• BIST 101.566
  • Altın 260,827
  • Dolar 5,6804
  • Euro 6,3745
  • Konya 16 °C
  • Dilipak'tan çarpıcı "İstanbul Sözleşmesi" yazısı: Bugünün yöneticileri, rahmetle anılsın istiyorum
  • F-35 mi, SU-57 mi? Hangisi üstün?
  • Ekonomi alanındaki 'torba teklif' Genel Kurulda kabul edildi
  • Dilipak'tan çarpıcı "İstanbul Sözleşmesi" yazısı: Bugünün yöneticileri, rahmetle anılsın istiyorum
  • F-35 mi, SU-57 mi? Hangisi üstün?
  • Ekonomi alanındaki 'torba teklif' Genel Kurulda kabul edildi

Suudi Arabistan, Çin ve Rusya

Mesut Ceran

Suudi Arabistan, Kral Selman bin Abdulaziz'in yönetime geçmesinden bu yana ABD'nin desteğini arkasına almak için Çin ve Rusya ile olan ilişkilerini geliştirme taktiği izliyor.

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz'in 2015'te iktidara gelmesinden bu yana Suudi Arabistan ile Rusya ve Çin arasındaki ilişkilerde hızlı bir dönüşüm yaşandı.

ABD merkezli CNN'nin 5 Haziran tarihli haberine göre, Beyaz Saray, Riyad yönetiminin, Pekin'in desteğiyle balistik füze programı geliştirme konusunda hızlı adımlar atmaya başladığı yönünde istihbarat bilgilerine ulaştı. Bu durum ise ABD'nin son yıllarda bölgede balistik füzelerin yayılmasını sınırlandırma çalışmalarıyla çatışıyor. Söz konusu haberde, Suudi Arabistan'ın, Çin'le yaptığı büyük anlaşmalar kanalıyla balistik füze alanındaki teknolojik kapasitesini geliştirdiği ve altyapısını genişlettiği ifade edilirken, istihbarat kaynakları bunu Riyad yönetiminin, nükleer bombaya sahip olma çalışmasıyla ilişkilendirdi.

Pekin'in, altyapı ve teknolojik destek sunması ikili ilişkilerde büyük bir gelişme yaşandığını gösteriyor zira Suudi Arabistan özellikle 2007'den bu yana Çin'in balistik füzelerinin müşterisi sayılıyor. Ancak atılan son adım, alışveriş sözleşmelerini fazlasıyla aşan bir çeşit "ortaklık" eğilimini yansıtıyor.

Bu kozların ilki, Suudi Arabistan ile terörün ilişkilendirildiği 2009 yılında gün yüzüne çıktı. 2016 yılında ise 11 Eylül 2001'deki saldırılarda ölenlerin yakınlarının Suudi Arabistan'a dava açabilmesine olanak sağlayan Terörizme Destek Verenlere Karşı Adalet (JASTA) adlı yasa çıkarıldı. Bu yasa Kongre'deki Cumhuriyetçiler ve Demokratların tamamı tarafından desteklendi.

ABD 2015'te İran ile nükleer anlaşmaya imza attı ve Tahran yönetimine yönelik ekonomik yaptırımlara son verildi. Bu da, İran'ın, bölgedeki nüfuzunu Suudi Arabistan'ın çıkarlarını tehdit edecek şekilde genişletme çalışmalarında en üst noktayı temsil ediyordu.

Kaşıkçı davası da ABD'ye Suudi Arabistan aleyhinde başka bir koz -henüz kullanılmamış olsa da- sundu. Suudi Arabistan'ın Yemen'de işlemiş olması muhtemel suçlarla ilgili yürütülen soruşturmalar ve ülkenin insan hakları konusundaki genel durumu da ABD'nin elindeki diğer kozlar arasında yer alıyor.

Ancak Trump, "İran ile gerilimin yaşandığı, Suudi Arabistan yatırımlarını kaybetmenin göze alınamadığı ve yine Suudi Arabistan'ın Rusya ve Çin lehine anlaşmalara imza attığı bir dönemde Riyad ile ilişkilerini bozmak istemediğini" gerekçe göstererek bu meseleleri görmezden geldi.

Bu da, Suudi Arabistan'ın, Batı'nın onunla müttefik kalmasını sağlamak için Doğu'ya yöneleceği sinyalini veriyor. Ama bu, hesaplarda yapılacak en ufak bir hatada beklenmeyen sonuçlar doğurabilecek hassas bir oyun. Ayrıca ABD, 1970'lerde olduğu Suudi Arabistan petrolüne ilgi göstermiyor. Yine ABD ile Tahran da bir gün yeni bir nükleer anlaşmaya imza atabilir.

Suudi Arabistan ise bölgedeki politika ve eğilimlerine muhalefet edecek herhangi bir tarafın yanı sıra İran'ı da köşeye sıkıştıracak herhangi bir adım atmayıp ABD'nin rolüne güveniyor. Bu durum da, ABD'nin, Suudi Arabistan da dahil olmak üzere bölge ülkelerinin kaderi üzerindeki tahakkümünü derinleştiriyor.

Bu eksik güven ilişkisine rağmen Suudi Arabistan'ın politikaları ABD'nin eğilimlerine bağlı. Bu da ülkenin çıkarlarının korunmasının uzun vadede seçeneklerin ve ortaklıkların gerçek anlamda çeşitlendirilmesi ve taktikten stratejiye geçilmesini gerekli kılıyor.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim