• BIST 94.896
  • Altın 279,316
  • Dolar 5,8598
  • Euro 6,5130
  • Konya 12 °C
  • Harekat aleyhine manipülasyon için "Filistinli cesur kız"ı kullandılar
  • Konsolonslukta adam doğrayan Suudi Arabistan'ın medyası PKK yayın organı gibi
  • Her 3 kişiden biri... Yasak ve zamlar sigara tüketimini nasıl etkiledi?
  • Harekat aleyhine manipülasyon için "Filistinli cesur kız"ı kullandılar
  • Konsolonslukta adam doğrayan Suudi Arabistan'ın medyası PKK yayın organı gibi
  • Her 3 kişiden biri... Yasak ve zamlar sigara tüketimini nasıl etkiledi?

Su kaynaklarımız azalıyor

Su kaynaklarımız azalıyor
Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Prof. Dr. Fetullah Arık 22 Mart su günü dolayısıyla bir açıklama yaptı.

Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube BaşkanI Prof. Dr. Fetullah Arık 22 Mart su günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Arık, "Dünya’da gün geçtikçe artan temiz su sorununa dikkat çekmek, içilebilir su kaynaklarının korunması ve çoğaltılması konusunda somut adımlar atılmasında teşvik olması amacıyla ilk kez 1992’de Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda önerilmiş ve 1993 yılında "22 Mart Dünya Su Günü resmen kabul edilmiştir. Zor bir dönemden geçmekte olduğumuz bu günlerde barışa ve huzura çok daha fazla ihtiyacımız var" diyen Arık, Aşırı ve kontrolsüz su kullanımını düzenlemek üzere çıkarılan 6111 sayılı yasada yeraltı sularımızın ölçüm sistemleri ile gözlenmesi ve su tahsisinin bu verilere göre yapılması hükmü olumlu bir adım olmasına rağmen uygulamada su kullanımında en büyük paya sahip olan tarım kesimi çeşitli gerekçelerle ölçüm sistemlerine katılmaya isteksiz kalmışlardır. Su kullanımının ölçülmesi ve mevcut su varlığına göre su paylaşımının belirlenmesi planlamaları bazı çevrelerce kamuoyuna sadece suya sınırlama getirilecek, kabaca kota konulacak şeklinde aksettirilmiştir. Havzanın güneyden kuzeye ve kuzeydoğuya doğru Akören-Çumra-Karapınar-Eskil-Altınekin-Sarayönü-Kadınhanı ve Cihanbeyli’yi içine alarak Tuz Gölü’ne kadar uzanan önemli bir bölümünde yüzeyleyen formasyonların jeolojik özellikleri nedeniyle geçmişte tek tük oluşurken 2000'li yıllardan bu yana giderek artan obruk oluşumları önemli bir risk olarak karşımızda durmaktadır. 2000’den sonra yılda birkaç tane oluşan obruklar 2014’ten sonra daha sık oluşmaya başlamış ve 2017’ye kadar sayıları 300’ü bulmuştur. 2018’de oluşan 19 obruk ve 2019’da henüz 3 ay geçmeden oluşan 6 obrukla birlikte bilinen obruk sayısı 325 olmuştur. İnsan hayatını ve çevrede yaşayan diğer canlıları doğrudan tehdit eden obruklar geçmişte su seviyesi daha yukarılarda olduğu için Havzanın daha üst kotlarında oluşuyordu. Artan yeraltı suyu kullanımına bağlı olarak su seviyesinin düşmesi şu anda Karapınar çevresi başta olmak üzere yerleşim alanlarında obrukların daha düşük kotlarda, evlerin yanında ve tarım alanlarında oluşmasına neden olmuştur. Tarım kesimi üretim faaliyetlerini tabi ki sürdürecekler ama çok su isteyen bitki üretiminin ve büyükbaş hayvancılığın yaygınlaşması yeraltı su seviyesinin giderek daha da düşmesini artırmaktadır. Bölge, ülkenin en az yağış alan bölgesi olduğundan su kullanımının acilen kontrol edilmesi gerekmektedir. Obruk oluşumuna neden olan iklim ve doğal jeolojik faktörleri değiştirme ve kontrol etme şansımız olmadığına göre kontrol edilebilecek en önemli faktör aşırı ve bilinçsiz su kullanımıdır diye konuştu. Ferit Hepokur

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim