• BIST 81.712
  • Altın 147,154
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Konya 0 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Sınıra Dayandık

Ufuk Karadavut

ABD devlet başkanının Türkiye’yi ziyaretinden sonra Ermeni sınırının açılması sıkça konuşulmaya başlandı. Neden şimdi bu konu konuşulmaya başladı diye düşünürken, uluslararası ilişkiler uzmanı bazı arkadaşlarımız Türkiye’nin ABD tarafından sıkıştırıldığını söylediler. Hani her yıl 24 Nisan geldiğinde bir soykırım sendromu oluşur ya. Şimdi yine Nisan geldi ve bir hafta sonra kongrede görüşülecek.  Hemen her sene yaşanan bu olay şimdi yeni başkanın ‘ben Ermenilere söz verdim, kapı açılacak’ dayatmasıyla birleşince şiddeti biraz daha  artmışa benziyor. Türkiye anlaşılan kapıyı açacak. Açacak ta bunu nasıl yapacak şimdi kara kara bu düşünülüyor.

Sovyetler Birliği dağıldığında çok sayıda Türk Cumhuriyeti kurulmuştur. Bu ülke genelinde büyük bir heyecan yaratmıştı. ‘Adriyatik’ten Çin seddine kadar’ kadar söylemi artmış ve insanlar heyecanlanmıştı. Ama daha sonra ne olduysa oldu önce Özbekistan ile orada bulunan Cemaat okullarının ABD ajanlığı yaptığı gerekçesiyle tüm okullar kapatıldı ve ilişkilerimiz bitti. Benzer şekilde Kazakistan, Kırgızistan ve diğer cumhuriyetlerle olan ilişkilerimiz bitti. İlişkilerimizin sürdüğü tek ülke olan Azerbaycan ile olan ilişkilerimiz ise kırık dökükte olsa devam ediyordu. Nihayet bunun da sonuna geldik. Eğer sınır kapısı Azerbaycan’a rağmen açılırsa  Orta Asya’da kendimizi bitirdiğimiz gibi Kafkaslarda da kendimizi bitireceğiz. Hemde ABD ve Avrupa istediği için. Başkaları istediği için kardeşlerimizle aramızı açtık. Başkaları memnun olsun diye kardeşlerimize yüz cevirdik. Başkalarının gönlü olsun diye kardeşlerimizi kaderlerine terk ettik. Terk ettikte ne oldu. Bu ülkelerin hemen hepsi tekrar Rusya’nın güdümüne girmeye başladılar. Baktılar ki ‘ağabey’ olarak tanımladıkları Türkiye’den beklediklerini bulamıyorlar. Mecburen Rusya’ya sığındılar. Sığınmasalar ABD ve Avrupalılar bu ülkeleri çığ çiğ yiyecekler. Ne yapsınlar. En azından Rusları daha iyi tanıyorlar.

Sonuç ne oldu. Biz yine yalnız kaldık. Ve nüfusu 2 milyon etmeyen, nüfusunun %80 i bayan olan bir ülkeye boyun eğdik. Bu ülke Türkiye’nin sınırlarını resmen tanımamakta ve kendi ülkesine ‘Doğu Ermenistan’ demektedir. Ne demek Doğu Ermenistan, yani bizim bir de batımız var. Batı Ermenistan. Burasında Türkiye’de bulunmaktadır. Bunu hiç bir zaman inkar etmemekte ve her fırsatta vurgulamaktadırlar. Peki başka ne yapıyor bu küçük ülke, ısrarla 1915 yılında milyonlarca ermeni’nin soykırıma uğradığını ifade ediyor. Dost ve müttefik olarak tanımlanan ülkeler de bu iddiaları tanıyorlar. Hangi ülkelerin tanıdıklarını ayrı bir yazıda vereceğim. Şimdi konumuz olmadığından bunu geçiyorum. Tarihçiler bunun böyle olmadığını söyleseler de maalesef şer ittifakı olan ve Kuran’da açıkça geçen ‘Küfür tek millettir’ sözü yine kendini gösteriyor ve bütün küfür alemi bir araya gelerek bu yalanlar karşısında Türkiye’yi sıkıştırıyor. Dik duramayan idarecilerimizde yıllardan beri eğilip bükülerek kendilerini ifade etmekten yoksun bir halde suçluluk duygusuyla hareket ediyorlar. Bu davranış ile karşıdakine güç veriyor ve yalanlar üzerine kurulu düzen bizim dik durmamamız nedeniyle sürüp gidiyor.

Ermenistan başka ne yaptı. Azerbaycan’ın sınırlarını geçerek  Karabağ bölgesini ve 7 ayrı ili işgal etti. Biz ne yaptık, sadece seyrettik. O dönemde rahmetli Ebulfeyz Elçi bey liderdi. Türkiye’ye adeta yalvardı. Bize yardım edin diye Ama dönemin başbakanı ve yardımcıları yüzlerine bile bakmadılar. Ermeniler halen daha bu bölgenin kendilerine ait olduğunu ve bu topraklardan asla çekilmeyeceklerini söylüyorlar. Buna rağmen biz sınır kapısın Azerbaycan’a rağmen açarsak kardeşlerimizin yüzüne nasıl bakarız. İktidar partisi her şeyi göze alarak kardeşlerimizin yüzüne bakmadı diyelim muhalefette bulunan ve altı oktan biri ‘Milliyetçilik’ olan CHP kardeşlerimizin yüzüne nasıl bakacak. Partinin kuruluş felsefesi ‘Milliyetçilik’ olan MHP nasıl bakacak.

Bu yazıyı özellikle biraz geciktirdim. 16 nisanda kapı açılabilir diye. Açılsaydı yazımın içeriği biraz değişecekti. Ama açıldığı hakkında bir bilgi gelmedi. İnşallah bir yanlış yapılmaz.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim