• BIST 83.154
  • Altın 146,708
  • Dolar 3,7984
  • Euro 4,0449
  • Konya -7 °C
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!

Sorumlular mutlaka bulunmalı

Ufuk Karadavut

Geçtiğimiz bayram hepimiz için beklide iyi başlamış olmasına rağmen oldukça kötü ve üzücü bitti. Yılardan beri süregelen ve bir türü bitirilemeyen ve beklide bu işten rant sağlayanların bitmesini istemedikleri yeni bir olay yaşandı. Yine bir saldırı ve yeniden bildik görüntüler. Yine yetkililer ve etkililer “kanları yerde kalmayacak” “şehitlerimizin intikamını alacağız” şeklindeki edebi konuşmaları ve halkın sokağa vuran isyanı. Ama olan oldu ve her zamanki gibi ateş düştüğü yeri yaktı yıktı ve gitti.

Olayın yaşandıktan sonra 15 askerin şehit olduğu 2 askerin ise kayıp olduğu duyuruldu. Ertesi gün kayıp olan askerler için daha önce örneği yaşanılan şekilde terör örgütünün elinde tatil yaptıkları ve terör örgütünün siyasi kanadı tarafından yeni bir mizansen ile kurtarılacağı söylentileri dolaştıysa da acı haber ısa süre sonra geldi. Kaybolduğu söylenen iki askerimizin ilk bombaların patladığı anda param parça olmaları nedeniyle ulunamadıkları anlaşıldı. Şehit olan askerlerimize Allahtan rahmet, yakınlarına sabır ve yaralı olanlara ise acil şifalar temenni ediyorum.

Olay bitti ortalık yatışmaya başladı. Ama olay pek çok soru işaretini de ardında bırakarak gitti. Bu soruların başında “maddi imkânsızlıklar” konusu geliyor. Yetkililer maddi imkânsızlıklar nedeni ile karakolun daha güvenli bir yere taşınamadığını söylediler. Maliye Bakanlığının Kayıları ise bunun aslında böyle olmadığını gösteriyor. Maliye Bakanlığının verilerine göre gönderilen paranın yaklaşık %20’si kullanılmadığı işin iade edilmiş. Emekli bir generaline 1 trilyona araba alanların nasıl oluyor da kaynak bulamıyoruz lafının arkasına sığına biliyor anlamak mümkün değil. Anlaşıldığı kadarı ile asıl sorun parasızlık değil. Sorun’un kaynağının ve boyutunun çok farklı yerlerde olduğu anlaşılıyor.

Diğer bir soru da, çıkan çatışmanın 9-10 saat sürmesidir. 9-10 saat süren bir çatışmanın nasıl oluyor da haberdar olunamadığıdır. Bu nasıl mümkün olabilir. Eğer mümkün ise bunu olabilir yapan sebepler nelerdir. Bunların belirlenmesi gerekiyor. Teknoloji çağında yaşıyoruz. Her gün yen teknolojiler adeta dudak uçuklatacak seviyede iken bizler nasıl oluyor da burnumuzun dibindeki uzun süreli olayı göremiyoruz. Açıklama bekleyen soruların en başında bu geliyor. Tabiri caizse “uçan kuşun kanadının sesini” duyanlar nasıl bu sesleri duyamıyor. Daha da ilginç olanı, saldırıdan sonra teröristlerin elleri kollarını sallayarak gece karanlığından faydalanarak kaçmış olmalarıdır. Yapılan açıklamada 23 teröristin öldürüldüğü ifade ediliyor. Tabi eğer inanırsanız…

Ortalık açıklamadan geçilmiyor. Hemen her yetkili ve etkili kişi bir açıklama yapıyor. Ama ne hikmetse yapılan her açıklama anlaşılması için yeni bir açıklamaya ihtiyaç duyuyor. Her açıklama kafaları karıştırıyor. İnsanları devlete ve askere güvenini azaltıyor. Devlete güven duyulmuyorsa devletin geleceği tehlikeye düşer.

Ertesi gün Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Irak hükümetine Kuzey Iraktaki yönetime ulaştırılması için nota verdi. Notanın konusu ise “PKK teröristlerinin Kuzey Iraktan ülkemize ağır silahlarla saldırması”dır. Ağır silahları bu kişiler bir yerden bir şekilde temin ettiklerini var sayalım. Bunları kimse göremeden bir yerden bir yere nasıl nakledebiliyorlar ve kullanım rahatlığını nereden buluyorlar. Lojistik destekçileri kimler ve bunlar nasıl bertaraf edilebilir. Biliniyor da bertaraf mı edilemiyor.

Diğer bir konu da artık hemen herkesin ağız birliği etmişçesine konuştukları Kuzey Iraktaki yönetim boşluğu hikâyesinin artık kaldırılmasıdır. Orada bir yönetim boşluğu yoktur. Terörün ve terör örgütünün beslendiği ve yetiştirildiği çok iyi bir yönetim vardır.  Bu yönetim şekli değişmediği ve etkilenmediği sürece bunun bu şekilde devam edeceği anlaşılmaktadır.

Ortada bir istihbarat zafiyetinin ya da ihmalin olduğu izlenimi var. Başka bir şeyler söylemeyi istemiyorum hatta düşünmek dahi istemiyorum. Bu zafiyetin bir an önce giderilmesi ihmali olanların ve zafiyeti gösterenlerin mutlaka cezalandırılması gereklidir. Böylesine önemli bir konuda zafiyet gösterilemez. İhmalkârlık yapılamaz. Bu affedilemez bir olaydır. 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim