• BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • Konya -4 °C
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı

Siz arazinizi satar mısınız?

Ufuk Karadavut

Türkiye genelinde yabancılara mülk satışları devam ediyor. Her ne kadar Anayasa mahkemesi sebebini anlamadığımız bir şekilde geç kararlar verse de buna engel olamıyor. Görünen o ki satışlar bir süre daha devam edecek. Son noktası ne olur ve nerede durur bunu bilmemiz şimdilik mümkün gözükmüyor. Ama sonuçta ülkemiz yabancılara satılıyor. Bu konuda toplumda müthiş bir duyarsızlık hâkim. Hemen herkes toprak sayışlarının bir sakıncası olmadığında birleşiyor.

 

Büyük Hun imparatorluğu Çinliler ile yaptığı mücadelede o anki güçlerinin zayıflığı nedeniyle yapılacak bir savaşta kaybedebileceğini düşünmüş ve barış yapma isteğini bildirmiştir. Çinliler; Türklerden intikamlarını alabilmek için Büyük Türk hakanı Mete Han’a oldukça ağır şartlar ve istekler içeren taleplerde bulunmuşlardır. Çinliler Hakan’ı küçük düşürmek için özel eşyalarını dahi istemişler. Hakan başta atı olmak üzere bütün özel eşyalarını vermiş. Bir süre bu devam etmiş. Bir gün Çin elçisi gelmiş ve sınırda bulunan küçük bir arazi parçasını istemiş. Buna çok sinirlenen Hakan; “ Tez savaş otağı kurula ve kösler vurula”. Kimse bunun ne anlama geldiğini önce anlamamış Hakanın yanına çıkmışlar. İçlerinden birisi “Hakanım, bu zaman kadar Çinliler ne isterse verdik. Şu ot bitmeyen toprak parçasını neden vermek istemediğinizi anlamış değiliz” der. Hakan ”Çinliler benden ne istedilerse verdim. Ancak bu toprak benim değildir, milletimindir. O toprağı korumak için savaşır, bu uğurda canımı da seve seve veririm” cevabını verir.  

 

Karasu Efendi lakaplı Emanuel KARASU isimli Siyonist ajan ve temsilcileri Abdulhamid Han’a gelirler. Filistin’deki toprakların bir kısmının kendilerine satılmasını isterler. Karşılığında Osmanlı Devletinin bütün borçlarının kendileri tarafından ödeneceğini ve Anadolu karayollarını da yapacaklarını söylerler. Abdulhamid Han teklifi hemen geri çevirir ve Tahsin Paşa’ya talimat verir; “Bir daha Devlet reisinin huzuru böyle adi taleplerle kirletilmeyecektir”.

 

Rus ve Avusturya’nın askısı altında kalan Macar ve lehler Osmanlı devletine sığınmışlardır. Rusya ile ilişkilerin bozulmaması için Keçecizade Mehmet Fuat Paşa Rusya’ya gönderilir. Rus Çarı Paşaya” Girit’i bize satın der”. Paşa “Elbette” der. “Ancak aldığımız fiyata satarız”. Girit 20 sene süren ve binlerce şehidin olduğu bir mücadele sonunda alınmıştır. Girit adasının fiyatı da budur.  

 

Geçtiğimiz günlerde bir köy kahvesinde otururken yine bu konu gündeme geldi. Biraz önce dediğim gibi herkes toprak satışının herhangi bir sakıncasının olmadığını ağız birliği etmişçesine ifade ettiler. Bir öğretmen arkadaşımız “Sizin tarlanızda altın bulunduğunu düşünün. Bu tarlayı yabancılara satmayı mı düşünürsünüz yoksa bu madenleri işletmeyi mi?”.  Herkes “Elbette işletmeyi. Neden satalım”  dediler. O zaman ülkemizin zengin madenlerini ve gelir getirecek en güzel turizm beldelerini neden satıyoruz?” diye ikinci bir soruyu sorunca cevap gelmedi. Sadece “haklısınız” kelimeleri çıktı. Çok güzel ve etkileyici örnekti. Ne derece faydalı olur bilemem ama toprak konusu Türk Milleti için önemlidir. Türk Töresinde iki şey asla paylaşılmaz; “Biri Toprak diğeri Kadın”.

 

4875 sayılı “Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu” ile şirketlere tarım arazilerinin satışı ve 2644 sayılı “Tapu Kanunu” ile de şahıslara arsa vasfındaki arazi satışı yapılmaktadır. Türkiye genelinde satılan taşınmaz miktarı 63 484 olurken bunların toplam alanı 181 540 772 metre karedir.  2007 yılına kadar ülkemizden taşınmaz satın alan ilk 10 ülke içinde taşınmaz alanı bakımından Suriye dikkati çekerken, Taşınmaz sayısı bakımından Almanya dikkati çekmektedir. Suriye Türkiye’den 4610 adet taşınmaz ile toplam 149 377 578 metrekare alan almıştır. Almanya ise 15 278 adet taşınmaz almıştır. Bunu 12 749 adet ile İngiltere, 12183 adet ile Yunanistan izlemiştir. En fazla taşınmazın alan olarak satıldığı illerin başında ise Hatay ili gelmektedir. Bu ili Mardin ve Gaziantep illeri izlemektedir. Taşınmaz sayısı bakımından ise ilk sırada Antalya ili olurken bunu İstanbul izlemiştir.

 

Fatih Sultan Mehmet Han*  imparatorluk sarayını gezerken zindanda yaşlı bir papaza rastlar. Niye hapsedildiğini sorar. Papaz “Kuşatma başladığında imparator beni huzuruna çağırdı ve şehrin düşüp düşmeyeceğini sordu. Bende şehrin elimizden çıkacağını söyledim. Çok kızdı ve beni buraya attırdı”. Hakan biraz düşünür ve Papaz’a sorar. “Bu şehir bir gün bizim elimizden çıkar mı?”. Papaz; “ Ne zaman ki, içinizde fesat artar, ahaliniz kendi menfaatlerine teslim olur, mülklerini yabacılara satanlar çoğalır, yabancılardan medet umanlar artar, şehir sizden çıkar.” Hakan diz çöker ve “Ya Rab, Böylelerini kahrına ve gazabına uğratmanı dilerim”.

(24 ekim 2004-Tercüman) 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim