• BIST 95.734
  • Altın 271,952
  • Dolar 5,5633
  • Euro 6,1703
  • Konya 15 °C
  • Yargı reformu değerlendirmesi "Tuzu kuru olanların ne dediği çok önemli değil!"
  • Kılıçdaroğlu'na sert cevap... "Bu ölçekte bilgisizlik CHP adına da kabul edilemez!"
  • Hükümet memur maaş zam teklifini açıkladı
  • Yargı reformu değerlendirmesi "Tuzu kuru olanların ne dediği çok önemli değil!"
  • Kılıçdaroğlu'na sert cevap... "Bu ölçekte bilgisizlik CHP adına da kabul edilemez!"
  • Hükümet memur maaş zam teklifini açıkladı

Srebrenitsa soykırımı

Mesut Ceran

Bugüne kadar 6 bin 661 kurban için cenaze töreni düzenlendi. Çünkü bazı yerlerde bir ailenin tüm fertleri ve ayrıca onların akrabaları da katledilmişti. Bu yüzden adlî tabipler ve savcılar DNA analizi yöntemiyle kurbanların kimliklerini tam olarak tespit edemiyor. Hayatta kalmayı başarmış Srebrenitsalılar bugün dünyanın dört tarafına dağılmış durumda; memleketlerine dönmüş olanlar ise zor bir hayat yaşıyor ve neredeyse her gün en yakın akrabalarının katilleriyle karşı karşıya geliyorlar. Bosna Hersek Yüksek Temsilciliği’nin kurduğu Srebrenitsa ve bölgesi soykırımını araştırma komisyonuna göre, yaklaşık 20 bin Sırp katil halen serbest bir şekilde Srebrenitsa, Srebrenitsa bölgesi, Kuzey Bosna ve Sırbistan’da dolaşıyor.

Bu soykırımın en büyük mağduru Balkan Müslümanları olan Boşnaklar ve Kosovalı Arnavutlardır. Bu iki millet neredeyse bütün batı Avrupa hükümetlerinin gizlice onayladığı ve yardım ettiği, Rusya’nın ise alenen ve açıkça desteklediği Sırp hegemonyasının mağduru olmaya halen devam etmektedir. Trajikomik olan şudur ki mevcut Papa Francesco üç sene önce, Bosna-Hersek’e yapacağı resmi ziyaretten hemen önce, Türkiye’yi 1915 yılında Ermenilere sözde soykırım uygulamakla itham ederken, Srebrenitsa soykırımından hiç söz etmemiştir. Oysa Srebrenitsa soykırımını yukarıda yazdığımız gibi tasdik eden birçok uluslararası ve yerel mahkemelerin kararı vardır. Oysa o bu ifadesiyle 20. yüzyıldaki ilk soykırımı Müslümanların yaptığını ima etmiş oldu. Hem de o sözde soykırımın yaşandığına dair herhangi bir uluslararası mahkeme kararı olmamasına rağmen. Türkiye’nin Birinci Dünya Savaşı sırasında topraklarında yaşanmış olanları araştıracak bilim adamları, tarihçiler ve diğer uzmanların yer aldığı uluslararası bir komisyonunun kurulmasını teklif etmesini görmezden gelip böyle iddialarda bulunuyorlar. Oysa iki Dünya Savaşı’nı da başlatanların Müslümanlar değil, aksine Avrupalı güçler olduğunu hatırlamamız gerekiyor.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim