• BIST 83.037
  • Altın 147,024
  • Dolar 3,7684
  • Euro 4,0483
  • Konya -5 °C
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı

Suriye’ye tokmakla vurmak

Ufuk Karadavut

Hepimizin bildiği gibi Suriye içerisinde yönetime muhalif olanlar yönetim aleyhine eylemler yapmaya başladılar. Buna uzun zamandır devam ediyorlar. Devleti yönetenlerde yönetimi koruyabilmek için bu kişilerle mücadele ediyorlar. Hemen her ülkenin kendi yönetimini korumak için zaman zaman bu tür eylemler yaptığını biliriz. Hatırlarsanız 90’lı yılların başında Ruslar Bakü’ye girip yüzlerce kardeşimizi öldürdüğünde zamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal “Başka ülkelerin iç işlerine karışamayız, zaten mezhep olarak ta farklıyız” şeklinde vahim bir açıklama yapabilmişti. Suriye bizim için her zaman sorun olarak değerlendirilmiştir. Özellikle terörist başını sakladığı günlerde savaşı bile göze almıştık. Gerçekten savaşacak mıydık onu tam olarak bilemiyorum. Ama idarecilerimiz iyi rol yapmışlardı. Bu durum AKP iktidarının başlaması ve “komşularımızla sıfır sorun” sloganı kullanılana kadar devam etti. İlk zamanlar bu slogan oldukça etkili olmaya başladı. Hatta Ermenistan’a bile kapılarımızı açtık. İşsiz Ermenilerin Türkiye’de çalışmaları imkânını sağladık. Daha sonra neler olduysa “sıfır sorun” işi başımızı ağrıtmaya başladı. Sonuçta sorunsuz komşu ülke bulamaz olduk. İsrail’i korumak için kurdurmaya başladığımız füze kalkanı ile İran’ı karşımıza aldık. İran’da füze kalkanına karşılık Rusya devleti ile anlaşarak füze sistemleri kurmaya başladı. Düşünebiliyor musunuz savaş halinde ne Amerika ne Rusya ne de İsrail bundan zarar görmeyecek. Zararı Türkiye ve İran’da yaşayan insanlar görecek.

İş döndü dolaştı ve ne hikmetse Suriye’yi buldu. Ülke içindeki muhaliflerin tarafında yer almaya başladık. Libya’da muhaliflere 200 milyon doları verirken, Mısırda, Yemende, Fas’ta ve Tunus’ta hep muhalifleri destekledik. Elbette bunların yapılmasının temel nedeni “Yeni Osmanlıcılık” adı verilen ve aslında “Büyük Ortadoğu Projesi” nin ılımlılaştırılarak insanların hoşlandırılması için isim değişikliği yapılan şeklidir. Amerika Birleşik devletleri bu bölgede kendisine karşı olanların ya da nefret duyanların sayısının artması üzerine bölgede maşa olarak kullanabileceği etkin biri ülke olarak Türkiye’yi kullanmayı tercih etti. Bu uzmanların üzerinde hemfikir olduğu bir konudur. Birilerinin de zamanı gelince ülkemiz içindeki muhalifleri destekleyeceğini ve onlara açıktan para aktaracaklarını düşünmeden bunu yaptık. Açıkça onlara kozlar verdik. Yarın bunun aleyhimize kullanılacağına eminim. Suriye’de olan olaylar anladığımız kadarı ile biraz abartılıyor. Yandaş medya’ya bakarsanız Suriye’de nefes dahi alınamıyor. Ama bağımsız kaynaklara bakarsanız öyle çok aman aman bir şey yok.

Amerika’da yayın yapan ve oldukça etkili olan New York Times gazetesi Türkiye’nin Suriye’yi tokmakla vurduğunu belirtmiştir. Yazıda Türk hükümetinin yaptıklarıyla beklenenden hızlı davrandığını ve özellikle Suriye sınırında yapmaya hazırlandığı askeri tatbikat ile Suriye hükümetine son bir uyarı yapmak istediğini yazmıştır. Buna karşın Suriye devlet başkanı Beşşar Esat ise ne yapılmak istendiğini anlamışçasına açıklama yaparak; Osmanlı padişahları döneminin kapandığını, Suriye’nin Arap kimliği yerine bir kez daha Osmanlı’nın içinde yer almayı asla kabul etmeyeceğini ifade etmiştir. Biraz daha ileri giderek, Ankara’nın bir kez daha Arap dünyasının karar merkezi olamayacağını belirtmiştir. Bu konuşmanın ardından hemen aklımıza acaba Suriye Amerika’nın planladığı “yeni Osmanlıcılık projesi” diğer adıyla “Büyük Ortadoğu Projesi”ne karşı durmaya çalışmıştır. Bunda ne kadar başarılı olacak bilinmez ama bilinen Suriye’nin yakın zamanda sınırları değişecek ülkeler listesinde ilk sıralarda olduğunu söyleyebiliriz.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim