• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Konya -2 °C
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı

Tatil mi, günah pazarı mı?

Ali Akpınar

Dinlenirken din’lenmek… Tatil mi, günah pazarı mı?

 

Yaz tatili geldi geçiyor. Ömürler de tükenip bitiyor. Aslında Müslüman ibnü’l vakit, yani vaktin oğludur. Bütün dilimleriyle zamanı İlahî bir emanet olarak algılar ve onu en güzel bir şekilde değerlendirmeye alışır. Onun için her zaman önemlidir ve o her zaman ve zeminde Müslüman olduğunun bilincindedir. Zira o, her zaman ve zeminde Yüce Rabbin kontrolündedir.

İslam insanı, evde ayrı, iş yerinde ayrı, mabede ayrı bir kişilik sergilemez. O, insanların yanında da bir başına kaldığında da Yüce Allah’ın kuludur ve O’na bağlıdır. Yine o, Pazar günü ayrı, Cuma günü ayrı bir kişiliğin adamı olmaz. Doğum günü kutlarken de mümin-Müslüman’dır, düğün gününde de, cenaze merasiminde de.

Bu bilinçte olan kişi tatilde de sınırsız ve sorumsuz bir hayatın adamı olamaz. Çoluğu çocuğu ile birlikte Rabbine karşı temel kulluk görevlerini yerine getirir, çevresine ve insanlığa karşı sorumluluklarını yapmaya çalışır.

Bu meyanda tatil günlerini bir günah pazarına çevirmez. Bugün işe-okula gitmeyeceğim diye, gününü namazla başlatmaktan geri durmaz. Nasıl olsa yarın iş-okul yok diye, gece yarılarına kadar günah ekran ve ortamlarında vakit öldürmez. Aynı şekilde yaz tatillerini de olabildiğince günahlardan uzak geçirmeye çalışır.

Üzülerek söyleyelim ki günümüz insanının tatil anlayışı plansız programsız, gayesiz ve sorumsuz bir felsefe temeline oturmaktadır. Sanki tatil günleri, bir kısım haramların haram olmaktan çıktığı günlermiş gibi. Sanki tatil gün ve yerlerinde bizi görüp gözetleyen bir Yüce Kudret yokmuş gibi(!) Sanki tatil günlerinde yapıp ettiklerimizden hesaba çekilmeyecekmişiz gibi(!)

O halde tatillerimizde bir taraftan kendi dinî bilgilerimizi tazelerken, diğer taraftan yarını kendilerine emanet edeceğimiz çocuklarımızın temel dinî bilgiler alabilmeleri için en uygun ve en verimli ortamları oluşturmaya çalışalım. Dünyevî endişelerle temel din eğitiminden mahrum bıraktığımız ciğerparelerimizin hiç olmazsa yaz tatillerinde iyi bir dinî eğitimden geçmesini sağlayalım. Milyarlarca lira dershanelere, dil kurslarına, yüzme, bilgisayar derslerine para akıtırken; onların Allah’ın dinini öğrenebilmeleri için de kesenin ağzını birazcık olsun açalım.

Gezi planlarımızı yaparken, gezi güzergâhlarımızı belirlerken günahlardan uzak plan ve yerler olmasına özen gösterelim.

Tatilde bol bol Kur’ân okuyalım ve dinleyelim. Hem dinleyelim, hem dinlenelim, hem de din’lenelim.

Ey inananlar! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyunuz. Kendiniz dinin gereklerini yerine getirerek, sonra aile bireylerine dinlerini öğreterek ve onların dini yaşamalarına yardımcı olarak Ahiret yatırımlarınızı iyi yapınız. Unutmayınız ki dünya ve dünyalıklar gelip geçicidir. Kalıcı olan ise Ahiret yurdudur. Dünyayı yaşarken ölümü unutmayın ve Ahireti göz ardı etmeyin öyleyse. İman etmenin, iman edenler olmanın sorumluluğudur bütün bunlar.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim