• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Konya 23 °C
  • Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne savunma yaptı
  • Ahmet Turan Alkan savunma yaptı: Bildiğim olsa itiraf ederim
  • Personeline elden ücret veren işveren yandı
  • Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne savunma yaptı
  • Ahmet Turan Alkan savunma yaptı: Bildiğim olsa itiraf ederim
  • Personeline elden ücret veren işveren yandı

SÜÇEV uyarmıştı: Allah rızası için bir damla su

Yücel Kemendi

-          Konya'da sulu tarım, kaynakları kuruttu.

-          Hadi canım sende, kim demiş ki?

-          Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu,   

Sonrada ilave etmiş, suyu fazla tüketen bitki ekiminin artması, bilinçsiz su tüketimi, Konya havzası'nda yaşanılan kuraklığı tehlikeli boyutlara ulaştırdı.

Günaydın, Veysel bey.

Veysel bey, daha önce ne demişti, “Su sıkıntısı olmayacak, mavi tünel tüm iç Anadolu yu sulayacak”. Ne oldu, ne değişti de, şimdi Konya Ovası'nda hidrolojik kuraklık ilan edip, Konya'da sulu tarım, kaynakları kuruttu açıklamasını yaptı?.

03-04-2013 tarihli köşe yazımda, Mavi tünelle ilgili, “Başbakan kandırılıyor mu” diye sorduğumda yer yerinden oynamıştı. Bir başka yazımda  “Su akar DSİ bakar” diye yazdım kıyamet koptu.

Başbakan kandırılıyor mu başlığıyla yazdığım köşe yazımın bir bölümünü bugün tekrar yazmak istiyorum   (……Öncelikle, İlgili bakan tarafından gerçekler olduğu gibi anlatılmalı, sayın Başbakan başta olmak üzere insanlarımız kandırılmamalıdır. Eldeki su bu kadar, bu suyun suladığı alanda belli ise, tabiî ki, tasarruf yapılmalı, vahşi sulamadan uzaklaşıp basınçlı sulamaya yani damlama sisteme derhal geçmelidir ).

O gün susanlar, konuşanları ve yazanları ciddiye almayanlar, bugün Konya”mız için, hidrolojik kuraklık, yani susuz kalacağımızı, bu konuda felaketin eşiğinde olduğumuzu açıklıyorlar.  O tarihte yazdıklarımızı biraz ciddiye alsalardı, İnsanlara tasarruf yaptırılıp, sulu tarımda ısrar edip insanları sulu tarıma teşvik  etmeselerdi,  belkide bugün bu açıklamayı yapma ihtiyacı duymayacaklardı…

Bir yıl önce 01 Haziran 2013 de, Konya”nın Çevre ile ilgili en önemli sivil toplum kuruluşlarından biri olan  Sürdürülebilir çevre derneği (SÜÇEV) de, yetkilileri uyarmıştı,

 

Sürdürülebilir çevre derneği, geniş katılımlı Konya Çevre Çalıştay ını yaptıktan sonra, Çalıştay sonucunu kitapçık haline getirmiş, kamuoyunu basın toplantısıyla bilgilendirmiş,  tüm yetkililere bu kitapçığı göndermişti.

Çalıştay ın sonuç bildirisi olan, O kitapçıkta bakın neler yazılmış,

Konyalı yöneticilere;

Su kaynakları sınırlı, yağış miktarı düşük olduğundan,  tarımda aşırı su tüketen bitkilerin (şeker pancarı, ayçiçeği ve Mısır ve yem bitkileri) yaygınlaşan ekiminden derhal vazgeçilmelidir diyerek bu bitkilerin Konya”nın su kaynaklarını kurutuyor uyarısını yapmış.

Ve devam etmiş,

Konya’da en çok su tüketen bitki çeşitleri teşvik ediliyor, kuru tarıma teşvik verilmiyor, Su-Tarım ilişkisi plansız, Tarım teşvikleri bölgesel olarak yapılmıyor,  Bilinçsiz sulama teknikleri, basınçlı ve damlama sulamaya tam geçilememesi. Yer altı sularının izinsiz kullanılması, kaçak kuyular vasıtasıyla  kontrolsüz ve aşırı su çekimi yapılıyor,

Bölgenin bir su bütçesinin olması gerekir, plansız ve hesapsız  su kullanımının en aza indirilmelidir, Sulama alt yapısının yetersizliği nedeniyle kayıplar vardır, Sulama sistemlerinde modern ve basınçlı sulama yöntemlerin kullanımının az olması, sıkıntının ana kaynağıdır. İçme suyu ile kullanım suyu farkının oluşturulamaması, Yaşam ve gelir seviyesinin yükselmesi ile günlük su tüketim miktarının artması, ileride büyük sorunların ana sebebi olacaktır,

 

Peki bu yazılanları kim ciddiye almış?

İlgili Bakanlık, Konya Büyükşehir Belediyesi,  DSİ,

Maalesef bu söylenenleri ciddiye almak bir yana, dernek yetkililerinin randevu talebine bir yıldır cevap verme zahmetinde bile bulunmamışlar. Bu raporu sunanları makamlarında beş dakika bile dinlememişler.

Şimdi de çıkmışlar, 

Konya Ovası'nda hidrolojik kuraklık ilan etmişler.

Bu olanlara yazıklar olsun demeyeceğim ama, alacağım cevabı bile bile Konya bu hale niye geldi, kim getirdi diye de soracağım.

Tarımla uğraşan vatandaşımız ve yetkilileri; Bizim görevimiz üretmek, devletin görevi de bize su bulmak, mantığında, Şehirde yaşayan vatandaşımız; Devlet”se bulsun, ben kazanıyorum ve kazandırıyorum, suyu istediğim gibi kullanmakta benim hakkım, mantığında, Ziraat Odası Başkanları; Dış havzalardan Konya'nın rezervini takviye edecek su getirme çareleri aranmalı, diyorlar. Devlet yetkililerinin felaketten sonra akılları başlarına geliyor.

Maalesef, eğitimden ve tasarruftan bahseden bir Allahın kulu görülmüyor, bunu görenlerde seslerini yetkililere duyuramıyorlar.  Durum böyle olunca da, Konya”da yöneticiler duyarsız, vatandaş eğitimsiz ve duyarsız, birazda bencil sonucu çıkıyor.

Yapılacak iş belli,

Bu konuda derhal seferberlik ilan edilmeli, kısa vadeli, orta vadeli ve uzun vadeli çalışmalar hemen başlatılmalıdır.  Çünkü su kaynaklarımız ihtiyacımızı karşılayacak düzeyde değildir. Çiftçi mağdur olmamak için ilan edilen tasarruf tedbirlerine titizlikle uymalı. Bundan sonrada ürün çeşidini derhal değiştirmelidir.

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Namık CEYHAN
06 Ağustos 2014 Çarşamba 12:22
12:22
Yücel hocam eline diline ve gönlüne sağlık. Bizler söylemeye devam edeceğiz, yılmadan, bıkmadan, usanmadan
yazacağız, söyleyeceğiz. Çünkü biz şehrimizi seviyoruz ve geleceğin anahtarı torunlarımızın geleceği için çevresel sorunları hep gündeme getireceğiz
taki bizi yönetenlerin bu soruna çare bulmadan iktidar olamayacaklarına inandırana kadar
212.156.83.58
Ömer Kan
06 Ağustos 2014 Çarşamba 09:00
09:00
Hocam bu adamlar işte böyle Konyada felaket geliyorum dedi hiç kıllarını kıpırtatmadılar şimdide çıkmış komuşuyorlar.iyiki sizlr varsınız çok teşekkür ederim. Elinize yüreğinize sağlık.
5.47.144.233
Ahmet Ziya Gündüz
06 Ağustos 2014 Çarşamba 08:23
08:23
Kaleminize sağlık Yücel Kemandi Hocam... Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.
188.57.239.73
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim