• BIST 86.072
  • Altın 251,269
  • Dolar 6,0742
  • Euro 6,8075
  • Konya 21 °C
  • S-400'de tüm partiler tek ses oldu! CHP-HDP hariç!
  • Komünist başkan Maoist-Kemalistleri ters köşe yaptı!
  • Nükleer gerilim 2'nci Dünya Savaşı sonrası zirvede! Ülkelere göre nükleer silahlar
  • S-400'de tüm partiler tek ses oldu! CHP-HDP hariç!
  • Komünist başkan Maoist-Kemalistleri ters köşe yaptı!
  • Nükleer gerilim 2'nci Dünya Savaşı sonrası zirvede! Ülkelere göre nükleer silahlar

Sri Lanka da diğer sömürgelerle aynı kaderi paylaşıyor

Sri Lanka da diğer sömürgelerle aynı kaderi paylaşıyor
Sri Lanka'da yaşanan son terör saldırılarıyla birlikte birçok İngiliz sömürgesinde yaşandığı gibi Müslümanlar radikalleştirilerek, ülke siyasetinde...

Sri Lanka'da yaşanan son terör saldırılarıyla birlikte birçok İngiliz sömürgesinde yaşandığı gibi Müslümanlar radikalleştirilerek, ülke siyasetinde dengeler değiştiriliyor. Saldırının ardından Müslümanlarla ittifak kuran ve Çin destekli Budistlerin hükümeti güç kaybetti. İlerleyen dönemde Müslüman karşıtı Hindistan-ABD destekli Budistlerin iktidara geçmesi bekleniyor.

Sri Lanka, terör saldırılarının etkisini henüz atlatamamışken, ülkede süre gelen kutuplaşma sömürge yıllarına kadar dayanıyor. Ülkeyi yüzyıllarca sömüren İngiltere'nin, toplumun dinamiklerine müdahale etmesinin sonuçları devam ediyor. Sömürge döneminde İngiliz idarecilerin adada yaşayan Sinhala halkını Hintli olarak görmesi ve öyle muamele etmesi, Sinhaların milliyetçi bir pozisyona girmesine ve azınlıktaki Hindu Tamillerin hedef olmasına sebep oldu. Son saldırıda sorumlu tutulan Ulusal Tevhid Cemaati ve saldırıyı üslenen DEAŞ'ın İngiltere'nin Orta Doğu'daki politikalarının bir bölgedeki bir yansıması olarak görülüyor.

İngiliz sömürgeleri hep aynı kadere sahip

İngilizler, Orta Doğu'yu kontrolü altına almak amacıyla halkın kutuplaşması için radikal grupları desteklemişti. Osmanlı coğrafyasında bölünmenin ve kutuplaşmanın hızlanması için selefi ideoloji temel alınarak, Suud destekli Vehhabilik mezhebi kurulmuştu. İngiltere'nin sömürgelerden çekilmesi ve 30 yıl sonra da Sovyetlerin çökmesiyle Vehhabi ideolojiye sahip radikal gruplar, boşluğu fırsat bilerek örgütlenmişti. Bu boşluk, Afganistan'dan Nijerya'ya kadar uzanan terör ağlarının kolayca kurulmasına olanak tanıdı. El Kaide ve DEAŞ temelli terör örgütlerinin çeşitli kolları Müslüman nüfusun yaşadığı neredeyse tüm eski sömürgelerde terör estiriyor. Son olarak da Müslümanların azınlıkta bulunduğu ve hiç teröre bulaşmadığı Sri Lanka'da Selefi-Vehhabi ideolojiye sahip Ulusal Tevhid Cemaati ilk terör saldırısını gerçekleştirdi.

Siyasi eğilim tersine dönmek üzere

Sri Lanka'da, ABD ve Çin arasında yaşanan sürtüşmeyle birlikte yaşanan terör saldırısı ülkede siyasi dengeleri tam tersine çevirecek. Çin destekli hükümetin ortağı olan ve arası iyi olan Müslümanların radikalleşerek siyasi sahneden çekilmesiyle yönetime, ABD-Hindistan destekli, Budist partilerin geçmesi bekleniyor.

Sinhaların kışkırtılması

Ülkede DEAŞ destekli terör yapılarının oluşmasından önce, ülkede çoğunlukta bulunan halklar çoktan İngiliz politikaları soncunda kutuplaşmıştı. İngiltere'nin hakimiyeti altında Seylan olarak bilinen ve 1948 yılında bağımsızlığını kazanan Sri Lanka 1972 yılında Sri Lanka Cumhuriyeti adını aldı. Sri Lanka'da etnik kutuplaştırıcı gerilimler 1948'de bağımsızlığın kazanılmasından önce başlayıp 1956'da Solomon Bandaranaike'nin Başbakanlığındaki seçimlere kadar gidiyor. Bandaranaike, İngilizlerce zulüm gören ve yok edilmeye çalışılan Sinhala kültürünün savunucusu ilan etmişti. Bandaranaike, İngilizlerin eski politikalarını bahane ederek, Sinhaları birinci sınıf gören bir kanun çıkarttı. Kanun kapsamında Sinhala halkı ve Budizm dini, hem Hinduların hem de Müslümanların üstünde tutuldu. Gelen baskılar karşısında geri adım atmak zorunda kalan Bandaranaike bu yüzden 1959 yılında Budist bir rahip tarafından öldürüldü.

Tamil terörü

Azınlıkta olan Hindu dinine mensup Tamil halkının gördüğü zulüm bahane edilerek bir grup militan Tamil Elam Kurtuluş Kaplanları adlı terör örgütünü kurdu ve günümüze kadar sayısız terör saldırısı gerçekleştirdi. Sinhalalar ile Tamiller arasındaki çatışmaları sırasında 1983 yılında Sri Lanka'nın bir askeri konvoyuna Tamiller baskın düzenledi. Ordunun misille yapmasıyla 3 bin kişi hayatını kaybetti. Bu olayla birlikte 2009'a kadar resmen süren bir iç savaş başladı.

Müslümanların hedef haline gelmesi

Hindistan'daki Müslümanlara yapılan zulümlere İngilizlerin sessiz kalmasıyla birçok Müslüman bu adaya göç etmiş ve adaya yapay bir azınlık eklenmişti. Kutuplaştırıcı politika, yüzyıllardır adada yaşayan Müslümanların bile "sonradan gelenlerle" aynı kefeye konulmasına sebep oldu. Buna rağmen Müslümanlar, bugüne kadar hiçbir terör faaliyetine dahil olmamıştı. Ancak ABD-Çin-Hindistan eksenli mücadelenin gözle görülür hale gelmesiyle, Irak ve Suriye'de olduğu gibi DEAŞ'tan ilham alan bir terör örgütü ortaya çıktı. Ülkede yaşanan terör saldırılarından Suudi Arabistan kaynaklı Vehhabi-Selefi ideolojiye sahip Ulusal Tevhid Cemaati sorumlu tutuluyor.

Müslümanlar hükümetle iyi ilişkilere sahip

Sri Lanka hükümetinin başındaki Budistlerin Müslümanlarla iyi siyasi ilişkileri bulunuyor. Kabinede 4'ü bakan Müslüman olmakla birlikte toplam 6 bakanlıkta Müslümanlar önemli konumlara sahip. Ancak saldırı sonrası güvenlik açıklarının ortaya çıkması ve hükümetin geçici olaması nedeniyle yakın zamanda kabine değişecek. Saldırı sonrası yapılacak kabine değişikliğinde Müslümanlara karşı cephe almış ve ABD-Hindistan etkisindeki diğer Budist partilerin başa geçmesi bekleniyor.

Hindistan'ın devreye girişi

Hindistan 1987 yılında iç savaşa müdahale etti. Bir Tamil militanı, bu müdahaleyi cezalandırmak için 1991 yılında Hindistan Başbakanı Rajiv Gandhi'yi intihar saldırısında öldürdü. Böylece ülkedeki milliyetçi Sinhalarda Hindistan sevgisi oluştu ve Hindistan'a yakınlaşma başladı. Çin'in Sri Lanka'yı borçlandırması ve Hindistan yandaşlarının ülkede tekrar söz sahibi olmaya başlamasıyla, Çin'e verilen 40 bin konutluk bir inşaat projesi geçtiğimiz Ekim ayında Çin'den alınarak Hindistan'a devredildi. Bu da adadaki amacı Hindistan ile kesişen ABD'nin işine yaradı.

Çin'in ülkeyi borç batağına sürüklemesi

Çin'in 30 yıl önce dışa açılmasıyla birlikte bölgedeki ülkelerde nüfuzunu artırmaya başladı. Çin, hayata geçirmek için çalıştığı Yeni İpek Yolu projesiyle, Sri Lanka'yı da büyük bir borç batağına saplayarak, kendisine ekonomik olarak bağladı. Sri Lanka, Çin kredisiyle inşa edilen Hambantota Limanı'nı borçlarını ödeyemeyince 99 yıllığına Çin'e devretmek zorunda kaldı. Çin'in, Sri Lanka'yı kendisine doğal bir liman olarak Yeni İpek Yolu projesindeki bir üssü olarak kullanmak için çalışıyor.

ABD'nin mali yardım yaparak nüfuzunu yaydı

Ülkede Çin'in etkisi karşısında boy gösteren ABD ise Sri Lanka donanmasına 39 milyar dolarlık yardımda bulunacağını açıkladı. Çin'in borçlandırarak sömürme politikasına karşın ABD'nin Sri Lanka donanmasını güçlendirme kararı alması, ülkenin karasularındaki Çin hakimiyetine karşı gözdağı olarak yorumlandı.

ABD-Çin mücadelesi

Ancak geçtiğimiz Ekim ayında ABD'nin yatırımlarına yeşil ışık yakan ve Çin'i zor duruma sokan Başbakan Ranil Wickremesinghe'nin görevinden alınarak Çin yanlısı Mahinda Rajapaksa yerine getirildi. Çin yanlısı yeni Başbakan atanmadan hemen önce de ABD'nin 300 milyon dolarlık konut projesini Çin'in elinden alarak Hindistanlı ortaklara devredilmesini sağlaması, yaşanan mücadeleyi tekrar gözler önüne serdi.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim