evren'in değil, Ömer Halisdemir'in isminin verilmesi gerekir. TBMM, bunu takip etmek durumundadır." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, partisinin "ata tohumu"na ilişkin grup önerisi üzerinde söz alan İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, yerli tohum kullanımının önemine değindi.

Türkiye'de yıllardır geleneksel ata tohumuyla üretim yapıldığını dile getiren Yokuş, "Zaman içerinde uygulanan yanlış tarım politikaları sonucunda ne yazık ki yerel tohumların kullanımı terk edilmiş, yerine hibrit tohum kullanılması zorunluluğu getirilmiştir. Yurt dışından ithal edilen hibrit tohumlar, ilaç ve gübreler ile tarımsal üretim yapılmaya başlandı." diye konuştu.

İthal edilen hibrit tohumun iki veya daha fazla cinsten melezleme yöntemiyle elde edildiğine işaret eden Yokuş, "Hibrit tohumun yanında ilaç ve gübre gibi tarımsal girdi ürünlerini de zorunlu olarak almak zorunda bırakılıyoruz. Aldığımız bu tohumlara 'royalty' bedeli ödüyoruz. Böylelikle ülkemiz daha çok dışa bağımlı hale geliyor. Milli sermayemiz yabancı firmalara akıyor. Hastalıkları da ithal etmiş oluyoruz. Yurt dışı kaynaklı floksera hastalığı yerli bitki çeşitlerimizi yok etmektedir. Bu nedenle yerli bitki çeşitlerimiz de giderek azalmaktadır." ifadesini kullandı.

AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Şanverdi, ata tohumundan vazgeçildiği iddiasının asılsız olduğunu, vatandaşların bağışladığı tohumların gen bankasında saklandığını söyledi.

- Kenan Evren ile ilgili grup önerisi

Daha sonra CHP'nin, "12 Eylül 1980 darbesini gerçekleştiren Kenan Evren'in adının kamusal mekanlardan kaldırılmasına" ilişkin grup önerisi ele alındı.

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Kenan Evren adının kışlalarda, okullarda ve meydanlarda halen kullanıldığını, Ankara'nın Evren ilçesinin adını Kenan Evren'den aldığını belirtti.

AK Parti iktidarında 12 Eylül darbe sürecine yargı yolu açılmasının olumlu adım olduğunu dile getiren Erol, "Yargıtay süreci tamamlanmadan Kenan Evren hayatını kaybedince dava düştü ancak ismi kamu alanlarında duruyor. Bunu kabul edemeyiz. Kenan Evren ve darbecilerin adının kamu kuruluşlarından silinmesi gerekir. Evren, 1980 sonrası gittiği her yerde kahramanlar gibi karşılandı ama eğer cenazesi resmi bir törenle yapılmasaydı cenazesini taşıyacak dört sivil bile bulunamazdı." değerlendirmesini yaptı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfi Türkkan, Türkiye'nin genç bir demokrasisinin olduğunu ve demokrasi sürecinin darbelerle kesintiye uğradığını söyledi.

Yetişmiş beyinlerin darbelerle yok edildiğine ve toplumun, politikanın dışına itildiğine işaret eden Türkkan, "Siyaset yapmanın ayıp olarak görüldüğü dönemler yaşadık. Evren döneminde en büyük sıkıntıyı Türk milliyetçileri çekti. Askerlik kurumunu tenzih ederek bir darbecinin isminin halen sokaklarda bulunmasını kabul edemiyorum." dedi.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Kenan Evren'in çok can yakan zalim bir insan olduğunu ancak öncelikle darbeci militarist anlayışıyla yüzleşmenin gerektiğini kaydetti. Bütün darbelere "ama"sız karşı çıkılması gerektiğini ifade eden Gergerlioğlu, "Darbelerden sonra ne değişti? 12 Eylül Anayasası değişti mi? Kürt meselesini çözdük mü? Diyarbakır Cezaevini bile müzeye dönüştüremedik. Şu anki cezaevlerinin, 12 Eylül dönemindeki cezaevinden farkı yok zaten. Aydınlar keyfi gerekçelerle tutuklanıyor. Militarist zihniyetle yüzleşmediğimiz sürece bir şey değişmez." görüşünü savundu.

AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, 1960, 1971, 1980, 28 Şubat, 27 Nisan e-bildirgesi ve 15 Temmuz gibi bütün darbeleri ve darbecileri lanetlediklerini vurguladı. Darbelere en iyi cevabı milletin verdiğini belirten Can, şöyle konuştu

"Darbe yapanların isimlerinin sokaklarda halen hafızalarımıza kazınmasını kabul etmek mümkün değil. Kim hangi ismi koymuşsa, derhal kaldırması gerekir. Bunların sonuna kadar takipçisi olacağız. Milli iradeyi esas yapmak boynumuzun borcudur. Bu ülkenin evlatlarını mağdur etmiş, tutuklamış isimlere değer vermek doğru değil. Bu isimler bulunduğu yerden kaldırılmalıdır. Sadece bu isimleri kaldırmakla da olmaz, aynı zamanda darbelere karşı çıkan isimleri de ödüllendirmemiz lazım. Sokaklara Kenan Evren'in değil, Ömer Halisdemir'in isminin verilmesi gerekir. TBMM, bunu takip etmek durumundadır. Bu önerge zamansız olsa da yerinde ve doğru bir öneridir. Kenan Evren ismi hangi meclisler tarafından caddelere ve diğer kamusal alanlara konulmuşsa aynı şekilde kaldırılması gerekir. Bu konuda belediye meclislerini ve mülki amirlerini göreve davet ediyorum."

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, MHP'nin 12 Eylül darbesinden en çok zarar gören siyasi oluşumlardan birisi olduğunu söyledi. Bülbül, "12 Eylül darbesinin zulmünde canıyla hayatıyla bu bedeli ödeyenler olarak Kenan Evren'den bu dünyada hesabını sormak mümkün olmadı ama inşallah ahirette bu hesap sorulacaktır. Bu konuyla ilgili ayrıca bir araştırma komisyonu kurulmasına gerek görmesek de bu isimlerin kaldırılmasını destekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Başkanvekili Celal Adan, demokrasinin insan haysiyeti ve onuru için bulunan çok büyük değer olduğunu ifade ederek, "İnsanımıza en çok yakışan demokrasidir. Biz de 68 kuşağı olarak darbe dönemini gördük.12 Eylül'ün en büyük günahlarından biri Mamak Cezaevidir. O cezaevinde uzun süre bulunduk. Tımarhanenin çok üstünde bir yapı inşa etmişlerdi. Darbeler karanlığın, kirliliğin, vurgunun, talanın ve bağımlılığın bir şeklidir. Milletimiz darbelerle hesaplaşarak bu günlere geldi. Şu anda benim Gazi Meclisi yönettiğim, darbecilerin de yargılandığı bir dönemi yaşıyoruz." diye konuştu.

Konuşmaların ardından İYİ Parti ve CHP'nin önerileri ile HDP'nin "Kadınların istihdama katılımının araştırılması" yönündeki grup önerileri kabul edilmedi.

Daha sonra Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

 

 

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim