• BIST 91.801
  • Altın 214,175
  • Dolar 5,3608
  • Euro 6,0653
  • Konya 3 °C
  • Che Guevara ile burjuvaya cesaret!
  • Bylock kullananların sayısı
  • Yeni Gezi tezgahı:Sarı yelekliler
  • Che Guevara ile burjuvaya cesaret!
  • Bylock kullananların sayısı
  • Yeni Gezi tezgahı:Sarı yelekliler

Suğla Gölü “Kan damlasa Can biter”

Fahri Kubilay

sugla-golu-“kan-damlasa-can-biter”---(1).jpeg

Suğla Gölü’nden,“kan damlasa can biter”  denen bereketli topraklardan bahsediyorum. 

Bir zamanlar, bölgenin en verimli toprağı olan yerden bahsediyorum.

Gölü çevreleyen Seydişehir,Bozkır, Ahırlı ve  Yalıhüyük ilçesinde  bulunan  tüm   ahalinin ekmek  kapısı olmuş, Suğla Gölü havzasından bahsediyorum.

sugla-golu-“kan-damlasa-can-biter”---(1).jpg

Çocukluğumuzda, “yedi yıl dolar yedi yıl ekilir”diye anlatılan, Torosların metrelerce   yükseklikteki  zirvelerinden akan   kar  sularının,pınarlarının, derelerinin, ırmaklarının beslediği bir bölge…

Dolduğu zaman, etrafında kilometrelerce uzaklıkta bulunan dere yataklarına kadar  akıtan ve onlarca çeşit balığı içinde barındıran bölge…

sugla-golu-“kan-damlasa-can-biter”---(2).jpg

Bu balıklardan en gözdesi de yağ balığı idi zamanında.

Göle yakın olan birkaç yerleşim yeri olan Gökhüyük ve Yalıhüyük gibi yerleşim yerlerini, çok yağış olduğu zamanlarda su basardı ve buralar “afet bölgesi” ilan edilmişti bundan on yıllar önce. Ve o yerleşim yerlerinin insanlarına Almanya’ya işçi olarak daha kolay gidebilme hakkı tanınmıştı devlet tarafından.

sugla-golu-“kan-damlasa-can-biter”---(3).jpg

Gölde sular çekildiği zaman ekilen araziler için o zamanlar çok kavgalar olduğuna bizzat şahitlik ettim. Bizim köy olan Erdoğan Köyü’nün hissesine düşen miktarı ise 310 m.eninde ve 3000 m. uzunluğunda “ecri misil”olarak  ekilen bir alandı.

 Her yıl ilk baharda “Suğla Belimi” için köylüler toplanır,  traktör olmadığı için öküzlerin çektiği kağnılar, at arabaları ve eşekler  ile Suğla’ya giderlerdi. Bizim köy ancak bin metre dikine olan  ekebilir bir alanı eker, diğer kısmınıise güçlü  ve kalabalık olan köyler   ve  beldeler  zor kullanarak  ekerlerdi.

sugla-golu-“kan-damlasa-can-biter”---(4).jpg

O yerleri ektiğimizde, köyün yakınlarında  bulunan diğer  kıraç alanların verdiği ürünün on katı daha  fazla ürün alırdık. Ağırlıklı olarak; nohut ve buğday ekilirdi. Anlatılanlara göre, Suğla’da yetişen nohut kökleri o kadar güçlü ve büyük olurduki, kağnıların boyunduruklarında zelve yerine kullanılırdı.

Düden diye anlatılan suyun çekildiği bölgeler, ilk baharda suyu  çekmeye  başlar ve yer altına giden  suyun nereye  gittiği ve nasıl kaybolduğu bilinmezdi  ama  o zamanlarda   yer altı sularına  bir-iki metrede rastlayabilirdiniz. Hatta Suğla  dolduğu zaman,  Konya  havzasının su kaynaklarını  bile beslediğini Konya da yaşayanlar  anlatırlar.

Zaman geldi, aklı evveller,bürokrasinin deyardımı ile   bölge halkının  geçim kaynağıolan bu   bölgenin en verimli   arazilerinin akıntı bölümüne dokuz metre yükseklikte   milyonlarca  metreküp    hafriyat yığarak   ve yetmiş milyon dolar para harcayarak baraj  yaptılar. Sugla ve Beyşehir gölünün aktığı Çarşamba çayı güzergâhında atılolarak bulunan bölgenin önünü kesiverselerdi hem baraj yapılmış olur hem de verimli araziler köylülerin istifadesinde kalmaya devam ederdi.

sugla-golu-“kan-damlasa-can-biter”---(5).jpg

Şimdilerde ise baraj gölünde   toplanan sular,  bölge halkı hiç istifade etmeden  doğruca  akıp gidiyor.

Balık çeşidi dersen,yag  balığı zaten efsanelerde kalmış. Gölü, maddi  hiçbirdeğeri olmayan çim çapağı istila etmiş,bundan başka çok azda  olsa  levrek balığı ve nadiren de sazan balığı veak balık görülmekte. Ağustos ve  Eylül aylarında  suların çok azalması ile  olanlar da oksijenlikten ölmekte ya  da sağ kalanlar da çok kokmaktalar.

Suğla Su Ürünleri Kooperatifi gölü kiralamış ve yalnızca balık avlanması konusunda yetkilendirilmiş. Gölün işletim hakkı ise Çumra Sulama Birliğine verilmiş.

sugla-golu-“kan-damlasa-can-biter”---(6).jpg

Çevre köylerde bulunan balıkçılar,maddi değeri olmayan çim çapağı için ağ atıyorlar göle.

Suğla Gölü su havzası, çevresindeki kuş türleri ve balıklar ile mutlaka  koruma altına alınmalı ve bu bölge “milli park” olarak ilan edilmelidir.

Değilse Suğla hikayeleri ve Suğla Gölü gelecekte bir efsane olarak anlatılmaktan kendisini kurtaramayacaktır.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim