• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Konya 6 °C
  • Türk Lirası'nda artık Merkez Bankası Başkanının da imzası olacak
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek
  • Türk Lirası'nda artık Merkez Bankası Başkanının da imzası olacak
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek

Takkeli Dağ efsanesi

A.Cenap Kendi

Telaffuzu TAKKELİ ama, Konya ağzında TAKGALI Dağdır adı. Bu Dağın daha önceki adı ise Büyük CEBELLE Dağı’dır. Yanındaki ise küçük Cebelle’dir.

Sabah güneşi ilk nuru ile orada tanışır, yavaş yavaş Ovayı kuşatır, batarken de gurubu o Takke ayarlar. Tepeden eteğe kadar çırılçıplak kayalardan ibaret görüntüsüne bakıp da üzülmeyin. İnsanoğlunun hatası ve baltanın kurbanıdır o kayalar.

Halen ibadete açık olan Alaaddin camiinin içine girip de başınızı tavana kaldırdığınız zaman gözlerinizi kamaştıran, Tarihi konuşturan sekiz Asırlık ŞİMŞİR DİREKLERİN Takkeli Dağın eteklerindeki balta girmemiş Ormanlık ağaçlardan kesildiğini, Öküz çiftleri ile sürüyerek çekilip Konya’ya getirildiğini, temizlenip Cami inşaatında kullanıldığını da biliyor musunuz. .

Araştırmacı Emekli Öğretmen İbrahim Aczi KENDİ’nin Yusuf Ağa kitaplığındaki el yazması eserlerde ve cönklerde bu bilgilere ulaşabilir siniz. .

Havası suyu bir harikadır bu dağın. Tepesindeki Takke’nin düzlüğünde yaşanmış bir tarihin izleri vardır. Bu düzlüğün bir yerinde bazen azalıp fakat hiç tükenmeyen bir su Gölet’i vardır ki, çok şifalıdır. Bilhassa UYUZ illetine bire birdir. Vaktiyle etkili ilaçların bulunmadığı devirlerde bu su ile banyo yapıldığı takdirde illetin kesinlikle kuruduğu sabittir.

Dahası var. Tam bunun tersi, Dağın batı yönündeki eteğinde yine bir Pınar suyu vardır ki, bu suyun başına gidip de bol bol içenlerin böbrek taşlarının en kısa zamanda idrarla atıldığını,

Dahası var. Bu suyun içildiğinde erkeklerin de PROSTAD bezlerini eritip yok ettiğini söyleyebiliyoruz. Yirmi iki haziran 2010 Salı günü o Coğrafyanın insanı eşraftan Müteahhit İş adamı, Sayın Mustafa Ulusoy dostumuzun rehberliğinde, yine Konya eşrafından İş adamı Halil Yediyıldız ve Anahtarcı Muammer ustanın refakat ettiği guruba benim de iştirakim ile Bidonlarımızı alarak arabamıza binip bu şifalı suyun çıktığı pınarın başına vardık.

Oh… Tertemiz bir hava mükemmel bir tabiat. Bir yandan bidonlarımız doldurulur iken bir yandan da hiç durmadan tas tas bu sudan içmeye başladık. Daha orada iken içilen bu sudan müsbet yönde etkilenen ben oldum. İdrarda müthiş bir rahatlama başladı. Her sabah mutlaka kullanmakta olduğum FLOPROST adlı ilacı kullanmaz oldum. Rahatladım. İki ay devamlı bu sudan içen erkeklerde PROSTAD’dan eser kalmıyor deniliyor. Tavsiye edebilirim.

Takkeli dağın başka özellikleri de var. Eski Konya’nın asfalt icad olmadan önceki yıllarda yaya kaldırımlara ve yollara döşediği Granit Parke taşları da bu dağın eteklerindeki kayalardan imal edilir idi.

Şu anda derunumdan gelen bir hisle diyorum ki, Sanırım bu Dağın dibinde muazzam bir petrol havzası vardır. Çünkü bu coğrafya Volkanik bir yapıya sahiptir.

İki. Manevi sırlarla yüklü , Evliya kökenli yatırlardan Hazreti Mevlana, Ateş BAZ’I VELİ hazretleri , TAVUSBABA Türbelerinin kuşattığı büyük bir dairenin içinde kalıyor bu Dağ. ATEŞ BAZ’ı VELİ hazretleri Hazreti Mevlana’nın ahcısıdır. ATEŞE HÜKMEDEN BİR KERAMETE sahiptir. Türbegahı ve kabri bazı işaretlerle mücehhezdir. Değerlendirilebilir kanısındayız.

Bu Dağın eteği de Takkesi de başlı başına bir efsanedir. Vakti müsait olan tepeye çıkıp da geceyi tepede geçirecek olursa orada neler görür neler. Hazırlıklı giderse iki saatlik bir uyku yeterlidir zindeliği için.

Fecir zamanı, Ufukta ağarma belirtileri başladığı zaman uzaktan yakından duyulan Bülbül seslerinde bir ritim artışı bir coşku başlar. Mis gibi bir Cennet kokusu sarar ortalığı. Nefes al kokla… Şehir uyanmak üzeredir. Camilerin ışıkları göz kırpar.

Zerratı Cihan da bir telaş başlar. Çarkı felek coşar da cosar. Toplandıkları ağaçlarda cıvıldaşan Serçeler den ders alır insan. Gören gözle mahlukatın ve beşeriyetin sır dolu bu zikir merkezlerinde gizli hallerde ve gizli lisanları ile baş başadır atan kalbiniz.

Raks eyler, raks eylerken zikreyler ERVAHI EZEL…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ömer Güleç [email protected]
20 Ocak 2015 Salı 21:40
21:40
Ben 61 yaşındayım , 15 yaşlarımızda iken ferhuniye mahallesinden beş altı çocuk yürüyerek takkeli dağın zirvesine çıktık . Zirvede büyük bir sarnış vardı , doğu yamaçlarında bir çok kayaya oyulmuş odalar vardı . Zirvedeki O sarnıca veya kuyuya ne olmuş acaba Takkeli dağ adına , bir çok hikaye okudum , hiç bir hikaye bu kuyudan bahsetmiyor. sağlıcakla kalınız .
88.230.76.95
Mehmet K. Gündoğdu- Yazar, dağcı
05 Temmuz 2013 Cuma 16:31
Takkeli Dağ'da Efsane Yok!
Takkeli dağın takkesi kale kalıntılarının parçalarıdır. Günümüze kadar gelen halen yarısı sağlam sur kalıntıları vardır. Bizans Selçuklu, Karamanlı ve Osmanlı dönemlerinde bir çok önemli olay bu kalede geçmiştir. Efsane diye bir şey yok. Bunlar eski tarihlerde yazılıdır. Dağın çok eskilerde ormanlık olduğu doğrudur. Batısındaki suyun hiç
bir özelliği yoktur. Dağın adı Küçük Gevele öteki dağın ki Büyük Gevele. yazar ters yazmıştır. ilgilenenlere ayrıntılı bilgi veririm. Saygılar!
159.146.86.172
Mehmet K. Gündoğdu- Yazar
04 Temmuz 2013 Perşembe 13:40
Önce Takkeli Dağa Çıkınız Efendim!
sevgili cenap bey, ben 20 yıllık dağcıyım, takkeli dağın her yanını görüp inceledim. hatta bu konuda gazetelerde bir çok yazı yazdım. Merhum İ . hakkı Konyalı'nın görmediği halde dağın tepesinde göl var, şifalı su var gibi asılsız sözlerine siz de inanmışsınız. Dağın tepesinde göl ve göl yeri yoktur.uyuza iyi geldiği söylenen su bir mağaranın içindedir ve kurumuştur. Sizin de duyup okuduklarınızı yazdığınızı sanıyorum. Bilirseniz Takkeli dağın tarihi kalıntılarını da yazınız. Saygılar.
159.146.81.61
selahattin
26 Haziran 2013 Çarşamba 14:10
gerçekler
yazarın hiç bir kaynağa dayanmayan yazısı,hayali petrol olacağı,balta girmemiş ormanlar gerçeklerle alakası yok hiç bir belgede böyle şey okumadım takkeli dağda eğer 800 yıl önce balta girmemiş ormanlar var olsaydı mevlana müzesindeki dergaha her yıl 50 yük odungetirin fermanı tepeköylülere yazılmazdı. gerçekler efsanelerle karıştırmak olmaz
95.10.28.47
konyalının biri
26 Haziran 2013 Çarşamba 13:13
gevele gevele
ne "kevela", ne cebelle". gidip oradakilere sorun o iki dağın büyüğünün adı "büyük gevele", takkeli dağın adı "küçük gevele", onların güneydeki komşusu, sırtı yassı olan ise "loras" dağıdır. bu böyle biline.
195.112.133.138
doğrucu davut
26 Haziran 2013 Çarşamba 11:15
suyun ve pınarın
suyun ve pınarın tam adresini nasıl gidildiğini tarif edermisiniz
88.247.23.79
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim