• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Konya 6 °C
  • TŞOF Başkanı Apaydın: Sahte plaka satan internet sitelerine erişim yasaklandı
  • FETÖ elebaşısı Gülen hakkında yokluğunda tutuklama kararı
  • Terörü destekleyen sözleşmeli personelin işine son verilecek
  • TŞOF Başkanı Apaydın: Sahte plaka satan internet sitelerine erişim yasaklandı
  • FETÖ elebaşısı Gülen hakkında yokluğunda tutuklama kararı
  • Terörü destekleyen sözleşmeli personelin işine son verilecek

SİVİL TOPLUMA DAİR…

Şenol Metin

Sivil Toplum, Devletin olmadığı zamanlarda bile var olan kadim bir kurumun modern bir dil ile sunumu… Kökleri tarih kadar derin, işlevi toplumun ihtiyaçları kadar çeşitli...

Bidayette Devletin olmadığı zaman ve mekanlarda bile önemli görevler üstlenen Sivil Toplum, modern zamanlarda bu alanı büyük oranda Devlete terk etmek zorunda kalmış olmakla birlikte, yeni bir konseptle kendisine yeni bir yaşam alanı bulmuştur. Bugün için Sivil Toplum, çeşitli nedenlerle Devletin yapmadığı veya yapamadığı alanlarda, Devletin ikamesi bir rol üstlenmektedir.  Bu durum Sivil Toplumu varoluşsal olarak anlamlı kılan sivilliğini Devletin kontrolüne, hiç olmazsa yönlendirmesine açık hale getirmektedir. Bu önemli bir risktir ve Sivil Toplum liderleri bu riski dikkate almak zorundadır.  

Sivil Toplum, batı uygulamasında devletin nüfuz edemediği bir alan oluştururken, bizim tarihsel tecrübemiz bu istikamette değildir. Bizim Sivil Toplum tecrübemiz Devletle birlikte bir Sivil Toplum tahayyülüne sahiptir. 2010’lu yıllarla beraber iletişim imkânlarının artması ile ki sosyal medya devrimi demek daha doğru, tüm dünyada Sivil Toplum Kuruluşları önemli bir dönüşüm geçirdi. Bu dönüşümün hakim rengi daha informel ilişkiler, daha medyatik görünüm, Devletle daha yoğun etkileşim içinde, Devletle daha içli dışlı bir yapı… Bu beni korkutuyor… Devlet sahip olduğu o devasa gücü ile Sivil Toplumu dönüştürebilir. Daha net ifade etmem gerekirse korkum, Devletin Sivil Toplum alanını kamulaştırma ihtimalidir.

Sivil Toplumun,  Devletin çeşitli nedenlerle yapmadığı veya yapamadığı alanlarda Devleti ikame eden bir rol üstlendiğini ifade etmiştik. Bunu sosyal devlet boyutunda yansıması ise daha net görülmektedir.  Devletin kendi kurumsal yapısı ile çok daha maliyetli yürüteceği bir kamu hizmeti, Sivil Toplum Kuruluşu üzerinden çok daha az maliyet ile yürütülebilmektedir. Tabi model projelerle finanse edilerek uygulanmaktadır. Bu finansman modelinin istisnai olarak uygulanması doğru olmakla birlikte, projelerle sivil toplumun finansmanı modeli bir süreç dahilinde önce mali bağımsızlığı ardından kurumsal bağımsızlığı zedeleyebilir.

Bir başka sorun alanı insanımızın Sivil Topluma bakışı ile ilgilidir. İnsanımızın Sivil Toplum Kuruluşlarına bakışı değişkenlik/kırılganlık göstermektedir. Sivil Toplum Kuruluşlarına insanımız şüphe ile yaklaşmaktadır. Bu şüpheci bakışı gidermesi gereken Sivil Toplum Kuruluşlarının liderleridir. Sivil Toplum Kuruluşu liderleri bu tereddütleri gidermek için iki eylem planını harekete geçirmelidir;

1.  Sivil Toplumun sivilliği, bu bağlamda özelikle devlete karşı ama genelleştirilebilir de tüm kurumlara karşı tüm boyutları ile kurumsal bağımsızlık,

2. Açık, şeffaf, hesap verebilir, katılımcı bir yönetim anlayışı,

Bir de kurumu yormadan lider değişimini çatışmasız yöntemlerle başarabilmeliyiz.

STK LİDERİNE DAİR…

Toplumsal etkisi büyük olan bir Sivil Toplum Kuruluşu’nun yöneticisi iseniz, önemli bir gücün kullanımı ile ilgili odaksınız demektir. Dolayısı ile bu gücü dengeleyebilecek düzeyde yönetici ahlakının varlığı sorunu ile karşı karşıyayız demektir bu…

Farabi’nin yöneticide aradığı erdeme dair ne varsa Sivil Toplum Kuruluşu yöneticisi içinde aynen geçerlidir. Farabi, Erdemli Şehrin özelliklerini sayarken ona düşman olan Erdemsiz Şehir ile ilgili önemli bilgiler verir. Erdemsiz Şehirlerin ortak karakteristiği olarak cehaleti konumlandırır. Peygamberimizin çağrısının gönüllerde makes bulmasını engellemeye çalışan kadronun liderinin Ebu Cehil, Cehaletin Babası olarak kodlanmış olması da manidardır. Buradan hareketle bir Sivil Toplum Kuruluşu yöneticisi ilim ehli olmalı, asgari bir entelektüel kapasite bulunmalı diyebiliriz. Formüle etmek gerekirse ne kadar güç, o kadar erdem… Ne kadar güç, o kadar entelektüel kapasite… Yönetim tarzı  olarakta daha önce zikrettiğim için açık, şeffaf, katılımcı, hesap verebilir yönetim anlayışına sahip olması gerektiğini ayrıca zikretmiyorum.

 Sivil Toplum Kuruluşu yöneticisi kurumsal itibar ile zahid yaşam arasındaki ikilemde hata yapmamalıdır.

Ahir Kelam;

Ülkemizde sivil toplum geleneği vardır ve bu gelenek güçlü bir gelenektir. Sivil Toplum Kuruluşları,  toplumsal katılım aracı olarak, siyasal katılım aracı olarak ve Devletin çeşitli nedenlerle yürütemediği kamu hizmetlerini yürüten bir araç olarak etkili bir araçtır. Güçlü, bağımsız, şahsiyet sahibi Sivil Toplum Kuruluşlarına ümmetin ihtiyacı var, destekleyelim, güç verelim.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
MAbdullah
08 Haziran 2016 Çarşamba 15:44
15:44
sendikalar sivil toplumun neresinde, oda ve borsalar sivil toplumun neresinde?
Sivil toplum ile ilgili kafamız çok karışık. İlkeler manzumesi olarak yüzde yüz katılıyorum. pratiği nasıl olacak? işte sorun burada!
176.240.116.91
Yapmadığını Söyleyen
06 Haziran 2016 Pazartesi 11:43
11:43
"2. Açık, şeffaf, hesap verebilir, katılımcı bir yönetim anlayışı,

Bir de kurumu yormadan lider değişimini çatışmasız yöntemlerle başarabilmeliyiz."

"Kitabını oku!" denildiğinde,hiç mi utanmayacaksınız? Bari susun!!!
88.225.132.126
Hasan Beyemir
05 Haziran 2016 Pazar 00:19
00:19
Başkanım, lider değişimini çatışmasız biçimde bizim Sıvil toplum nasıl basaracak. .. 20,30,40 yıldır aynı derneğin başkanlığını yapan haciemmiler var. Zor ama dua kabilinden sayayım. Yazıdaki idealizmi tebrik etmek lazım. Sizde kaç yıl başkanlık yapacaksınız takip edeceğim. Ele verir talkımı kendi yer salkımi yaparsanız bu yazıyi önünüze koyacağım.
78.162.60.145
en sivil
04 Haziran 2016 Cumartesi 13:25
13:25
Hocam ''iyi söylüyorsunuzda sazınız yok'' bu yazıya en uygun özdeyiş gibi geldi bana.
bahsettiğiniz kriterlerden çook uzak insanlar bu görevde maalesef.
son Kosava programının arkasından bir tv de hasbihal programına çıkan başkanın şu sözleri bizi hayal kırıklığına itmedi desem yalan olmaz..
kosavadaki programın muhteviyatı ile tek kelam edemeyen başkan,balkan şehirlerinin bizden kırk yıl geride olduğunu,kaldırımların,şose yolların yetersiz olduğundan,ulaşımın sıkıntı olmadığı şehirlerden bahsetti.
bizim oralara sahip çıkmamız gereğinden falan filan işte..
sanki iş gezisine çıkmış bir işadamı
bu tür olumsuzlukları,yapılan yanlışları düzeltme ,uyarma yazılarıda bekliyoruz efendim...
85.105.205.149
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim