• BIST 76.733
  • Altın 584,35
  • Dolar 2,2424
  • Euro 2,8826
  • Konya 15 °C

Süleyman Hilmi Tunahan

M. İhsan Konevi

            İstantanbulu 1453 yılında feth etmesi ile bir çağ açan ve bir kapatan Fatih Sultan Mehmet Hanın (Tuna Hanlığı) ile ödüllendirdiği büyük ve soylu (asil) âileden gelen ömrünü ilme ,Kur’an-i kerim okumaya ve okutmaya adayan evlad-ı fatihan soyundan gelen Süleyman Hilmi Tunahan Efendi Hazretleri bu gün Bulgaristan ın sınırları içinde kalan Silistrenin Hazergrad Kasabasına bağlı Ferhatlar Köyünde Dünyaya gelmiştir.

            Süleyman Hilmi Tunahan Efendi hazretleri 72 yaşında ebediyete intikal etmiş daru’l bakaya 16 eylül Çarşamba günü İstanbul Kısıklıdaki hâne-i saadetlerinde  1959 tarihinde  sabah ezanları ile birlikte hakkın rahmetine kavuşmuş ,kalabalık bir cemaatin iştiraki ile Altûni zade camisinde kılınan cenaze namazını müteakib Karaca Ahmet Mezarlığına ebedî istirahatgahına konulmuştur.

            SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN EFENDİ HAZRETLERİNİN SOYU

            Süleyman Hilmi Tuna Han Efendi Hazretlerinin Babasının ismi: Osman efendi Annesinin ismi ise Hatice Hanımdır Osman Efendi Silistre Satırlı Medresesinde Müderris olduğundan çocuklarının ilk tahsillerinide kendisi vermişdir. Süleyman Efendinin Fehim isminde bir âbisi ve İbrahim ve Halil ismindede iki erkek olmkak üzre üç kardeşi vardır.

            Süleyman Efendi Hazretleri salih Hulusi ve Ümmü gül Hanımın kızı Hafize Hanımla evlenmiş ve bu evlilikden Hatice Bedia ve feriha ferhan isimli iki kızları dünyaya gelmiştir.

            Dedeleri ise Kaymak Hafız adıyla tanınan bir zattır. Muhterem babaları Osman Efendi tahsilini İstanbulda Tamamlamış olub , Silistrenin Satırlı Medresesinde yıllarca Müderrislik etmiş meşhur bir Âlimdir.Arif ve Fazıl bir kimse olan Osman Efendi ,henüz İstanbulda tahsilde iken bir rüya görmüşdür.Rüyasında vucudundan kopan bir parça gök yüzüne çıkar ve etrafa güneş gibi ışıklar saçarak aydınlatır .

            Osman Efendi bu rüyayı sulbünden gelecek bir evladının dünyayı manen aydınlatacağı dalga dalga ışıkllar yayacağı şeklinde yorumlar.

 Memleketi olan Silistreye dönünce evlenir ve rüyasının ne zaman tecelli edeceğini beklemeye başlar. Gerçekden Allah kendisine dört erkek evlat vermiştir.

            Müderris Osman Efendinin ikinci oğlu olarak dünyaya gelen Süleyman Hilmi kendi memleketi olan silistrede tahsilinin iki merhalesini tamamlamıştır. Bunlardan ilki Silistre Rüştiye mektebinden me’zun olmasıdır.Bu yıllarda eğitim ve öğretim kısımları ibtidaî, rüşdî,idadî ve âlî olmak üzere dörde ayrılıyordu.

            İbtidaî: İlk okul,Rüşdiye: Orta okul,

           

 

 

 

 

 

 

 

Süleyman Hilmi  Efendi Rüşdiyeyi bitirdikden sonra eski usul İslami ilimleri okutan çok kıymetli hocaların bulunduğu ve babası Osman Efendininde Müderris olarak vazife yapdığı Silistredeki Satırlı medresesinde bazı arabî ilimleride okumuştır.

 

 

 

                MÜDERRİS OSMAN EFENDİ TALEBESİ OLAN SÜLEYMAN EFENDİYE BÜYÜK SAYGI BESLERDİ:

           

Satırlı medresesinin Müderrisi Osman efendi daha önce görmüş olduğu rüyanın tesiri ile talebesi ve oğlu olan süleyman efendiye bir müderris-Talebe ilişkisi içerisinde olmayıp ona çok ayrı ve çok özel ihtimam ve hürmet etmiştir.

Osman Efendi oğlunun yanına her gelişinde her defasında onu ayakta karşılamaya özen göstermiştir.Müderris Osman efendi ,babası olmanın dışında bir öğretmen olarak öğrencisine saygı ve sevgi nişanesi olarak Süleyman efendi öğretmeni ve babası Osman Efendinin yanına her gelişinde babası ayağa kalkar(buyurunuz Süleyman Efendi oğlum) diye iltifat ederdi.

            Süleyman Hilmi Efendide yaşı küçük olmasına rağmen büyük bir olgunluk ve nezaket anlayışı ile babasını ziyaret edeceği zamanlara özen gösterir babasının ayakda olabiliceği vakitlerde ziyaret ederek babasının saygısından duyduğu mahcubiyeti azaltmaya çalışırdı.

                  

                           SÜLEYMAN HİLMİ EFENDİ İSTANBULDA

 

            Süleyman Hilmi efendi Silistrede Rüştiye ve Babasının müderris olarak bulunduğu Satırlı medresesindeki tahsilini tamamladıkdan sonra sıra İstanbuldaki Medreselerde okumaya gelir.Babası Osman Efendi onu İstanbula yollarkan şu tavsiyeyi yapmıştır:

            (Oğlum!Usul-ü fıkıh (İslam nazarî hukuku)ilmine iyi çalışırsan ,Dininde kuvvetli olursun.

            Mantık ilmine iyi çalışırsan ,ilminde kuvvetli kuvvetli olursun)

            Süleyman Hilmi Efendi İstanbula gelerek Fatih Cami’-i şerifi Dersiâmlarından Bafralı Ahmet Hamdi Efendinin derslerinde İslami ilimleri ayrıca Arabca gramer ilimlerini(sarf,nahiv,meani,mantık v.s)okuyarak bu ilimlerden icazet(diplama) almıştır.

            Süleyman Efendinin İstanbuldaki tahsil hayatının dört safhası mevcuddur:

            1-Ders-i âm Bafralı Ahmet Hamdi efendiden ders ve icazet alması .

            2-Daru’l Hilafeti’l Aliyye Medresesi âli(Sahn) kısmındaki tahsil hayatı.

            3-Medreset’ül mütehassisin (Süleymaniye medresesi)ndeki tahsil hayatı.

            4-Medresetü’l Kuzat(Hukuk Fakültesi) Tahsili

            1-Süleyman hilmi Efendi Dersi âm Bafralı Ahmed Hamdi efendiden İstanbula geldiği günden 1913 yılına kadar âlet ilmleri(ulûmu aliyye) tabir edilen nahiv,sarf,belağat,mantık vazı’,cedel ,ve munâzara gibi ilimleri ayrıca (ulûm-i âliye) denilen usul-u fıkıh,usul-u hadis,tefsir,hadis ve fıkıh ve benzeri ilimleri tamamlayarak icazet almıştır.

            2-Süleyman Hilmi Efendi Hazretleri evvela Daru’l hılafetü’l Aliyye Medresesinin kısm-ı âli yani yüksek kısmına kayd olmuştur. Ancak diğer talebeler gibi birinci sınıfdan

 

 

 

 

değilde doğrudan üçüncü sınıfdan başlamış buna Bafralı Ahmet Hamdi efendiden aldığı İcazet sebeb olmuştur.

            1915 de üçüncü sınıfı 90 üzerinden 88

            1916 da dördüncü sınıfı 80 üzerinden 78 puanla tamamlamış  bu günün İlahiyyat Fakültesi mezunu olmuştur.

            Bazı kaynaklarda Sahn medresesi mezunu denilmeside doğrudur çünki Şeyhul İslam Musa Kazım efendi zamanında yapılan bir ıslahatla Daru’l Hılafeti’l Aliyye Medresesinin bölümlerinin üçüncüsü olan kısmı âli Sahn Medresesi adıyla değiştirilmişdir.

 

            3-Medresetü’l Mütehassısin (Süleymaniye Medresesi ) deki Tahsil hayatı 1332 yılının Eylül ayında 1916 tarihinde eski adı Medresetü’l mütehassısin olan Süleymaniye Medresesine girmiş iki sene değil yeni adıyla ve üç sene bu doktora dersleri veren okulda okumuştur.

            Bu okul dört kısım olub bu okulun tefsir ve hadis kısmından 1334/Eylül 1918 tarihinde yirmi kişi ile birlikde kendilerine İSTANBUL MÜDERRİSLİĞİ RUUSU VERİLMİŞDİR.

            4-Medresetü’l kuzat (Hukuk Fakültesi) Tahsili   Süleyman efendi, Tanzimatdan sonra İstanbulda açılan ilk hukuk Fakültesi olan Medresetü’l Kuzat (Hukuk Fakültesi)danda mezundur .Medresetü’l kuzatı aliyyül a’la derece ile bitirmişdir.   

 

               SÜLEYMAN EFENDİNİN DOĞDUĞU FERHATLAR KÖYÜNE ZİYARETİ 

           

            Süleyman Hilmi Efendi hazretleri doğduğu ilk tahsilini yapdığı Ferhatlar ve Silistreye İstanbuldaki tahsilinden sonra 1926 senesinde gitmiş ve kırk gün ailesi ile hasret gidermişdir.

            Çok büyük ümitlerle Osmanlı toprağı olarak ayrıldığı silistre,ferhatlar köyünün bu kez Bulgaristan hudutları içerisinde kalmasının  üzüntüsünü yaşamış göz yaşları içinde dualar etmiştir.

 

            BÜTÜN ENGELLELE VE ZORLUKLARA RAĞMEN HAYATINI KUR’AN VE ONUN İLİMLERİNİ OKUTMAYA VAKFETMİŞTİ

 

            Süleyman Hilmi efendi medreseden mezun oldukdan sonra muhtelif  vazifelerde bulunmuş Cumhuriyetin ilk yıllarında çıkan tevhid-i tedrisat kanunu ilede İslami hizmetlerin ifası çok zorlaşmış baskıdan korkan insanlar bırakın okumayı yazmayı, Allah demekden bile korkar olmuşlardır bu vaziyeti süleyman Efendi şöyle ifade eder: Okutma imkanı yoktu fakat okuyan dahi bulumadım .Bir zaman geldi mebus maaşı kadar para verip talebe okutmak istedim bulamadım .Parayı alıp kaçıyorlardı .

            1950 li yıllara gelindiğinde yeni oluşan serbestlik havası içinde dini failiyetler kısmen rahatladı ve 1951de Konya lezzet lokantası sahibi Mustafa beyin Çamlıcadaki evinin buirinci katında ilk kuran kudsu açıldı .İlk resmi Kuran kursu ise 1952 de Aziz mahmud Hüdâi hazretlerinin çilehanesinin yanında bulunan bir binada başladı.

 

                                           KONYADA İKİ HATIRASI

 

            Süleyman Efendi hazretleri Konyanın Ereğli ilçesine bağlı Toras dağlarının etklerinde bulunan çat köyünde mandıra açmış oradaki işcilere Kur’ani kerim okutmuş daha sonrada tekrar İstanbula Dönmüştür.

           

 

 

 

 

 

Vcfatından beş altı yıl önce Konyaya bir kez daha gelmiş sultan selim çamiinde bir yakının cenaze namazını kıldırmıştır.Mevlana türbesini ziyarete giderken cemaatden birkaç kişi “Hocam türbe(müze) kapalıdır demelerine rağmen müzeye doğru yönelmiştir.

            Mevlana müze müdür yardımcısı Necati Elgin (Gazeteci yazar Ahmet Güneri Elgin in babası) o akşam rüyasına mevlana Hazretleri girmiş ve Necati Elgil Hocaya bu gün bir müsafirim gelecek onu geriye çevirmeyin şeklinde bir uyarıda bulunmuş Necati Hoca Hazreti Mevlananın ikazını rüyasında üç kere tekrar görmüş  o gün müze kapalı olmasına rağmen Necati Elgin sabah namazından sonra müzeyi açmış ve geleceği rüyada işaret edilen müsafiri beklemeye başlamışdır.

            Necati Elgin gelen zatı hiç tanımıyor fakat mevlananın rüyasında söylediği ziyaretcinin bu kişi olduğunu tahmin ederek müzenin kapısını açıyor ve sağ elini sol omuzuna ve sol elinide sağ omuzuna koyarak Mevlevi selamı ile karşılıyor ve süleyman Efendiyi türbeye buyur ediyor.

 

           SİLSİLE-Yİ SÂDAT 

 

 

 

1. Ebü Bekri’s Sıddik (r.a.)

2. Selmün-ı Fğrisi (r.a.)

3. Kasım bin Muhammed (k.s.)

4. Cafer-i Sğdık (k.s.)

5. Bayezid-i Bestami (k.s.)

6. Ebu’l Hasan Harkani (k.s.)

7. Ebu Ali Farmedi (k.s.)

8. Yusuf Hemedğni (k.s.)

9. Abdül HMık Gucduvğni (k.s.)

10. Hace Arif Rivgiri (k.s.)

11. Mahmud İncir Fagnevi (k.sJ

12. Hace Ali Rmitini (k.s.)

13. Muhammed Bb Semasi (k.s.)

14. Seyyid Emir Kilal (k.s.)

15. Muhammed Balüüddin Nakşibend (k.s.)

16. Hace Alaaddin-i Attar (k.s.)

17. Yakub Çarhi (k.s.)

18. Hac Ubeydullah Ahrar (k.s.)

19. Hğce Muhammed Zhid (k.s..)

20. Derviş Mehmed (k.s.)

21. Muhammed Hacegi Emkengi (k.s)

22. Hace Muhammed Bakibillah (k.s.)

23. İmam-ı Rabbini Ahmed-i Faruk-i Serhendi (k.s.)

24. Hace Muhammed Masum (k.s.)

25. Şeyh Seyfüddin Arif (k,s.)

26. Muhammed Nürül Bedvani (k.s.)

27. Şemsüddin Habibullah İbn-i Mirza Can (k.s.)

28. Abdullah-i Dehlevi (k.s.)

29. Hafiz Ebü Said Sahib (k.s.)

30. Habibullah Caıı-ı Canan (k.s.)

31. Muhammed Mazhar İşan Can-ı Canan (k.s.)

32. Salahuddin İbni Mevlğnğ Sirğcüddtn (k.sj.

33. Ebul-Faruk Süleyman Hilmi Silistrevi (k.s.)

 

SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN EFENDİ HAZRETLERİNİN KRONOLOJİSİ:

Tarih

(Miladi/Rumi)

1888/1304 Süleyman Efendi (k.s.), Silistre’nin Hezergrad kasabasının Ferhatlar köyünde dünyaya geldi.

1913/1329 Darü’l Hilafeti’l Aliye Medreseleri Kısm-ı Ali (Sahn) Medresesine girdi. Doğrudan üçüncü sınıftan başladı.

1915/1331 3.Sınıf l.şubesini 90 üzerinden 88 puanla bitirdi.

19 16/1332 4. Sınıfı 80 üzerinden 76 ile bitirdi.

1916/1337 Medresetü’l-Mütehassisin’in (Süleymaniye Medresesi) Tefsir-Hadis bölümüne girerek Hafız Ahmed Paşa Medresesine kaydoldu.

1918/1334 İstanbul Müderrisliği Ruusu verildi.

1919/1335 Süleymaniye Medresesinin TefsirHadis şubesinden mezun oldu.

1926 Köyü olan Ferhatlar’ı son defa ziyaret

40 gün kaldı.

1927 Babası Osman Efendi vefat etti.

1936 Bil fiil irşad vazifesine başladı.

1939 İlk defa tevkif edilerek, birinci şubenin tabutluklarında 3 gün geçirdi.

1941 Bulabildiği bir kaç talebeye ilim öğretmeye başladı.

1944 İkinci defa tevkif edildi. Birinci şube tabutluklarında, 8 gün tutuldu.

1949 Kur’an Kursu açılmasına, sınırlı da olsa müsaade eden kanun yürürlüğe girdi.

1951 Şehzadebaşı’ndan Kısıklı’ya taşındılar. Çamhca’da, Konya Lezzet Lokantası sahibi

Mustafa Bey’in eski köşkünün birinci katında ilk Kur’an Kursu faaliyeti başladı.

1952 Çamhca’da Aziz Malımud Hüdayi Hazret lerinin Çilehanesinin yanında ilk resmi

Kur’an Kursu, Üsküdar müftülüğüne bağlı olarak açıldı.

1956 Cezayir Müslümanlannın Fransız sömür ederek geciliğiyle mücadelesi esnasında, vaaz

larında “Müslüman kardeşlerimize dua edelim” dediği için, karakola çağrıldı ve ifadesi alındı.

1957 Bursa’da tertiplenen mehdilik hadisesi üzerine tutuklandı ve Kütahya Hapishanesi’nde, 69 yaşında olmasına rağmen 59 gün hapsedildi. Yargılandı, beraat etti.

1959 (16 Eylül Çarşamba) İstanbul Kısıkh’daki, Hane-i Saadetlerinde 72 yaşında oldukları

halde dar-ı beka’ya irtihal eylediler.

Cenab-ı Hak bizleri şefaatlanna nail kılsrn.

 

Süleyman Hilmi Tuna han efendi Hazretlerinin doğumunun yüz yirminci vefatının kırk dokuzuncu sene-i devriyesinde bil vesile bu hatırat ile kendilerini hatırlamış olduk Cenabı Hak bizleri şefaatlarına nâil kılsın.

Yorumlar
murat okur
13 Ocak 2009 Salı 17:24
üstazımız bana ve tüm kardeşlerimizin kalbine nur gözüne ışık olmasını a
üstazımızın hayatı hakkındaki yazınız için çok teşekkürler ama o mühterem zat hakkında daha detaylı yazılarınızı dört gözle bekliyorum lütfen
allah herkesten razı olsun ve banada doğru yolu tam anlamıyla bulmayı ve asla terk etmemeyi nasib etsin bütün kardeşve abilerim duğalarınızı benden esirgemeyin .
78.180.225.219
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim